KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2025/1131 E., 2025/4939 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/476 E., 2025/118 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/299 E., 2023/302 K.
Karar Metni
593 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Bursa ili, .... ilçesi, .... Mahallesi, ....
Sitesi, A Blok, 4. Kattta bulunan 9 numaralı bağımsız bölümü 01.12.2021 tarihinde dava dışı ... ....’dan satın aldığını, dairede ikamet eden davalıya 03.12.2021 tarihinde gönderilen noter ihtarnamesi ile taşınmazı 6 ay içinde tahliye etmesi ve taşınmazın tahliye edilmesine kadar işleyecek ecrimisil bedellerinin ilgili banka hesap numarasına yatırılmasının ihtar edildiğini, ihtarnamenin davalıya 16.12.2021 tarihinde tebliğ edilmesine karşın davalının taşınmazı tahliye etmediğini ve ecrimisil bedellerini ödemediğini ileri sürerek, davalının dava konusu taşınmazlara el atmasının önlenmesine,
şimdilik 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazı hakkında icra takipleri olduğu için eşinden gizli şekilde 50.000,00 TL borç karşılığında dava dışı ...’ya danışıklı olarak devrettiğini, dava konusu bağımsız bölümün aile konutu olduğunu, taşınmazı satın alırken eşinin de katkısı olması nedeniyle eşinin Bursa 10. Aile Mahkemesinde 2011/904 Esas sayılı dosyasından tapu iptali ve tescil davası açtığını, bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, kendisinin dava konusu taşınmazda haksız işgalci olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.06.2023 tarihli ve 2022/299 Esas, 2023/302 Karar sayılı kararı ile "...dava dışı ... 'nun taşınmazı 3. kişi'den satın aldığı, diğer bir değişle davalının taşınmazı ... 'ya satan kişi olmadığı, bu nedenle davalı tarafın bekletici mesele ve diğer iddialarının Mahkemece kabul görmediği...4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesinde, malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceğinin öngörüldüğü.... aynı nedenlerle ecrimisil de istenebileceği" gerekçesiyle "...davanın kabulüne..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2025 tarihli ve 2024/476 Esas, 2025/118 Karar sayılı kararı ile "...istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde cevap dilekçesinde dayanılan nedenleri tekrarla; 1. Davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bir karar olmadığını ve müvekkilinin eşi tarafından açılan tapu iptali ve tescil davası bekletici mesele yapılmadan Mahkemece hüküm kurulduğunu, 2. Davacının dava konusu taşınmazı satın aldığı önceki ..... ile taşınmazı dava dışı .....a satış işlemi ile devreden ... arasındaki işlemin de muvazaalı olduğunu, 3. Davacının eşi .... ile müvekkile verdiği borç karşılığı dava konusu taşınmazın devredildiği ... arasında da ticari ilişkinin bulunduğu , 4. Müvekkilinin dava dışı ...'e borcunu ödediğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1131, K. 2025/4939, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama