KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1135 E., 2025/4596 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/24 Esas, 2023/130 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...’nın ..bank A.Ş.’nin ... Şubesine 2.500,00 TL tutarında mevduatını yatırdığını, BDDK’nın 21.12.1999 tarihinde ..bank yönetimine el koyduğunu, bankanın ....bank’la birleşmesinden sonra ...bank’a, ...bank’ın ise halefiyet prensibi gereğince sorumlu olan davalı ..
Bank A.Ş.’ye satıldığını, mevduatın murise ödenmediğini, ...bank A.Ş. yöneticilerinin bankaları aracı kullanmak suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkum olduklarını, mevduatın usulsüz krediler verilmek suretiyle grup şirketlerine kullandırıldığını, bankalara olan güvenin istismar edildiğini, müşterinin kasten yanlış yönlendirildiğini, vekâlet görevinin kötüye kullanıldığını, kanuna karşı hile yapıldığını ileri sürerek şimdilik 2.500,00 TL’nin bankaya yatırıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 14.04.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 15.000,00 TL’ye çıkarmıştır.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, hisse devir sözleşmeleri uyarınca TMSF’nin borçları üstlendiğini, mahkemenin taraf değişikliğine hükmetmesi gerektiğini, off-shore nezdindeki hesap için müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Fer'i müdahil TMSF vekili ve fer'i müdahil ... vekili; davanın reddini istemişlerdir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacıların aktif dava ehliyetlerinin olup olmadığı yönündeki incelemede murisin imzaladığı temliknamede alacağın miktarının belli veya belirlenebilir düzeyde net olması gerektiğinden temlikin geçerlilik şartlarını taşımadığı kanaatine varılmış olup, Mahkemelerince Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/3236 E. 2022/7923 K. bozma ilamına uyularak,
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 22.04.2022 tarihli ve 2021/7 E., 2022/2 K. sayılı kararı gereğince, mudilerin off-shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off-shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, daha önceden temyiz incelemesinden geçmiş dosyalar bakımından içtihadı birleştirme kararının, usuli kazanılmış hakkın istisnalarından biri olduğu gözetilerek,
zamanaşımına ilişen temyiz itirazları konusunda bir değerlendirme yapılması ve davalı tarafça zamanaşımı hususunda bir temyiz sebebi ileri sürülmemiş olsa dahi, feri müdahil tarafından temyiz nedeni olarak getirilmek kaydıyla davalı yönünden zamanaşımı incelemesi yapılmış olup, dava konusu olay bakımından ceza mahkemesince banka yöneticilerinin eyleminin dolandırıcılık olarak nitelendirildiği gözetilerek uzamış ceza zamanaşımı süresinin bu suça göre belirlenmesi ve uzamış ceza zamanaşımı süresinin 10 yıllık zamanaşımı süresinden kısa olması halinde her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması,
zamanaşımı durduran ve kesen sebeplerden davacı tarafça daha önce açılmış olan bir dava bulunması halinde zamanaşımı süresinin, o davanın kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl olarak kabul edilmesi gerektiği, bu itibarla davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2014 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ...bank A.Ş.’ye yatırılan mevduatın iade edilmediği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1135, K. 2025/4596, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama