KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/126 E., 2025/5015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/638 Esas, 2024/1595 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/1064 E., 2021/553 K.
Karar Metni
590 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... Yapı Gayrimenkul Geliştirme Yatırım Anonim Şirketi ile HBZ Yatırım Anonim Şirketi (davacı ... Holding A.Ş ile birleşmiştir) arasında düzenlenen taşınmaz satış sözleşmesinin konusunu oluşturan bağımsız bölümler ile yine davalı ile ...Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (davacı ... Akaryakıt A.Ş ile birleşmiştir) arasında düzenlenen taşınmaz satış sözleşmesinin konusunu oluşturan bağımsız bölümlerin sözleşme ve teknik şartnameye uygun olarak zamanında teslim edilmediğini ileri sürerek davaya konu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile geç teslimden kaynaklı kaynaklı kira kaybı tazminatı talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı yanın üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş gibi müvekkilinden eksik teslim sebebi ile yoksun kaldığı kazanç kaybını talep ettiğini, bu hususun usul ve yasaya aykırı olduğunu, kendi edimini yerine getirmeyen iş sahibi, işi yükümlenenden işi yapmasını talep edemeyeceği gibi işin yapılmaması durumunda da müteahhitten tazminat talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazların devrine yönelik resmi şekilde yapılmış taşınmaz satış sözleşmelerinin dava dışı ...San ve Tic A.Ş. arasında yapıldığı, her iki sözleşmeye konu taşınmazların .. ve .... şirketlerine ...tarafından satılarak devredildiği,
davacılar ile davalı arasında yapılan ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 237/1 hükmü uyarınca resmi şekilde yapılmadıkları için kesin hükümsüzlükle malul taşınmaz satış sözleşmelerine konu edilen ve davanın da konusu teşkil eden dört adet çekin davalıya verilmedikleri, muhatap bankaya ibraz edilerek karşılıksız çıkan çeklerin ciro silsilelerinde davalının herhangi bir sıfatla yer almadığı,
bu haliyle davacıların bu çeklerden ötürü borçlu bulunmadıklarının tespiti talebi yönünden husumetin davalıya yöneltilemeyeceği, geçersiz sözleşmeye dayalı edimlerin yerine getirilmesinde ceza-i şart, borca aykırılık nedeniyle tazminat (müspet zarar) gibi taleplerin ileri sürülemeyeceği, davacıların iş bu geçersiz sözleşme uyarınca yoksun kalınan kira kaybına ilişkin tazminat talep hakları bulunmadığı gerekçesi ile davacıların dava konusu çeklerden ötürü borçlu olmadıklarının tespitine yönelik taleplerinin pasif husumet yokluğundan reddine, davacıların tazminat taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; 4 adet çek nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti, davaya konu çekler nedeniyle ödeme yapılması halinde çek bedelleri ile her türlü masraf ve diğer ferilerin ve zararların davalıdan istirdadı, taşınmazların geç teslimi nedeniyle yoksun kalınan kira kaybının tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/126, K. 2025/5015, 9 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama