KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1286 E., 2025/5996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1934 Esas, 2024/2132 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/35 E., 2022/229 K.
Karar Metni
609 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin tanınmış ... markalarının sahibi olduğunu, ayrıca “...” ibaresini ilk olarak 2007 yılında tescil ettirdiğini, davalı yanın 2020/... sayılı “...” ibareli marka başvurusuna itirazlarının, dava konusu 2021/M-10728 sayılı Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkili markalarının “...” esas unsurunu doğrudan taşıdığını, "...” markasının ayırt ediciliği zayıf bir marka olarak yorumlanmasının yerleşik yüksek mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, başvurunun 01, 02, 03, 05, 30, 31, 35, 41, 42... .sınıf mal ve hizmetleri kapsadığını,
dava konusu markanın müvekkili markaları ile aynı sınıflarda yer alan mal ve hizmetleri kapsadığını, ortalama tüketicilerin taraf markalarını benzer olarak göreceklerini, dava konusu markanın müvekkili markalarının serisi olarak algılanabileceğini, müvekkilinin "..." asli unsurlu markalarının aynı zamanda tanınmış olduğunu, dava konusu markanın bütün olarak müvekkili markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu ileri sürerek 2021-M-10728 sayılı YİDK kararının 5. sınıfın 2.alt sınıfındaki "insan ve hayvan sağlığı için diyet tekviyeleri, gıda (besin) takviyeleri, zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar,
bebek mamaları" emtiaları ile 30.sınıfta yer alan malların tamamı yönünden iptali ile dava konusu 2020/... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu başvuru kapsamında yer alan ve dava konusu edilen 05.02. ve 30.sınıf malların tamamı bakımından, taraf markalarının aynı, aynı tür ya da benzer mal ve hizmetleri kapsadıkları, ancak taraf markaları arasında işaretlerin bütünsel algıları itibariyle ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak bir benzerliğin mevcut olmadığı, davacı markalarının tanınmışlığını gösterir mahiyette işlem dosyasına herhangi bir delil sunmadığı,
hükümsüzlük talepli dava dosyasına sunulan delillerin ise genel olarak iltibas ihtimalinin varlığına yönelik mahkeme kararları ve bir kısım fatura/fit markalı ürün ambalaj görselleri, resmi nitelikte evraklardan ibaret olduğu, salt bu kararlardan ve sair delillerden davacının “...” markalarının tanınmışlığına kanaat getirilmesi mümkün olmadığı gibi taraf markaları benzer görülmediklerinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/5 maddesinde aranılan koşulların da oluşmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ İNCELEMESİ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1286, K. 2025/5996, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama