KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1292 E., 2025/5945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1490 Esas, 2024/1789 Karar
- Karar
- İstinaf başvurusunun esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/710 E., 2019/1093 K.
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; güvenlik sistemleri kurulumu ve izlenmesi yönünde hizmet veren müvekkili şirket ile çalışan müşterilerin kişisel bilgilerinin davacıya ait sistemde kayıtlı olduğunu, 2011 yılında kurulan ve faaliyet alanı aynı olan davalı şirket çalışanlarının müvekkilinin müşterilerini arayarak üyelik iptal talebinde bulunduklarını, müşterilerin %30'unun bu şekilde kaybedildiğini ileri sürerek davalının haksız rekabet oluşturan eylemlerinin tespitine, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 10.000,00 TL manevi, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının haksız rekabet kurallarına aykırılık teşkil edecek herhangi bir eylemin varlığının davacı yanca ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı şirket müşteri portföyünün ele geçirildiğinin veya müşterilerin davalının haksız eylemi sonucunda davalı şirkette çalıştıklarının somut bir şekilde tespit edilemediği, rapordaki belirlemelere göre 2016 yılının bazı aylarında müşteri sayısı artarken bazı aylarında azaldığı, 2017 yılında ise artışın devam ettiği, önceki yıllarda da ay bazında artış ya da azalışın olduğu,
aynı piyasaya hitap eden şirketlerin, haksız rekabet oluşturan bir eylemleri olmaksızın, dürüst rekabet içerisinde diğerinin müşterisi ile çalışmasının haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, bu itibarla İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haksız rekabetin tespiti, meni, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1292, K. 2025/5945, 6 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama