KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/13 E., 2025/5024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/525 Esas, 2024/1541 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/877 E., 2022/1110 K.
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 3. kişi ... Tekstil Medikal Mak. San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine yapılan icra takipleri sebebiyle, kendisine ait malların haczi ile muhafazasının yapılacağı tehdidi ile kabul etmek zorunda kalıp bir kısmını ödemiş olduğu tutarlar olan.
1.953.381,00 euro, 1.392.135,00 Amerikan doları, 1.748.000,00 TL’nin haciz tehdidi altında ve zorlama ile kabul edilmiş olması sebebiyle, davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, ikrah/zorlama nedenine dayalı olarak 04.06.2021 tarihli “Borç Ödeme Protokolü” ile,
bu protokol gereğince yapılan tüm iş ve işlemlerin iptaline, dava tarihine kadar söz konusu tehdit ve zorlama sebebiyle ödemesi yapılmış olan;1.067.000,00 euro tutarındaki meblağın ödeme tarihlerinden itibaren (200.000,00 euro için 02.06.2021, 316.000,00 euro için 10.06.2021, 116.000,00 euro için 30.07.2021, 200.000,00 euro için 31.08.2021, 235.000,00 euro için 30.09.2021 tarihinden itibaren) bankaların bir yıl vadeli euro mevduata ödediği faiz oranının ve fiili ödeme tarihindeki kurun esas alınması suretiyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Kumaş A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; borçlu ... Tekstil Medikal Makine Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.'nin yavru ortaklığı olduğunu, her iki şirketin de yöneticisinin Metin İlhan olduğunu, şirketler arasında apaçık hukuki ve organik bir bağın bulunduğunu, müvekkili ... ... firmalarının yıllardır ticaret yapan iki şirket olduğunu, davacı firma her ne kadar sözde organize edilmiş kumpas, zorlama ve haciz tehdidi altında borcun ve ödemenin kabul edildiğini beyan etmiş olsa da davacı şirketin basiretli tacir olarak hareket etme yükümlülüğü bulunduğunu belirterek davanın reddini, davacı yan aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile basiretli tacir olan davacı firmanın haciz işleminden sonra söz konusu protokole ilişkin olarak yönetim kurulu kararı alması, protokolleri imzalamasının, dava tarihinden önce ve sonra olmak üzere kayıtsız ve şartsız ödemeler yapmasının ve muhasebe kayıtlarını protokole uygun olarak düzenlemesinin protokolü ve hükümlerini benimsediğini gösterdiği, davacı tarafın zorlama ve tehdit iddialarının soyut nitelikte kaldığı ve ödeme protokolünün düzenlenmesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 37. maddesi anlamında irade sakatlığı bulunmadığı,
davacının geçerli kabul edilen 04.06.2021 tarihli Borç Ödeme Protokolü ile davalı İlcotec firmasının borcunu üstlenmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 04.06.2021 tarihli “Borç Ödeme Protokolü" kapsamında doğan borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti ve ödenen bedellerin istirdadı talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/13, K. 2025/5024, 10 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama