KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1479 E., 2025/6390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1745 Esas, 2024/1964 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/22 E., 2022/40 K.
Karar Metni
548 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin ise 2019/107363 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvurunun müvekkilinin "..." ibareli markaları ile neredeyse birebir aynı olduğunu, başvuruya hiçbir ayırt edicilik katılmadığını, müvekkili markalarının esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da esas unsur olarak kullanıldığını, emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiğini,
buna göre dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılma tehlikesinin doğacağını, davalı başvurusunun aynı zamanda kötüniyetli olduğunu ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2020-M-9572 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibaresini içeren bir marka başvurusu yapmadığını, dolayısıyla davacı yanın markasının bilinirliğinden istifade etmeye çalıştığı iddiasının yerinde bulunmadığını, müvekkili tarafından geliştirilen ürün için marka başvurusunda kullanılan "..." ibaresinin, ürünü tüm özellikleri ile tanımlayan bir ifade olduğunu, müvekkili marka başvurusunun bir bütün olduğunu, davacının bu bütünün içinde yer alan sadece "..." ibaresini esas alarak dava açtığını, "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını ve herkesin kullanımına açık olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, ıslah dilekçesi ile kullanmama definde bulunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu marka ile itiraza mesnet ... markasının iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olduğu, markaların emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmü kapsamında davalı markasının tanınmışlığının 07. sınıftaki mallar bakımından haksız yarar sağlanmasına, imaj zedelenmesine, itibar kaybına ve markanın ayırt ediciliğinin zayıflamasına yol açabileceği, bunun haricinde davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu bulunmadığı,
davaya konu marka başvurusunun kötüniyetli olduğu iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2020-M-9572 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm, davalı Şirket ile davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı şirket ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1479, K. 2025/6390, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama