KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1509 E., 2025/6220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/956 Esas, 2024/1051 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
714 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacılar ..., ..., ... vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkillerinin murisi ...’nun dava dışı limitet şirketin kurucu ortakları olduklarını, %65 pay sahibi olan davalının 2004 yılından beri müşterek imza ile yetkili, 2006 yılından beri de tek imza ile yetkili müdür olarak görev yaptığını, diğer ortak tarafların murisinin 09.07.2007 tarihinde öldüğünü, müvekkillerinin paydaş olduklarını, öncesinde şirkette danışman çalıştırıldığını, şirketin açıklık, doğruluk ve iyiniyet kurallarına göre faaliyette bulunmasının amaçlandığını,
ancak yapılan harici araştırmada 02.05.2007 tarih ve 77 sayılı şirketin sermayesinin artırılması kararı ile 02.05.2007 tarihli vasiyetnamedeki imzanın sahte olduğunun ortaya çıktığını, şirket kayıtlarının incelenmesinde çelişkiler olduğunun tespit edildiğini, şirkete ait paraların hissesini sonradan davalıya devir eden üçüncü ortak ile davalı adına açılan hesaplarda bulunduğunu, davalının bunları kendi adına geçirdiğini, yönetimde ağır kusur ve basiretsiz davranışlarının olduğunu, şirketi zarara soktuğunu, kayıtların usulsüz tutulduğunu ileri sürerek müdürün görevden azline ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacıların murisi ...'nun ölmeden önce attığı bu imzaların ''basit tersim'' niteliğindeki imzalar olduğu; bir başka deyişle imza niteliğinde olmadıkları bu sebeple sahte olup olmadığının da incelenmesinin mümkün olmadığı yolundaki mahkemece alınan Adli Tıp raporu ve aynı doğrultudaki İcra Hukuk Mahkemesi dosyasında alınan rapor çerçevesinde davacıların sahtecilik iddiasının doğrulanamadığı, davacıların iddia ettiği hususlar ile ilgili bozmadan sonra şirketin kayıtları üzerinde rapor ve ek raporlar alınmak suretiyle inceleme yapıldığı,
sermaye artırımına ayrılan para çıktıktan sonra kalan paranın akıbetinin tespit edildiği ve davalı şirket müdürünün hesabına kaydedildiğinin bilirkişi raporuyla açık ve sabit olarak ortaya çıktığı, bu çerçevede şirketin davadan önceki her yıl ekonomik yönü güçlense de ve daha çok kâr etse de davalı şirket yöneticisinin zimmetinde kalan bir paranın bulunduğu; ..., ... müşterek hesabından önce davalının hesabına, ardından ... hesabından şirkete aktarılan ve ortağın alacağı olarak kaydedilen 4.732.129,66 TL'nin, 2.988.504,75 TL'sinin sermaye artırımında kullanıldığı,
ancak kalan 1.743.654,91 TL'nin ...'nun ortak cari hesabında kaldığı ve bu paranın bir şekilde şirket lehine ya da şirket için kullanıldığına dair hiçbir kaydın bulunmadığı; böylece davalı şirket yöneticisinin zimmetine para geçirdiği.
Yargıtay kararında da vurgulandığı üzere bir dönem birlikte görev yaptığı şirket yöneticisine dava açılmamış olmasının davalıyı kurtarmayacağı çünkü diğer yönetici ile birlikte yaptığı bir işlemden dolayı değil kendi zimmetine geçirdiği / zimmetinde kalan bir paradan dolayı görevini kötüye kullandığı,
bu miktarda bir parayı zimmetine geçirmenin bir şirket yöneticisi için haklı nedenle azil sebebine teşkil edeceği nazara alınarak ve davalı vekilinin İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1735 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına dair (bu dosyada davalımız olan yöneticinin şirkete verdiği zararın tahsili talep edilmekte) savunmasının da rapor ve son alınan 3. raporda şirketin zarara uğradığının belirlenmesi karşısında şirket yöneticisinin azline karar vermek gerektiği, davacılardan ....'nun işbu davayı 30/03/2021 tarihi olan ölüm tarihinden evvel takip etmediği,
dosyanın işlemden kaldırıldığı ve açılmamış sayılmasına şartlarının gerçekleştiği, onun ölen oğlu ...'nin mirasçıları yönünden de davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ... mirasçıları ve sonradan ölen oğlu ... mirasçıları yönünden davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacılar yönünden davanın kabulüne, davalı ...'nun İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünün ... sicil numarası kayıtlı olan ....
Sanayi Limited Şirketi müdürlüğünden azline, davacıların kayyım atanmasına ilişkin talepleri ihtiyati tedbir niteliğinde bulunduğundan ve mahkemece azledilen yeni yönetici yerine hükmen bir yönetici atanmasının mümkün olmayacağı, bu nedenle sadece kayyım atanabileceği, verilen kararın niteliği gereği de yeni yöneticinin şirket tarafından seçilmesi gerektiğinden ihtiyati tedbir niteliğindeki şirkete kayyım atanması talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ..., ... ve ... vekili ile davalı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, haklı nedene dayalı limitet şirketin müdürünün azli ve kayyım atanması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar ..., ..., ... vekili ile davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1509, K. 2025/6220, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama