KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1563 E., 2025/6876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1582 Esas, 2024/1948 Karar
- Hüküm
- Ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/27 E., 2022/143 K.
- Birleşen dava
- İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2015/101 E.
Karar Metni
872 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili ve katılma yolu ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının özgün duvar kaplama ürünleri tasarlayıp bunları kendi müşterilerine ... markası ile satmakta olduğunu, davacının tescilli tasarımlarının benzerlerinin yanıltmaya sebebiyet verecek şekilde davalı şirket tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, üretim ve kullanım hakkı sadece davacıya ait olan tasarımların hem de daha kalitesiz bir malzeme kullanılarak davalı tarafından imal edilip satıldığını, davacının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2012/00743, 2013/015 41... /02941 tescil numaralı ve ... markalı tasarımlarının, davalı tarafça ...,
isimleri kullanılarak izinsiz olarak ve de haksız kazanç elde edecek amaçlı olarak kullanılmakta olduğunu ileri sürerek süregelen tecavüzün menine, şimdilik 1.000,00 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafın duvar kaplamaları (panelleri) ile benzerlerinin imalat ve montajı ile iştigal etmekte olduğunu, davalı tarafın uzun yıllardan beri dünyanın her yerinde yerli ve yabancı çeşitli firmalarca yaygın olarak üretilip kullanılan ve artık harcı alem hale gelmiş bazı materyallerin, kendisine ait bulunduğu ve bunları bizzat kendisinin tasarlamış olduğunu iddia ederek tescil ettirdiğini ileri sürerek davalıya ait olup TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2012-00743, 2013/01541, 2013/02941 tescil numaralı çoklu tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilerek sicilden terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının kendisine ait tescilli tasarımları sebebiyle tasarım tescilinden doğan haklarını kullanmakta olup kimsenin hakkına tecavüzü söz konusu olmadığını, haksız bir rekabetin oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; mahkemenin yetkisiz olduğunu, tasarımlarının kanunun aradığı şartları taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen dava yönünden yapılan incelemede, dava konusu ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım tescilindeki 6 numaralı tasarımın sıradan tuğla görünümlü duvar panelinin başvuru tarihinin öncesinden beri yoğun şekilde piyasada bulunduğu bu nedenle harc-ı alem bir tasarım olduğu,
... numaralı çoklu endüstriyel tasarım tescilindeki 7 numaralı tasarımın Şubat 2011 yılında, ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım tescilindeki 1 numaralı tasarımın Şubat 2007, ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım tescilindeki 2 numaralı tasarımın Mayıs 2010 yılında, ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım tescilindeki 4 numaralı tasarımın ve ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım tescilindeki 4 numaralı tasarımı Kasım 2012 yılında yayınlanan ürün görseli ile arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı,
bu sebeple benzer olarak algılandıkları gerekçesi ile birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Asıl dava yönünden yapılan incelemede, davalıya ait "...” adlı ürünün davacı tarafa ait ... no'lu çoklu tasarım belgesindeki (3) no'lu tasarıma, yine davalıya ait "..." isimli ürünün davacı tarafa ait 2012/00743(2) numaralı tasarıma benzer olduğu, iki tasarım arasında karşılaştırmalı yapılan değerlendirmede tasarımların gerek form gerek fonksiyon olarak sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösterdikleri, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, dolayısı ile işbu tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, bu tecavüzlerin men'ine, 676,12 TL maddi tazminatın 07.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile birleşen davaya yönelik taraf vekillerinin istinaf istemleri ile asıl davada davacı vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı, asıl davaya yönelik olarak davalı vekilinin istinaf itirazının kabulüne, davacının dava dilekçesinde davalının tecavüzlü ürünlerinin isimlerini açıkça belirtiği, dava tarihinden sonra alınan değişik iş raporuna konu hususların başka bir davanın konusunu oluşturabileceği, bu davada incelenemeyeceği, mahkemece "..." ve "..." isimli ürünler yönünden karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
yeniden hüküm kurulmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili ve katılma yolu ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davalının ... isimli ürünlerinin davacının 2012/00743, 2013/01541, ... numaralı tasarımlarına tecavüz teşkil ettiği iddiası ile tecavüzün tespiti, meni, refi ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Birleşen dava, asıl davaya konu tasarımların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1563, K. 2025/6876, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama