KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1624 E., 2025/6469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2071 Esas, 2025/89 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/398 E., 2018/246 K.
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "...", "...", "...", "... ", "... ", "... ", "... ", "... " ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresinin marka olarak tescili için gerçekleştirdiği 2015/... sayılı başvuruya müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markalarının tanınmış olduğunu,
başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer olduğunu, emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, davalı eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini, başvurunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2017-M-6936 sayılı kararının iptaline, tescili halinde 2015/88594 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; karşılaştırılan markaların görsel olarak benzediğini ancak markaların belli düzeyde benzer olmasının markalar arasında mutlak surette karıştırılma ihtimali bulunduğu anlamına gelmeyeceğini, nitekim markaların mal/hizmet listelerinin farklı olduğunu, davacı tarafından "..." markasının tanınmışlığının ispatı için herhangi bir delil sunulmadığını, davalı başvurusunun yasada öngörülen amacına ve kendisinden beklenen iktisadi işlevlerine aykırı amaçlarla yapılmış bir tescil başvurusu olduğu yönünde yeterli kanaate ulaşılmadığını, davacı delillerinin de bu iddiayı ispata yetmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili, markalar arasında benzerliğin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ve "..." sözcüklerinin "..." harfleri ile başladığı ve "..." harfleri ile bittiği, sadece ortada yer alan ... ve ... harflerinin farklılık gösterdiği, bu haliyle dokuz harften oluşan sözcükler arasında yüksek düzeyde işitsel ve görsel benzerlik bulunduğu, başvuru kapsamındaki tüm mallar açısından markaların sahiplerinin ilişkilendirilme tehlikesinin söz konusu olduğu,
dava konusu markalar arasında 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 8/1-b hükmü anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi oluştuğu, sunulan delillerin davacının "..." markasının sektörel tanınmışlığını ispatlamadığı, öte yandan davacının tanınmışlık iddiasının somut olaya bir etkisinin de bulunmadığı, davacının kötüniyet iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'in 2017-M-6936 sayılı kararının iptaline, 2015/... sayılı marka tescil edilmediğinden hükümsüzlüğüne ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2015/... sayılı "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markaların "..." ibaresi ile başlayıp "..." harf dizilimi ile sona erdiği, markaların orta kısımlarında yer alan "..." ve "..." harflerinden ibaret farklılığın yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı,
esasen marka işaretleri arasındaki benzerliğin dava konusu YİDK kararı ile de kabul edildiği, Mahkemece içerisinde gıda yüksek mühendisi bilirkişinin de bulunduğu heyetten alınan raporda açıklandığı üzere, dava konusu başvurunun kapsamında bulunan 29, 30... . sınıf gıda mallarının, davacının itirazına mesnet markaların kapsamındaki 29. ve 30. sınıf gıda mallarıyla benzerlik içerdiği, bu malların kullanıcılarının, ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış kanallarının ve hatta kullanım alanlarının benzerlik içerdiği,
dolayısıyla, gıda emtiaları nitelik olarak farklı özelliklerde olsalar da bu mallar arasında düşük/orta düzeyli bir benzerlik bulunduğu, bu nedenle karşılaştırılan markaların karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalının 2015/... sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusuna karşı, davacının "..." asıl unsurlu markalarını mesnet göstererek yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'in 2017-M-6936 sayılı kararının iptali ile tescili halinde markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1624, K. 2025/6469, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama