KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1648 E., 2025/6331 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/616 Esas, 2024/1987 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/240 E., 2022/216 K.
Karar Metni
690 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/... sayılı “....” markasının TÜRKPATENT nezdinde tescilli olduğunu, davalının müvekkilinin markası ile ayırt edilmeyecek kadar benzer olan “...” ve “...” ibarelerini ... adlı internet sitesinde kullanıldığını, davalının bu kullanımının tespit dosyası ile belirlendiğini, davalının ... adlı sitesine girildiğinde youtube kanalında da yayınlanan bir reklam videosunun son bölümünde “...” sloganının kullanıldığını, müvekkili tarafından ihtarname gönderilerek davalıya eylemlerine son vermesinin ihtar edildiğini,
davalının reklam videosunun son kısmında yer alan “...” ibaresini kaldırdığını ancak “...” ibaresini internet sitesi ve reklam videosunun son kısmında kullanmaya devam ettiğini, davalının bu kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi zararın şimdilik 1.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 4.575,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ihtarı üzerine "..." ibaresinin internet sitesinden kaldırıldığını, davalı tarafından kullanılan "...." ibaresinin davacı markasına tecavüz oluşturmadığı gibi haksız rekabet de teşkil etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tescilli olan markası ile davalının tescilsiz olarak kullandığı ibareler bir bütün olarak karşılaştırıldığında markalar arasında karışıklığa sebebiyet verecek bir benzerlik bulunmadığı, tarafların internet ortamında hizmet sunduğu, sitelerin amacının kullanıcıların internet ortamında yapacağı arama ile daha ucuz ürünü bulup daha az para harcayarak alışveriş yapmasını sağlamak olduğu,
“...” ibaresi Türkçe'de günlük dilde yaygın kullanımı olan bir ibare olup günümüzde internet ortamında alışverişin yaygın bir faaliyet olduğu dikkate alındığında, ortalama tüketici nezdinde her iki taraf markasında yer alan ayırt edici gücü zayıf “...” ibaresinin karışıklığa sebebiyet vermeyeceği dolayısıyla markalar arasında bir tecavüz ve karıştırma ihtimali bulunmadığı, haksız rekabete ilişkin yapılan değerlendirmede davacının “...” ibaresinin başına “...” ibaresini eklediği,
davalının da aynı ibarenin başına “...” ibaresini eklemiş olmasının sloganlar arasında kavramsal ve işitsel benzerlik yarattığı, bu benzerliğin ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet vereceği, bu kapsamda davalı eyleminin haksız rekabete neden olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalı eyleminin haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine,
marka hakkını ihlal yönündeki istemin reddine, 1.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alan adının iptali isteminin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka hakkına tecavüz yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, bu kapsamda davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, haksız rekabet bakımından yapılan değerlendirmede markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu gereğince korunduğu, ayrıca haksız rekabete ilişkin kümülatif korumadan faydalanmayacağı, "...", "...", "..." ibarelerinin tek başına davacı adına tescilli olmadığı, markanın " ... ..." şeklinde tescilli bulunduğu,
davacının bu ibare üzerinde ayırt edicilik kazandığının mevcut delillere göre söylenemeyeceği, haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ref'i, ve maddi tazminat talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1648, K. 2025/6331, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama