KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1660 E., 2025/6688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/862 Esas, 2025/218 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/98 E., 2023/67 K.
Karar Metni
826 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "...", "... + şekil", "... ...", "...", "... ... + şekil" VE "...i" markalarının bulunduğunu, bu kapsamda Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2017/82339, 2017/80958, 2018/21715, 2018/70550, 2018/92855, 2019/116346, 2017/80960, 2018/70551, 2018/92857, 2018/115501, 2020/79535, 2020/80530, 2018/92855, 2020/80547, 2017/80953, 2017/82512, 2018/1182 21... /040731 sayılı markaların sahibi olduğunu, ayrıca müvekkilinin ticaret unvanının esaslı unsurunun da "..." olduğunu, davalıların kendilerine ait "..." markalı çorap ürünlerinin, bu ürünlerin etiketlerinin,
kutularının ve sair materyallerin üzerinde ve ürünlerin online ve/veya fiziki ortamlardaki tanıtımında, müvekkilinin davaya dayanak tescilli ve tanınmış markalarını izinsiz olarak kullandığını, davalıların, kendilerine ait "..." markası altında ürettikleri ve toptan ve perakende şekilde satışa sundukları çorap ürünlerinin üzerinde, çorap ürünlerinin etiketlerinde, çıkartmalarında, kutularında, ambalajlarında, ürünlerin tanıtımlarında ve sair materyaller üzerinde müvekkilinin markalarını birebir aynen veya ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde kullandığını, davalıların, müvekkiline ait tescilli markalar üzerindeki izinsiz kullanımının,
müvekkili aleyhinde marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yarattığını, davalıların online kullanımlarının e-tespit tutanağı ile tespit edildiğini, davaya konu çorap ürünlerini gören tüketiciler nezdinde davalı şirketlerin müvekkili ile bağlantılı olduğu yanılgısının doğacağını ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, söz konusu hukuka aykırı fiillerin durdurulmasına, önlenmesine ve kaldırılmasına, ürünlerin imhasına, davalıların internet adreslerine erişimin engellenmesine, hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan ekran görüntülerinden de görüleceği üzere müvekkilinin satışını yapmadığı ve satıcı olmadığı ürünlerin bile marka tecavüzü olarak gösterildiğini, online satış sitelerinden başka satıcılara ait olan ürünlerin de dosyaya dahil edildiğini, müvekkilline ait olmayan başka kişilerce online platformlarda satılan ürünlerin ekran görüntüleri ile müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında dükkanlarında çekilen fotoğraflarla usul ve yasaya aykırı olarak tedbir kararı verildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının işyerinde "..." markasını ihtiva eden etiket, 559 adet "... ..." markasını ihtiva eden etiket, 481 adet "... ..." markasını ihtiva eden etiketlerinin tespit edildiği, söz konusu etiket ve ürün görsellerinde, davacının yukarıda anılı markalarının aynı veya ayırt edilemeyecek benzer haliyle kullanıldığı,
bu itibarla marka hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu, tespit olunan tecavüzün sonuçlarının ortadan kaldırılması kapsamında, tecavüz oluşturan işaretlerin bir kısmının üründen kolaylıkla ayrılabilir etiket ve kartonlarında yer alması nedeniyle el koyma ve imhanın bu ürünler yönünden etiket ve kartonlarla sınırlı tutulduğu, ürünün üstünde yer alan ve üründen ayrılamayan işaretler yönünden ise ürünün tümü üzerinde el koyma ve imha kararı vermek gerektiği, erişim engeli talep edilen linklerin ise toplanan deliller ve alınan rapor ile davalı yana ait ya da onun yönetiminde olduğu hususunun ispatlanamadığı,
linkler yönünden erişim engeli talebinin reddine karar verildiği, davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14.03.2022 tarih, 2019/5189 E. ve 2022/1852 K. sayılı içtihadı nazara alınarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların davacıya ait "...", "..." ve "..." esas ve ortak unsurlu markalarından doğan haklarına tecavüzünün tespitine, bu tecavüzün durdurulmasına,
önlenmesine ve kaldırılmasına, bu kapsamda; davalıya ait tecavüz oluşturan ürünler üzerindeki etiket ve markaların ürüne zarar vermeksizin üründen ayrılması mümkün ise münhasıran bu etiket ve kartonlara ve üründen ayrılması mümkün değil ise ürünlere, bu ibarelere havi davalı yana ait her türlü evrak ve tanıtım malzemesine el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, davalıların söz konusu ibarelere havi ürünlerin ticaretinin ve üretiminin elde bulundurmasını, depolamasını, ithal ve ihraç etmesini men'ine, dava dilekçesinde yer alan internet adres ve linklerine erişim engeli talebinin reddine,
tedbir kararındaki erişim engellerinin kaldırılmasına, davacının haksız rekabetten kaynaklı davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalıların, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve kaldırılması istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1660, K. 2025/6688, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama