KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1805 E., 2025/6579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2650 Esas, 2025/75 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
- Sayısı
- 2022/27 E., 2024/396 K.
Karar Metni
1.009 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı bankanın dava dışı ...'a kullandırdığı konut kredisinin teminatı olmak üzere davaya konu taşınmaz üzerinde 150.000,00 TL limitli 1.derecede üst sınır ipoteğinin tesis edildiğini, bu ipotekli taşınmazın 23.06.2008 tarihinde dava dışı ... tarafından müvekkiline satılıp devredildiğini, davalı bankaya, önceki malik ... ve müvekkilinin ödemeler yaptığını, davacının, 02.03.2011 tarihli ihtarname ile davalıdan, teminata konu ipoteğin fekkini talep ettiğini, ancak davalı bankanın gayrimenkulü satın alan müvekkiline bildirimde bulunmaksızın önceki ipotek borçlusu lehine kredi tahsis ettiğini bildirdiğini,
davalı bankanın üst limit ipoteğinin akit tablosundaki rakam ile sınırlı talep hakkı olmasına rağmen kötüniyetli olarak işlemi gerçekleştirdiğini ve talepte bulunduğunu, davacı tarafından taşınmazın satın alınmasından önceki borcun ödenmesine rağmen ipoteğin sicilden terkin edilmediğini, buna karşın davalının ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe giriştiğini, müvekkiline ait gayrimenkulün icra yolu ile satıldığını,
davacının bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile müvekkili adına kayıtlı iken icra yolu ile satılan taşınmazın rayiç bedelinin davalıdan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/107 E., 2018/542 K. sayılı kararında mahkemece davacı tarafın, davanın açıldığı andaki mevzuat ve içtihat durumuna göre ipoteğin fekkini talep etmekte haklı olduğu kabul edilerek davalının yargılama giderlerine mahkum edildiği, söz konusu kararda (dosyada) dava tarihi itibariyle ipoteğin ilişkin olduğu kredi borcunun davacı tarafından tamamen ödendiği, bakiye borç bulunmadığı,
bu nedenle ipoteğin dayanağının da kalmadığı ve fekki gerektiği maddi ve hukuki bir olgu olarak tespit ve kabul edildiği, anılan karar temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğine göre ipoteğin haksız olduğunun ve fekki gerektiğinin maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden mahkeme kararı ile ortaya konulduğu, ipoteğin fekkine dair yargılama devam ederken taşınmazın ipotekli şekilde satılmasının davacı açısından haksızlık teşkil ettiğinin de sabit olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda kredi borcunun tamamen ödenmediği,
bu nedenle davacıya istirdadına karar verilecek bir alacağın bulunmadığı kanaati bildirilmiş ise de ipoteğin haksızlığını ortaya koyan kesin hüküm karşısında rapora itibar edilmediği, taşınmazın ipotek gerekçesiyle satılmasının davacı açısından haksızlık içerdiğinin sabit hale geldiği, davada sebepsiz zenginleşme hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, davalı bankaca satılan davacıya ait taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin 640.000,00 TL olduğu,
icra dairesine yazılan müzekkereye verilen cevaptan taşınmazın satışından davacıya herhangi bir pay kalmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 640.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava dışı önceki malikin-tüketici kredi borçlusunun dava dışı şirkete müteselsil kefil olduğu, ipotek senedi kapsamına giren bu kredinin İlk Derece Mahkemesinin dayandığı kesinleşmiş hükme esas hesaplamada dikkate alınmadığı, bu davada, taşınmazın satılması nedeniyle davanın konusuz kalması nedeniyle bu hususun yeterince üzerinde durulmadığı, bankaya borcun sona ermediği, ipoteğin fekki şartlarının oluşmadığı, taşınmazın satışının haksız olmadığı, taşınmazın borç nedeniyle satışının yerinde görüldüğü,
ipoteğin kapsamı itibariyle dava dışı önceki malikin tüketici kredisini ve dava dışı şirketin kullandığı önceki malikin müteselsil kefil olduğu krediyi de kapsadığı, buna göre yapılan hesaplamada borçlunun borcunun devam ettiği, davacının tazmini gereken bir zararının olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının, ipotek yüküyle birlikte satın aldığı taşınmazın ipotek kaydının terkini şartları mevcutken, bu ipoteğe dayalı olarak başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip kapsamında taşınmazın haksız olarak satıldığı iddiasına dayalı taşınmazın rayiç değerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin kaldırılması şartlarının oluşup-oluşmadığı, bu bağlamda aynı taraflar arasında görülen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30.10.2018 tarihli ve 2018/107 E., 2018/542 K. sayılı kesinleşmiş hükmün bu dava yönünden kesin hüküm oluşturup oluşturmayacağı noktalarında toplanmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 331/1 hükmüne göre, "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." Bu durumda dava devam ederken, davanın konusuz kalması halinde, mahkemece davaya devam edilip, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumu belirlenerek ona göre yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekir.
Nitekim, davacı tarafından, davalı aleyhine aynı taşınmaza konulan ipoteğin kaldırılması için açılan Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30.10.2018 tarihli ve 2018/107 E., 2018/542 K. sayılı davada, taşınmazın icraen satılmasından dolayı davanın konusuz kalması üzerine Mahkemece yapılan yargılamanın sonucunda, davanın açılmasına davalının sebep olduğu ve davacının dava açmakta haklı olduğu tespit olunarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılama gideri ve vekâlet ücreti davalıya yükletilmiş ve bu karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
HMK'nın 303/1 hükmünde ise "Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerektiği" düzenlenmiştir.
Hal böyle olunca, davacının, davalıya yönelik olarak taşınmazın icraen satılması nedeniyle uğradığı zararların tazminini talep ettiği Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 30.10.2018 tarihli ve 2018/107 E., 2018/542 K. sayılı davada, davacının dava açmakta haklı olduğu tespit olunarak verilen mahkeme kararının, işbu davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturduğunun kabulü gerekir.
Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince, bu husus gözetilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1805, K. 2025/6579, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama