KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1818 E., 2025/6692 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1157 Esas, 2024/1873 Karar
- Hüküm
- İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl ve birleşen davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/267 E., 2018/51 K.
Karar Metni
1.214 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı şirketin ürün ve hizmetlerini alenen kötüleyen, aşağılayan ve tüketicileri yanıltıcı mahiyetteki "... " başlıklı reklam filminin görsel, basılı, yazılı ve işitsel mecralar ile internet mecraları başta olmak üzere tüm mecralarda yayımının duruşma günü beklenmeksizin ve teminata hükmedilmeksizin durdurulmasına ilişkin ihtiyat tedbir kararı verilmesini, reklam filminde "? ... ..." ve " ..." ifadeleri ve buna benzer ifadelerin geçtiğini, söz konusu ifadelerin haksız rekabet teşkil ettiğini, davalıların "... " başlıklı reklamlarıyla haksız rekabete neden olduğunun tespit edilmesini,
davalıların yanlış ve yanıltıcı beyanlar taşıyan tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı nitelikteki reklamları ile yaratılan haksız rekabetin men'ini, müvekkil şirketin uğradığı manevi zararın tazmini için reklamın ilk yayımlanma tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte 100.000,00 TL tutarındaki tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmesini, mahkeme hükmünün masrafı müştereken ve müteselsilen davalılara ait olmak üzere,
Türkiye sathında yayımlanan tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde haftada 2'şer defa olmak suretiyle 15 gün süreyle ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir
2.Davacı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde; davacı şirketin ürün ve hizmetlerini alenen kötüleyen, aşağılayan ve tüketicileri yanıltıcı mahiyetteki "..." başlıklı reklam filminin görsel, basılı, yazılı ve işitsel mecralar ile internet mecraları başta olmak üzere tüm mecralarda yayımının duruşma günü beklenmeksizin ve teminata hükmedilmeksizin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıların "..." başlıklı reklamlarıyla haksız rekabete neden olduğunun tespit edilmesini, davalıların yanlış ve yanıltıcı beyanlar taşıyan,
tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı nitelikteki reklamları ve yaratılan haksız rekabetin men'ini, davacı şirketin uğradığı manevi zararın tazmini için reklamın ilk yayımlanma tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte 100.000,00 TL tutarındaki tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkil şirkete verilmesine karar verilmesini, mahkeme hükmünün masrafı müştereken ve müteselsilen davalılara ait olmak üzere Türkiye sathında yayımlanan tirajı en yüksek 5 gazeteden birinde haftada 2'şer defa olmak suretiyle 15 gün süreyle ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir
II. CEVAP
Davalılar vekili asıl ve birleşen davalarda cevap dilekçesinde; dava konusu reklamın yayından kaldırılmış olduğunun tespiti için ilgili kurum ve kuruluşlara müzekkere yazılarak davaya konu edilen "markalar birleşiyor" isimli reklamın dava tarihi olan 11.03.2016 tarihinden, müzekkerenin yazıldığı tarihe kadar yayınının devam edip etmediğinin sorulmasını,
Reklam Özdenetim Kurulu (RÖK) tarafından tavsiye niteliğinde/bağlayıcı olmayan bir karar verilmiş olsa da Gümrük ve Ticaret Bakanlığı bünyesinde görevli ve kararları resmi-bağlayıcı nitelikte olan Reklam Kurulu tarafından henüz bir karar verilmemiş olduğundan bu başvurunun akıbetinin sorulmasını, haksız rekabetin tespitini ve haksız tecavüzün menine ilişkin talebin reddi gerektiğini, reklam içeriğindeki ifadelerin davacıyı hedef almadığını, davacıya yönelik bir kötüleme, haksız rekabet söz konusu olamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davalıların basılı ve görsel mecralarda yayınlanan "... ...." temalı reklamı ile birleşen davada "..." temalı reklamlarında geçen ifadelerin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitiyle haksız rekabetin meni ile manevi tazminat talep edildiği, dosya kapsamına alınan bilirkişi raporlarında "... ..." isimli reklam filminde; "....? ... ..." şeklindeki ifadede; ... markasından hizmet almayan kişi ya da tüketicilerin fiber internet hizmetinden yararlanamayacağı anlamı taşıdığı,
dosya içerisinde yer alan Reklam Öz Denetim kararlarında yer alan bilgiler çerçevesinde halihazırda Türkiye'de fiber internet hizmeti veren tek kuruluşun ... olmadığı, bu nedenle ilgili reklama konu ibarelerin davacının ticari işletmesi, iş ürünleri faaliyetleri, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında yanıltıcı olduğunun tespit edildiği, bu itibarla asıl davada bu nedenle; "...? ... " şeklindeki ibarelerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespitiyle haksız rekabetin önlenmesine,
trajı en yüksek 5 gazeteden birinde bir defaya mahsus olmak üzere hüküm kesinleştikten sonra masrafı davalı taraftan alınmak suretiyle ilanına karar verilmiştir.
Birleşen dosyaya dair yapılan değerlendirmede ise bilirkişi raporunda birleşen dosya da dava konusu edilen "..." reklamında geçen " ..." ifadesinin yanıltıcı olduğu ve haksız rekabet teşkil ettiği tespit edilmiş ise de; bu ifadenin hemen öncesinde dış seste; " ... markaları birleşiyor, bu birleşmeden fiber gücü doğuyor" şeklindeki ifadeden bu birleşmenin tek bir şirket ortaya çıkardığı ve şirketlerin ... A.Ş. bünyesinde hizmet veren diğer kuruluşların tek çatı altında toplanarak daha güçlü hale geldiğinin vurgulandığı kanaatine varılmakla, bilirkişi raporunun bu tespitinden ayrılınmış ve birleşen davada belirtilen reklamdaki ifadelerin haksız rekabet teşkil etmeyeceği gerekçesi ile birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden asıl davada somut olayın özelliği itibariyle haksız rekabet teşkil eden hukuka aykırı eylemin davalı tarafın kusuru ve zarar oluşturan fiil arasında illiyet bağının unsurlarının oluştuğu, haksız rekabet teşkil ettiği kabul edilen beyanların tüketici nezdinde haksız rekabet teşkil eden eylemi ile ticari itibarını ve nihai kullanıcı üzerinde şirketle ilgili olumsuz intibaya sebebiyet verdiği, dolayısı ile davacı şirketin marka değeri ve ticari itibarının tespit edilen haksız rekabet teşkil eden eylemler neticesinde zarar gördüğü, manevi tazminatın yasal şartları oluştuğu gerekçesi ile, asıl davada davanın kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile reklam filmleri, hedef kitlenin dikkatini çekerek ürünün özellikleri konusunda bilgilendirme ve ikna etme amacı taşıdığından belirli ölçüde abartı içerebileceği, reklam filmlerinde hedef müşteri kitlesinin bakış açısının önemli olduğu, kural olarak karşılaştırılmalı reklam yasak olmayıp, 10.01.2015 tarihli Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 8. maddesi ile karşılaştırmalı reklamların, diğer şartların yanında aldatıcı ve yanıltıcı olmaması, haksız rekabete yol açmaması,
kararlaştırılan mal veya hizmetlerin fiyat dahil bir ya da daha fazla maddi, esaslı, doğrulanabilir ve tipik özelliğinin objektif olarak karşılaştırılması, nesnel, ölçülebilir, sayısal verilere dayanan iddiaların bilimsel test, rapor veya belgelerle ispatlanması, rakiplerin mallarını, hizmetlerini, faaliyetlerini veya diğer özelliklerini kötülememesi veya itibarsızlaştırmaması şartlarını taşıması zorunlu olduğu, somut olayda, davalının TV, radyo, internet gibi değişik işitsel, görsel ve yazılı mecralarda "...
Markaları Birleşiyor" temalı reklamı ile birleşen davada "..." temalı reklamlarda davacının hedef alınmadığı, genele dönük bir karşılaştırmalı reklam niteliğinde olduğu, bu reklamda rakip operatörlerin davalıya oranla kalitesiz olduğu algısı yaratılmadığı, kendi hizmetinin üstün özelliğinden bahsetmenin rakiplerin kötülenmesi niteliğinde olmadığı, somut olayda haksız rekabet koşullarının oluşmadığı gözetildiğinde mahkemece birleşen dava yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı,
ancak asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine, karar verilmiş, hüküm, asıl dava ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava ve birleşen dava davalılarca hazırlanan reklam filmleri sebebi ile haksız rekabetin tespiti, men'i ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1818, K. 2025/6692, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama