İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1842 K.2025/6897

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen…

Esas2025/1842Karar2025/6897Tarih20 Kasım 2025Okuma8 dk · 1.512 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/1842 E., 2025/6897 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Kasım 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/987 Esas, 2024/2054 Karar
Hüküm
Davanın reddi
İlk derece mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla)
Sayısı
2018/467 E., 2021/244 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.512 kelime·8 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 18.11.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat .. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 04.04.2018 tarihinde ... bağlama limanına kayıtlı MA/ ... (IMO ...) adlı geminin satışına yönelik satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede geminin satış bedelinin 1.400.000,00 USD olarak belirlendiğini, davacı alıcının mülkiyetinde bulunan ...

IMO numaralı "....Trabzon" isimli geminin 1.000.000,00 USD karşılığında davalı satıcıya devredileceğini, kalan bedel karşılığında 200.000,00 USD'lik taksitlerle sırasıyla 14.12.2018 keşide tarihli, 200.000,00 USD bedelli ve 08.02.2019 keşide tarihli, 200.000,00 USD bedelli çekler verildiğini, çeklerin 14.12.20 18... .02.2019 tarihlerinde satıcıya-davalıya ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme uyarınca davalı satıcı tarafından davaya konu geminin emniyetli olarak yüzer biçimde, klas sertifika kurallarına uygun, sörvey belgeli bir şekilde davacıya teslim edilmesi gerektiğini,

geminin denize elverişli olma koşullarını sağlamasının yanı sıra fiziki durumu ve emniyeti açısından asgari evrensel standartlara sahip olması gerektiği hususunda geçerli bir klas sertifikasına sahip veya bu sertifikayı alabilecek niteliği haiz durumda bulunması gerektiği hususunda tereddüt bulunmadığını, satış sözleşmesi uyarınca davacı tarafından davalıya verilen geminin klas sertifika kurallarına uygun, sörvey belgeli, hasarsız ve yüzer bir şekilde teslim edilmesine rağmen, 04.04.2018 tarihli satış sözleşmesi ile davacıya satılan... adlı geminin ağır hasarlı, ayıplı olduğunu, davalı tarafça kullanıma müsait olmayan, ağır hasarlı, ayıplı,

klas sertifika süresi geçmiş, sefere çıkamaz durumda olan bir geminin davalı tarafından kandırılarak ve dolandırılarak satıldığını, 04.04.2018 tarihinde ...

Limanında davacı tarafından tesellüm edilen MA/ ... adlı geminin klas sertifikalarının süresinin 06.02.2018 tarihinde dolduğunu, gövde, güverte, makine ve elektrik donanımlarının fiziki koşullarının güvenli sayılamayacağı, bu itibarla sözleşmede kararlaştırıldığı üzere emniyetli olarak yüzer biçimde alıcıya teslim edilmediğini, davaya konu edilen gemi üzerinde ...

1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/47 Değişik İş sayılı dosyası ile 1.473.634,00 TL zorunlu harcama yapıldığının tespit edildiğini, davalı tarafından ayıplı ve ağır hasarlı satılan gemiye davacı tarafından faturalı 453.607,00 USD, 7.000,00 euro ve 196.752,00 TL zorunlu masraf edildiğini, geminin bakımı için tersanede kaldığı süre boyunca Nisan 2018 ve Mayıs 2018 tarihlerine ait 43.593,00 USD gemi personel gideri ödenmek zorunda kalındığını, geminin Nisan 2018 ayındaki aylık ortalama 6 seferden doğan 390.000,00 USD, 2018 Mayıs ayındaki ortalama 6 seferden doğan 450.000,00 USD kaybının olduğunu,

satıcı taahhütnamesinde belirtilen gemi hakkında teslim tarihinden öncesi için yapılmış olan iddialar varsa bu iddiaların sonuçlarını tazmin etmeyi taahhüt ederim şeklindeki kayıtsız ve şartsız davalı taahhüdü, 04.04.2018 tarihli satış sözleşmesinin 4. maddesinde geminin emniyetli bir şekilde ve yüzer şekilde olacağına dair yazılı maddeler doğrultusunda zararların tazmini için davalıya ihtarname keşide edildiğini, davalı tarafından davacının hiçbir zararının tazmin edilmediğini, davalıya verilmiş olan ...IMO numaralı "...

Trabzon" gemisinin davalı tarafından satıldığını, davalının işbu satış işleminin davacıyı mağdur ettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 14.12.2018 keşide tarihli, ...a ait 200.000,00 USD bedelli ve 08.02.2019 keşide tarihli, ...'a ait 200.000,00 USD bedelli çekler üzerine ödemeden men yasağı konulmasına, ayıplı- ağır hasarlı satılan gemiden doğan her türlü menfî ve müspet zararlarının ayrı ayrı tespiti ile ticari faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının satış sözleşmesinden 4 ay sonra davalı gıyabında tek taraflı beyana dayalı ve halen taraflarına tebliğ edilmeyen, tamamen davacı tarafından dosyaya sunulan CD, fotoğraf üzerinden yaptırdığı tespit işleminin hukuki değeri bulunmadığını, davacının... isimli geminin ayıplı, ağır hasarlı, sefere çıkamaz durumda satıldığı iddiasının tamamen satıştan kaynaklı bakiye borcu ödememek için ortaya atıldığını, davacının kendisi de armatör ve tacir olan muhatap şirketlerce 01.04.2018 - 04.04.2018 tarihleri arasında ...

Limanında teknik muayeneye tabi tutularak teslim tarihindeki mevcut haliyle görülerek, bilinerek ve kabul edilerek satın alındığını, geminin yapılan detaylı uzman incelemesi sonucunda 04.04.2018 tarihinde saat 16:30'da varılan anlaşma ve imzalanan evrak ile birlikte aynı tarihte alıcı ... S.

A. yetkilisine teslim edildiğini, gemide ağır hasar veya ayıp mevcut olmadığı gibi tacir olan davacı tarafından süresinde bir ayıp ihbarının yapılmadığını, davalının sözleşmeden kaynaklı üzerine düşen tüm yükümlülüğü yerine getirdiğini, davacının sözleşmeye uyarak çek bedellerini ödeyeceği inancıyla davalının gemiyi teslim ettiğini, ... isimli gemide ayıp, ağır hasar, sefere çıkamaz durumda olduğu iddiasının kendisi de armatör olan, yıllardır deniz ticareti ve gemi taşımacılığı yapan davacıya kandırılarak,

dolandırılarak satıldığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu geminin davacıya sözleşme hükümlerine uygun, mevcut haliyle emniyetli yüzer şekilde 04.04.2018 tarihinde teslim edildiğini, davacının gemiye yapmış olduğunu iddia ettiği zaruri masrafları davalıdan talep edebilmesinin hiçbir sözleşmesel ve hukuki dayanağı olmadığını, davacının gemiyi satın alırken mevcut haliyle satın aldığını, ayıp iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla tacir olan davacının sözleşme ve borç ifa ederken basiretli tacir olarak davranması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun alınmış bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, dava konusu gemi satışına ilişkin sözleşmede bulunan kayıtların sorumsuzluk kaydı olarak değerlendirilebileceği ve geçerli kabul edilebileceği, davacının geminin teslimi sırasında halihazırdaki durumundan haberdar olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, sözleşmede kararlaştırılan edimler arasındaki dengenin de bu kanaati güçlendirdiği,

davacının teslimden ve tamirlerinden başlamasından iki ay sonra yaptığı ayıp ihbarının işlerin olağan akışına göre süresinde yapılan bir ayıp ihbarı olarak değerlendirilemeyeceği, gemide tespit edilen ayıplar teknik yönden gizli ayıp olarak değerlendirilmediğinden davalının bu ayıplardan sorumlu tutulamayacağı, geminin klasının yenilenmesi gereğinin sözleşme ile hüküm altına alındığı, davacının davalıyı gemi için yaptığı harcamalardan sorumlu tutamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tacir ve gemi armatörü olan davacının sıradan bir satış sözleşmesi olmayan gemi satış sözleşmesini imzalamadan önce gemiyi teknik olarak incelemeden ve incelettirmeden, taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesi maddelerini değerlendirmeden imzalaması ve aldatıldığı iddialarının basiretli bir tacir gibi davranmak zorunda olan davacı tarafından ileri sürülmesinin yasal olarak mümkün olmadığı, davacının sözleşme hükümlerine göre dava konusu geminin klas sertifikasının süresinin dolduğu ve yenilenmesi gerektiğini bilerek aldığı,

teslimde havuzlama yapılmadığının ve sonraki havuzlamada ortaya çıkacak hasarlardan satıcının sorumlu olmadığını kabul ettiği, geminin satıştan kısa bir süre önce Rusya'dan ... Limanı'na sefer gerçekleştirdiği ve davacı tarafından ...'dan ...

Limanı'na getirildiği dikkate alındığında sözleşmeye uygun olarak yüzer bir şekilde davacıya teslim edildiği ve sözleşme hükmüne göre davacının gemiyi mevcut haliyle teslim aldığını kabul ettiği, davalı tarafından davacıya verilen taahhütte, geminin borç, aciz ve ipoteklerden ari olduğunun ve satış tarihinden önce bu hususta bir iddia bulunması halinde bu iddiaların sonuçlarının tazmin edilmesinin taahhüt edildiği, yoksa davacının iddia ettiği gibi ayıp iddialarına ilişkin bir taahhüt verilmediği, 04.04.2018 tarihinde teslim alınan,14.04.2018 tarihinde ...

Limanı'ndan ... Limanı'na getirilmesine izin verilen ve 17.04.2018 tarihinde limana gelen geminin davacı tarafından sunulan bakım, onarım ve malzeme alım faturalarından ilk 21.04.2018 tarihinde başlayan ve haziran ayına kadar devam eden işlemlere ilişkin olarak işlemlere başlanan tarih (iddia edilen ayıpların öğrenildiği tarih) ile ihtarname tarihi (08.06.2018) ve delil tespiti talep tarihi (25.07.2018) dikkate alındığında ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, geminin ...

Limanı'na getirildikten sonra dosyada bakım ve onarıma başlanmadan önce sefere çıktığına dair bir bilgi bulunmadığı dikkate alındığında sefere çıkmadan önce bakım ve onarıma başlandığı, dolayısıyla iddia edilen ayıpların kullanmakla ortaya çıktığının söylenemeyeceği, bilirkişi heyeti tarafından da ayıp olduğu iddia edilen hususların gizli ayıp olmadığının tespit edildiği, bir an için gizli ayıp olduğunun kabul edilmesi halinde dahi davacı tarafında süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı, Mahkemece bu hususlar dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu,

davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalı vekilinin, vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunduğu, maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücretinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunacağı, Mahkemece karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre davalı lehine maktu vekâlet ücreti takdirine karar verilmesi gerekirken nispi vekâlet ücreti takdirine karar verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine,

davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında akdedilen gemi satış sözleşmesi kapsamında davalı tarafından davacıya satılarak teslim edilen dava konusu geminin ağır hasarlı olarak ayıplı bir şekilde teslim edildiği iddiası ile uğranılan müspet ve menfi zararların davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, temyiz harcı davacıdan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1842, K. 2025/6897, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1842
Karar No
2025/6897
Tarih
20 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1843 K.2025/9892
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/1844 K.2025/9485
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2025/1845 K.2025/8048
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/1848 K.2025/3907
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/1849 K.2025/13603
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/1850 K.2025/4017

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.