KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2025/1843 E., 2025/9892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1407 E., 2024/899 K.
- Dava türü
- Boşanma
- İlk derece mahkemesi
- Erciş 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/180 E., 2023/260 K.
Karar Metni
450 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından davanın reddi yönünden temyiz edilmiş olup kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve hükme karşı davacı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi davacı kadının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararını davacı kadın temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince "...davacının açtığı ilk boşanma davası olan mahkememiz 2019/177 Esas, 2020/154 Karar sayılı dosyasında davacı kadının 08.07.2020 tarihinde davasından feragat ettiği, böylelikle bu tarihten önceki tüm vakaları affettiğinin kabul edildiği, davacının 08.07.2020 tarihinden dava tarihi olan 02.07.2021 tarihine kadar davalı tarafça gerçekleştirilen vakaları ispatlamakla yükümlü olduğu, yapılan yargılamada tarafların feragat sonrasında hiç bir arada yaşamadıkları, davalının kusurlu eylemine şahit olan bir tanığın da bulunmadığı,
tanık beyanında geçen üçüncü kişilerin davalının eylemine dair attığı mesajların davalının feragatten sonra bahsedilen eylemi gerçekleştirdiğini göstermeyeceği, davacının da bu eylemleri bu mesajlarla öğrenmediğinin önceki boşanma dosyasında ve dava dilekçesindeki anlatımlarında açık olduğu, tanığın davalıyı başka kadınla gördüğüne dair vakanın da işbu dava tarihinden sonraki dönemlere ait olduğu, kusur değerlendirmesinde dikkate alınmayacağı, mesaj kayıtlarının tarih, gönderen, alıcı bilgisi içermediği anlaşılmakla delil niteliği olmadığından dikkate alınamayacağı değerlendirilerek; davacının davasını ispatlayamadığı,
belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden ve tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere tarafların feragat tarihinden sonra da bir arada yaşamadıkları ve bu süreçte davalı erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Davacı kadın bu vakıaya usulüne uygun olarak dilekçelerinde dayanmış olup erkeğe bu vakıanın kusur olarak yüklenmesi gerekir. Bu halde, taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre boşanmaya karar verilecek yerde, yetersiz gerekçeyle davanın reddi yerinde görülmemiş ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2025/1843, K. 2025/9892, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama