KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1867 E., 2025/5474 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/604 Esas, 2024/1105 Karar
- Hüküm
- Kabul
Karar Metni
574 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... ile davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne, davalı ...'nün ise reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı ...
Bisküvi Çikolata Gıda Pazarlama İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi arasında iki adet Kredi Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını ve sözleşmeler çerçevesinde kredi kullandırıldığını, davalıların kredi sözleşmelerini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, borcun ödenmemesi üzerine taraflara ihtarname gönderildiğini, davalıların ihtarnamaye rağmen borcu ödememesi üzerine Gaziantep İcra Müdürlüğünün 2018/2514 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalıların yetki, alacaklı sıfatı, zamanaşımı, asıl alacak, faiz ve ferilerine itiraz ettiklerini ve takibin durduğunu, davalıların itirazlarında haksız olduklarını,
imzaların davalılara ait olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde; dava konusu borca yönelik bir borçları olmadığını, eş muvafakatının kefalet ve kredi sözleşmesi anında alınmadığını, şirketin ortağı veya yöneticisi dışındaki üçüncü kişilerin kefil olması halinde eş muvafakatinin alınması gerektiğini, kanunun aradığı şekilde kefalet sözleşmesinin mevcut olmadığını, kefalet sözleşmesi incelendiğinde müvekkillerinin hangi kredi için kefil olduklarının belli olmadığını, kefalet sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, borcu kabul etmemek kaydıyla faiz oranlarına itiraz ettiklerini ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... ve ... vekilleri cevap dilekçesinde; müvekkillerinin davacı bankaya böyle bir borçları bulunmadığını, borca ve ferilerine itiraz ettiklerini, borçlunun borçlu sıfatının olmadığını, ayrıca işletilen faizin fahiş olduğunu, faize itiraz ettiklerini, takip konusu belgenin hukuken geçirli olmadığını, davanın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı ... ..., davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, benimsenen bilirkişi raporu kapsamında davalı kefiller ..., ..., ..., ... ve ... bakımından 989.891,59 TL asıl alacak, 543.167,26 TL işlemiş faiz, 27.158,36 TL BSMV olmak üzere toplam 1.560.217,21 TL ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %26,925 TL temerrüt faizi ve buna işleyecek %5 BSMV bakımından davalı kefillerin sorumlu olduğu ve yapılan itirazın yerinde olmadığı, geçerli bir icra takibinin bulunduğu, ödeme emrine süresi içinde yapılmış geçerli bir itirazın bulunduğu, süresinde açılmış bir dava bulunduğu,
ayrıca alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı lehine, davalılar ..., ... ve ... aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı ... ve ... vekili ile davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı ilamsız takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.İlk Derece Mahkemesi'nin 26.02.2020 tarihli kararı davalı ... tarafından istinaf edilmediğinden kararın adı geçen davalı yönünden şekli anlamda kesin hüküm içerdiği ve bu yönüyle tarafın temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davalı ...'nün temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
2.Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... ve ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1867, K. 2025/5474, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama