KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1898 E., 2025/5899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/96 Esas, 2024/251 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli “...” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, ayrıca müvekkilinin bulaşık deterjanı ürünleri için tescilli 2012/36615 sayılı “şekil” markası bulunduğunu, bu “şekil” markasına konu şişe biçiminin “...” ürünü ile özdeşleştiğini, davalı şirketin müvekkilinin tanınmış şişe şeklini birebir taklit ederek üretip sattığının Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/105 D. İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, bu durumun müvekkillerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile men ve ref'ine, 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin sipariş üzerine plastik kalıp hazırlayarak temizlik malzemesi ambalajı, şişe vs. ürünleri ürettiğini, dolayısıyla müvekkilinin bulaşık deterjanı satmadığını, tecavüzden söz edilebilmesi için aynı sınıfta kayıtlı ürünlerden söz edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin iltibas yaratmaktan uzak düz beyaz şişeyi sipariş üzerine ürettiğini ve genel temizlik malzemesi ambalajı olarak boş olarak sattığını, davacının endüstriyel tasarım sahibi olmadığını, tescilli bir markanın ayırt ediciliğinin sadece şişe şekli ile değil üzerinde bulunan ambalajdaki renk ve desenleri olduğunu, davacının şişesinde ayırt edicilik unsurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bozma ilamından sonra yapılan yargılama neticesinde, şişe şeklinin yer aldığı dayanak markanın 3. sınıfta “temizlemeye, parlatmaya, ovmaya ve aşındırarak temizlemeye mahsus bulaşık yıkamada kullanım amaçlı müstahzarlar; çatal bıçak takımlarının ve bulaşıkların temizliği, bakımı ve güzelleştirilmesi için müstahzarlar” emtialarında tescilli olduğu, davalının faaliyetinin 16. sınıftaki “Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri” emtiaları kapsamında kaldığı, davalının ürettiği şişelere 3. sınıf emtiaları koyduğuna veya koyacağına dair bir tespit veya belirleme olmadığı,
tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve bu nedenle bağlantı ihtimali de dâhil halk nezdinde karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin, markanın tescilli olduğu mallarla aynı veya benzer mallarda kullanılması durumunda marka hakkına tecavüz olacağı, davalının ürettiği plastik şişelerin içerisine ileride mutlaka deterjan konulacağı düşüncesinden hareketle marka hakkına tecavüzün söz konusu olduğunun kabul edilemeyeceği, davacının şekil markasının ayırt edici unsuru “damla ve kuşak” şekil unsuru olup bu şekil ile davalının üretimi arasında markasal anlamda hiç bir görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığı,
davalının faaliyeti sadece plastik şişe üretimi olup davacının plastik şişe (ambalaj) üretimi bulunmadığı, davacının faaliyetinin tamamen temizlik malzemelerinin üretimi, satışı ve pazarlamasına yönelik olduğu, haksız rekabetten söz edilebilmesi için davacı tarafla özdeşleşen bir ibarenin ya da ayırt edici bir işaretin ürünle birlikte kullanılmak suretiyle iş ürünleri ve buradan hareketle her iki ürünü pazarlayan işletmeler arasında iltibasa yol açılması gerektiği, taraflar farklı sektörlerde farklı şekillerde faaliyet gösterdiklerinden taraflar arasında haksız rekabetten de söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,
hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi ve tazminat istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1898, K. 2025/5899, 2 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama