KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1962 E., 2025/7024 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/209 Esas, 2025/72 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
742 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 25.11.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat .. ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket ve müvekkili arasında 25.06.2013 tarihinde “Yazılım ve/veya Doküman Ürünleri Kullanım Hakkının Devri Sözleşmesi” akdedildiğini, bu sözleşme uyarınca, müvekkili şirket tarafından yurt içi ve yurt dışı yatırım hizmet ve faaliyetlerinin müşterilere sunulmasında ve diğer tüm işlemler için davalı şirkete ait GTP yazılım programı kullanılmakta olduğunu, bahse konu sözleşmeye göre davalının kusurundan doğabilecek zararlardan sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını,
müvekkili şirketin yurt dışı müşterilerin pay piyasası işlemlerinin piyasaya otomasyonla iletimi için davalı şirket tarafından geliştirilmiş olan ...
Yazılımının 21.11.2017 tarihli ve gün içi geçerli olan yüklü miktardaki müşteri emirlerini hatalı şekilde tekrar piyasaya ilettiğini ve müvekkili şirketin bu hatalı iletilen işlemlerden dolayı 482.020,69 TL zararının doğduğunu, bahse konu zararın oluşmasına davalı şirket tarafından geliştirilen yazılımdaki kusurların ve yazılımın olası risklere karşı güvenli bir şekilde tasarlanmamış olmasının neden olduğunu, tüm bu hususların hem şirket içinde yapılan 04.12.2017 tarihli Teftiş Kurulu İnceleme Raporu ile hem de KPMG firması tarafından hazırlanan 27.02.2018 tarihli bağımsız denetim raporu ile tespit edilmiş olduğunu,
buna rağmen işbu zararın ödenmesine yönelik davalı şirket ile yapılan görüşmelerin sonuçsuz kaldığını ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, 482.020, 69 TL zararın 21.11.2017 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, 30.975,00 TL zararın ödeme tarihi olan 28.02.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ... yazılımını ve ... uygulamasını halihazırda aktif olarak kullandığını, davaya konu sorunun müvekkili şirket yazılımından kaynaklanmadığını, mevcut sorunun davacı tarafından yönetilen ve davacının alt yapısı üzerinde çalışan ... uygulamasından kaynaklandığını, ... uygulamasının kaydettiği logların yedeklenerek silinmesinin olağan bir durum olduğunu, yedeklenerek silinen logların eski ve geçmiş kayıtlı loglar olduğunu, ancak ... uygulamasının güncel logları silerek söz konusu zararın doğmasına neden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, taraflar arasında akdedilen 25.06.2013 tarihli "Yazılım ve/veya Doküman Ürünleri Kullanım Hakkının Devri Sözleşmesi" kapsamında davacı şirketin, davalı şirketin sağladığı ... yazılım programı ve buna entegre ... uygulamasının
kullanımı sırasında oluşan zararın, 22.11.2017 tarihinde sistemsel bir arıza sonucu müşteri emirlerinin tekrar
piyasaya iletilmesinden kaynaklandığı,
... uygulamasının 2014 yılından beri kullanıldığı ve bu
süre zarfında benzer bir sorun yaşanmadığı, sistemin normal işleyişinde
herhangi bir aksaklık görülmemiş olduğu, sorunun davacının standart operasyon
prosedürlerinden saparak ... uygulamasını açık bırakması ve ... uygulamasının servis çalışır durumdayken log silme işlemi gerçekleştirmesinden kaynaklandığı, operasyonel süreçlerin doğru yönetilmesi ve sistem güvenliğinin
sağlanmasının davacı kurumun sorumluluğunda bulunduğu,
davacının, olay anındaki sunucu imajının alınması, sistem loglarının
korunması ve iletişim kayıtlarının saklanması gibi temel teknik delillendirme süreçlerini
işletmediği, KPMG raporunun olaydan üç ay sonra, teftiş kurulu raporu ise iki hafta sonra
hazırlanmış olduğu ve bu nedenle olay anındaki teknik durumu tam olarak yansıtmamakta olduğu, özellikle servisin açık bırakılması talimatının davalı firma çalışanından telefonla alındığı
iddiasını destekleyecek çağrı merkezi kaydı veya yazılı belge bulunmamakta olduğu,davacı
kurumun acil durum prosedürlerinin olmaması ve sistem kontrollerinin yetersizliği
nedeniyle gerekli müdahalenin zamanında yapılamamış olduğu, bu durumun sonucunda oluşan
zararın büyümesinin, davacı kurumun operasyonel risk yönetimindeki eksikliklerinden
kaynaklanmakta olduğu, davalı tarafın, davacının zarara uğramasında herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında düzenlenen sözleşme nedeniyle davalı tarafından yazılımı yapılan bilgisayar programından doğduğu iddia edilen zararın tazmini talebine ilişkin olup, uyuşmazlık, doğan zararın nereden kaynaklandığı ve davalının bu zarardan sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1962, K. 2025/7024, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama