KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1969 E., 2025/7021 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1359 Esas, 2025/296 Karar
- Hüküm
- Davanın reddine
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/403 E., 2021/80 K.
Karar Metni
1.024 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında 28.11.2018 tarihinde 960.000,00 TL bedelli ticari araç satış sözleşmesi yapıldığını, taraflar arasında daha önce de ticari ilişki bulunduğunu, davalıya araç kiralandığını, araç satış sözleşmesi gereğince satış bedelinin 150.000,00 TL'sinin ödendiğini, 810.000,00 TL'si için müvekkiline bir miktar altın verildiğini, altının geri istendiğini ve iade edilmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakkın saklı kalmak üzere 50.0000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; 35... plakalı araç satışının noterde düzenlendiğini, araç bedelinin nakit olarak davacıya ödendiğini, 28.11.2018 tarihli sözleşmeyi kabul etmediklerini, aslının ibraz edilmesini talep ettiklerini, sözleşmenin sahteliği ile ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduklarını, 2019/91460 hazırlık no.lu soruşturma bulunduğunu, harcın eksik ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, ticari araç satış sözleşmesi ve suretini sunduğu sözleşmede 35... plakalı araç satışının düzenlendiği, plaka satışının 960.000,00 TL olarak öngörüldüğü, 150.000,00 TL'sinin peşin alındığını, bakiye 810.000,00 TL'nin nakden ödeneceğinin öngörüldüğü, bu belgenin aslının dosyaya ibrazı istenilmesine rağmen taraflarca belge aslı sunulmadığı, İzmir 33. Noterliğinin 29.11.2018 tarihli satış sözleşmesinde ticari plaka ile birlikte araç satışının öngörüldüğü, plaka bedelinin 25.000,00 TL olduğu, araç bedelinin 64.616,00 TL olarak gösterildiği,
bu durum itibariyle araç satışı ve ticari plaka satışının gerçekleştirildiği, dosyaya sunulan ticari araç satış sözleşmesi kapsamında davalıya yemin teklif edildiği, davalının, 35... plakalı aracın satışı konusunda anlaştıklarını, satış bedelinin 800.000,00 TL olduğunu, ödemenin bir kısmını banka üzerinden, bir kısmını noterde elden ödediğini, elden ödediği miktarın 650.000,00 TL olduğunu belirttiği, davacı taraf her ne kadar satış bedelinin 850.000,00 TL olduğunu belirtmiş ise de buna ilişkin olarak ispatı gösterir kayıt ve belgeler sunmadığı ancak taraflar arasında ticari plaka satışı ve araç satışının gerçekleşmiş olduğu,
alacak-borç ilişkisinin doğduğu, davalının yeminli beyanında satış bedelinin 800.000,00 TL olarak belirtildiğinden bu bedel esas alınarak ve 150.000,00 TL'si de peşin olarak ödendiği kabul edilerek davalının bakiye 650.000,00 TL borcunun olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile, 50.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davacının yemin teklifi üzerine "Davalı asile yemin konusu olan dosyada mevcut 28.11.2018 tarihli sözleşmenin taraflarınca yapılıp yapılmadığı ve sözleşme aslının kendisine verilip verilmediği, sözleşme kapsamında belirtilen alacağın 960.000,00 TL olduğu, 150.000,00 TL'lik kısmın peşin ödendiği, bakiye kısmının ödenmediği" hususunda yemin teklif edildiği,
davalının ''dosyada bana göstermiş olduğunuz dosyada mevcut 28.11.2018 tarihli sözleşmeyi yapmadım, sözleşme altındaki imzada bana ait değildir ve bu sözleşmenin aksi olarakta bana asıl sözleşme verilmemiştir, verilmesi de söz konusu değildir, davacı tarafa sözleşmede belirtilen 810.000,00 TL borcum yoktur, böyle bir borçta söz konusu değildir , Davacı taraf ile 35... plakalı aracın satışı ile anlaştık, bu aracın satışı 800.000,00 TL'dir, bu araç için bir kısmını bankadan gönderdim, dekontlarını ibraz edeceğim, bir kısmını da noterden elden ödedim, elden ödediğim miktar tahminime göre 650.000,00 TL civarındadır,
bu araç satışı ile ilgili davacı tarafa borcum yoktur.'' şeklinde yemin merasiminin zapta geçirildiği, dava konusu ticari aracın satım bedelinin kısmen ödenmediği konusundaki ispat yükünün davacı üzerinde bulunduğu, davacı iddiasını yemin dışında ileri sürdüğü delillerle ispat edemediğinden yemin deliline başvurduğu, davalı tarafça 28.11.2018 tarihli 960.000,00 TL bedelli harici ticari araç satış sözleşmesinin ve bakiye borcun kabul edilmediği, yemin altında söylenen sözlerin bölünemeyeceği, buna göre ispat yükünün halen davacıda olduğu, davalının yemin beyanı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacının iddialarını kanıtlayamadığı,
bu durumda davanın reddi yerine yemin merasimi sırasında söylenen sözler bölünerek davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ticari araç satışından kaynaklı bakiye alacak istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Dava, taraflar arasındaki ticari araç satımından kaynaklı bakiye alacağın istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekilince istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu bedelin kısmen ödenmediği konusundaki ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davalı tarafın yemin altında söylenen sözlerinin bölünemeyeceği, bu nedenle davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı, davaya konu ticari aracın 960.000,00 TL'ye sattığını iddia etmiş, davalı ise mahkeme huzurunda verilen yeminli beyanında sözleşmeye konu aracın satım bedelinin 800.000,00 TL olarak taraflarca anlaşıldığını beyan etmiştir. Bu durumda, taraflar arasında uyuşmazlık olmayan tutar 800.000,00 TL olup, davacının öncelikle iddia ettiği 960.000,00 TL tutar davacı tarafça ispat edilemediğinden araç satımına ilişkin bedelin 800.000,00 TL olarak kabulü gerekir.
Bu halde, her iki tarafın anlaştığı husus banka kanalıyla yapılan ve mutabık olunan toplam ödemeler 150.000,00 TL'dir. Davacı taraf bakiye bedelin ödenmediğini, davalı ise bakiye bedelin elden ödendiğini beyan etmiştir.
İzmir 33. Noterliğinin 29.11.2018 tarihli ticari plakalı araç satış sözleşmesi içerisinde araç bedelinin nakden alındığı kaydı bulunduğundan mahkemece dosya kapsamındaki belgelerden 150.000.00 TL bedelin ticari araç satış sözleşmesi tarihinde ödenip ödenmediğinin tespiti gerekir.
Buna göre, mahkemece öncelikle banka dekontlarının getirtilmesi, dekont tarihlerinin ticari araç satış sözleşme tarihi sonrasında olduğunun tespit edilmesi durumunda ise artık ticari araç satış sözleşmesindeki nakden kaydına itibar edilmemesi, bakiye bedelin ödendiği hususu ispat yükü üzerinde bulunan davalı tarafça kanıtlanmalıdır.
Davalı tarafça bakiye bedelin elden ödendiğinin ispat edilmemesi durumunda bakiye alacak noktasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken ispat yükü yönünden Bölge Adliye Mahkemesince hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün, davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1969, K. 2025/7021, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama