İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1974 K.2025/7003

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2025/1974Karar2025/7003Tarih25 Kasım 2025Okuma7 dk · 1.480 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/1974 E., 2025/7003 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Kasım 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Sayısı
2024/1377 Esas, 2025/113 Karar
Hüküm
Davanın usulden reddi
İlk derece mahkemesi
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2024/3 E., 2024/180 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.480 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olan ...'in geçirdiği beyin kanaması sonucu bilincini yitirmesi üzerine, mahkeme ilamı ile kısıtlanıp, eşi ...'in kendisine vasi olarak atandığını, müvekkili şirketin hamiline yazılı hisse senetlerinin tamamının, mahkeme ilamı ile kısıtlının bankanın kiralık kasasında mevcut olduğunu, davacı şirketin 29.03.2019 tarihli genel kurul toplantısında, toplantı başkanının şirketin hamiline yazılı pay senetlerinin tümüne zilyet bulunan kısıtlının vasisinin katılabileceğine karar vermesi üzerine,

diğer kişilerin toplantıyı terk ederek hazır bulunanlar listesini imzalamaktan imtina ettiklerini, bu genel kurul toplantısında ...'in yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, bu kararın tescili isteminin davalı tarafından reddedildiğini, davacı şirketin bu şekilde organsız kaldığını, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesine yapılan başvuru sonucunda verilen kesin karar ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 412. maddesi gereğince davacı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısının yapılmasına karar verildiğini,

mahkemenin atadığı kayyım tarafından yapılan 16.12.2019 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ...'in münferiden temsile yetkili tek yönetim kurulu üyesi olarak seçildiğini, alınan kararın davalı tarafından 13.01.20 20... sayılı kararı ile tek pay sahipliğine ilişkin bildirimin yapılmamış olması ve sicil kayıtlarına göre şirket ana sözleşmesinde halen yönetim kurulu üyesi seçilebilmek için hissedar olma şartının arandığı hususları gerekçesiyle tescil talebinin yerine getirilmesinde tereddüt yaşandığını ve bu kararın kesin tescil edilmeyerek geçici tescil edildiğini, kesin tescil başvurusunun şifahi olarak reddedilip,

yazılı ret cevabı verilmediğini, müvekkil şirketin paylar üzerindeki hak iddialarına dair derdest davalardan aksine bir mahkeme kararı çıkana dek tek pay sahipliğinin olduğunun kabulünün gerektiğini, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/386 E. 2019/907 K. sayılı kararında şirket esas sözleşmesinin ilgili maddesinin tadili hususunun gündeme madde olarak eklenmesi isteminin açıkça reddedildiğini, tescil olunup olunmadığına bakılmaksızın mahkeme kararıyla iptal edilmemiş veya yürütmesi geri bırakılmamış bir genel kurul kararının hukuken ayakta ve geçerli olduğunu,

tescili talep edilen genel kurul kararının dayandığı mahkeme kararının adeta yok sayılarak 16.12.2019 tarihli genel kurul kararının kesin tescilinde duraksandığını, davalının geçici tescilinin kesin tescile dönüştürülmesi gerektiğini ileri sürerek davalının 13.01.20 20... sayılı kararı ile geçici tescil edilmiş bulunan 16.12.2019 tarihli genel kurul kararının kesin tesciline hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, yönetim kurulu üyelerinin genel kurul toplantısına katılmamaları veya somut olayda olduğu gibi toplantı tutanağını imzalamadan toplantıyı terk etmeleri nedeniyle genel kurul kararlarının geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, bu bakımdan TTK'nın 407/2 hükmü uyarınca genel kurulda bir yönetim kurulu üyesinin bulunmaması nedeniyle kararların geçersiz olduğu, bu nedenle tescil edilemeyeceği yönündeki davalı ret gerekçesinin yerinde görülmediği,

davacının şirketin neredeyse bütün hisselerine sahip olması sonucu toplantı ve karar alma yeter sayılarını tek başına yerine getirmesi, yönetim kurulu üyelerinin görev sürelerinin sona ermiş olması nedeniyle zorunlu olarak genel kurulun toplanarak yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesinin gerektiği, aksi takdirde şirketin organsız kalarak infisah riskini taşıması hususları dikkate alındığında, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/386 E. sayılı dosyasında verilen 27.09.2019 tarihli karar sonucu yapılan 16.12.2019 tarihli genel kurul sonunda alınan kararların kesin tescil edilmesinin hakkaniyete,

şirket ve alacaklıların yararına olduğu gerekçesiyle davalının 13.01.2020 tarih ve 9697 sayılı geçici tescil kararına konu, davacı şirketin 16.12.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan "şirketin yönetim kurulu üyeliğine 3 yıl süreyle görev yapmak ve görev süresince şirketi her konuda temsil etmek üzere ...'in seçilmesine" şeklindeki genel kurul kararının ticaret siciline kesin olarak tesciline, kararın tescil ve ilan edilmek üzere davalıya gönderilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Mahkemenin gerekçesinde, davalının kararının şirkete 12.05.2020 tarihinde tebliği/teslim edildiği, davanın 30.03.2020 tarihinde 8 günlük yasal süre içerisinde açıldığının belirtildiği, kararın tebliği tarihinden önce açılan dava ile ilgili davanın yasal süre içerisinde açıldığı kabulünün yerinde görülmediği, öncelikle sicil müdürlüğü tarafından verilen karara karşı tebliğ tarihinden önce açılan davada dava tarihi itibariyle şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirmesi gerektiği, TTK'nın 34. maddesinde;

“(1) İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler. (2) Bu itiraz mahkemece dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır.

Ancak, sicil müdürünün kararı, üçüncü kişilerin sicilde kayıtlı bulunan hususlara ilişkin menfaatlerine aykırı olduğu takdirde, itiraz edenle üçüncü kişi de dinlenir.

Bunlar mahkemeye gelmezlerse dosya üzerinden karar verilir.” hükmüne yer verildiği, ilgililerin ticaret siciline kaydedilecek hususlar ile ilgili başvuruda bulunabilecekleri, başvurunun reddi halinde ise kararın tebliğinden itibaren 8 gün içinde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemelerine dilekçe ile itiraz edebileceği hususunun düzenlendiği, eldeki davada davacının hükümde öngörülen bu süreci işletmeden doğrudan dava açtığından mahkemece davacının hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasının isabetli görülmediği,

dava konusu 13.01.2020 tarihli davalının kararı tebliğ edilmeksizin davanın açıldığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde bu durumu açıkça belirttiği (emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/2123 E., 2022/6066 K. sayılı ilamı), davanın hukuki yarara dair dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın hukuki yarara dair dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davacı şirketin 16.12.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında aldığı kararının, davalı tarafından geçici tescil edilmesinin usulsüz olduğu iddiasına dayalı, 16.12.2019 tarihli genel kurul kararının geçici tescilinin kesin tescile dönüştürülmesi istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 25.11.2025 tarihinde kesin olarak oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞIOY

Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, ticaret sicil müdürlüğünce yapılan geçici tescilin kesin tescile dönüştürülmesi talepli bu davanın TTK m. 34 kapsamında itiraz davası mı yoksa geçici tescile ilişkin TTK m. 32/4 hükmüne göre açılan bir dava mı olduğu buradan varılacak sonuca göre davacının eldeki davayı açmada hukuki yararının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

Uyuşmazlığın çözümü için ilgili kanun maddelerinin ve ilkelerin belirtilmesinde fayda bulunmaktadır. Bu bağlamda belirtmek gerekir ki; tescile itiraz davası “itiraz” kenar başlıklı TTK m. 34 hükmü ile düzenlenmiştir. Bu hükme göre, sicil işlemleri hakkında sicil müdürlüğünce verilen kararlara karşı ilgililer, tebliğden itibaren 8 gün içinde sicilin bulunduğu yerdeki asiye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler.

Geçici tescili düzenleyen “inceleme görevi ve geçici tescil” kenar başlıklı TTK m. 32/4 hükmüne göre ise, çözümü bir mahkeme kararını gerektiren veya sicil müdürlüğünce kesin olarak tescilinde tereddüt edilen hususlar, ilgililerin talep etmesi halinde geçici olarak tescil edilir. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarının ispat edemezlerse geçici tescil silinir.

Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacı şirketin olağanüstü genel kurulunda yönetim kurulu üyeliği seçimine ilişkin alınan genel kurul kararının tescili için TTK m. 28 kapsamında ilgili olan davacı tarafından davalı ... Sicili Müdürlüğüne başvuruda bulunulmuş, Müdürlük ise TTK m. 32/4 hükmü uyarınca geçici tescil yapmış olup geçici tescilin kesin tescile dönüştürülmesi amacıyla davacı görevli ve yetkili mahkemede eldeki davayı açmıştır.

Belirtmek gerekir ki, geçici tescil yapılması halinde ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurmak durumundadır. Aksi halde geçici tescil silineceğinden, somut olay bakımından şirket organsız duruma gelecektir. O nedenle, olaya uygulanması gereken hüküm TTK m. 32/4 hükmü olup davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Zira, itirazı düzenleyen TTK m. 34 hükmünün devreye girmesi, sicil müdürlüğünün sicil işlemlerine (tescil, tadil ve değişiklik) ilişkin talebi ya tamamen reddetmesine ya da kesin tescil işlemini yapmasına bağlıdır. Somut olayda ise tescil işleminin tamamen reddi ya da kesin tescili değil geçici tescil söz konusu olduğundan TTK m. 32/2 hükmü devreye girmek durumundadır.

Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince usul ve yasaya uygun İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve sonuçta davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı kanaatiyle, Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesinin kararının BOZULMASI gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun ONAMA yönündeki görüşüne katılmamaktayım.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1974, K. 2025/7003, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Karşıoy
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1974
Karar No
2025/7003
Tarih
25 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1975 K.2025/5394
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1976 K.2025/6861
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/1977 K.2025/5458
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1977 K.2025/6889
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/1978 K.2025/6769
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1978 K.2025/6742

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.