KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1991 E., 2025/7058 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1647 Esas- 2025/112 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/128 E. - 2021/176 K.
Karar Metni
802 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 2012 yılından bu yana ... markasını taşıyan tekstil makinelerinin bayisi olarak Türkiye içinde satış ve servis hizmeti verdiğini, bu hizmetin bir müddet, (dava dışı) ... Uluslararası Reklam Ürünleri San.Tic.
AŞ'nin üst bayiliği ve davacının da aralarında olduğu 4 bayinin alt bayiliği şekilde yürütüldüğünü, bilahare ... markasının Türkiye pazarına bizzat geldiğini, bu kapsamda (tek hissedar olarak) davalıyı akabinde yine bir süre davacının da aralarında olduğu bayiler aracılığıyla faaliyet gösterdiğini, 2017 Aralık ayına kadar ... markası taşıyan tekstil makineleri ve yedek parçaları, önceleri (dava dışı) ...
A.Ş. eliyle, sonraları ise (davalı) ... tüm ticari faaliyet ise alt bayiler tarafından yürütüldüğünü, Aralık 2017'de davacı bayiliğine son verildiğini, davalının önce herhangi bir haklı sebep bildirmeksizin şirkete yedek parça vermemeye başladığını, diğer bayilerle bayilik ilişkisini sürdürürken müvekkilini dışladığını, davacının servis hizmeti verebilmesi için lazım olan yedek parçalar için diğer bayilere yönlendirildiğini, 11...
Aralık 2017'de davalı tarafından gönderilen iki ayrı mailde bu durumun yazılı olarak dile getirildiğini, davalı tarafın bu uygulaması için haklı veya haksız hiçbir sebep göstermediğini, müvekkilinin ... markasının tanınmasına, bilinmesine ve yayılmasına katkı sağladığını, bu sebeple portföy tazminatına hak kazandığını, diğer bayilerin bayiliklerinin devam ettirilmesi,
desteklenmesi ve müvekkilinin de bu bayilere yönlendirilmesinin ağır haksız rekabet ortamı oluşturduğunu, haksız rekabet teşkil eden bu eylemler nedeniyle davacının zarara uğradığını, davalı şirketin bayi olarak belirlediği AIT Bilgisayar ve Digimania isimli şirketlerin de bu müşterilere, “tekstil boyalarını kendilerinden almamaları halinde, artık servis hizmeti vermeyecekleri” yönünde beyanda bulunduklarını, davalının eylemlerinin hem haksız fiile hem de haksız rekabete neden olduğunu ileri sürerek haksız rekabete yönelik eylemlerin engellenmesine, durdurulmasına ve tecavüz neticesi doğuran fiillere son verilmesine,
portföy bakımından oluşan zararın tazmini amacıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın bayilik ilişkisinin sona erdirildiği tarihten itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte, davalının, ayrımcılık ve haksız rekabete yönelik eylemleri nedeniyle oluşan zararın tazmini amacıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi olmak üzere 150.000,00 TL'nin eylem tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında acente, bayilik, tek satıcılık vb. bir ilişkinin bulunmadığını, davacının bayi değil, rakip konumunda olduğunu, yedek parça satışının engellendiğine ilişkin iddiaların asılsız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebi ile portföy tazminatı talebi bulunduğu, davacının, taraflar arasında bir bayilik ilişkisinin bulunduğu ve bu ilişkinin davalı tarafından ihlal edildiğini geçerli delillerle ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında mevcut e-posta yazışmalarından, faturalardan davacıya bayilik veya distribütörlük verildiği kanısını oluşturacak düzeyde bir delile rastlanılmadığı, davacının, davalının bayisi ve/veya distribütörü (tek satıcısı) olduğu yönündeki iddiasını ve münhasır satış yetkisi verildiğini ispat edemediği,
davacı tarafından bu yönde herhangi bir geçerli delil sunulmadığı gibi dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında, davacı ile dava dışı ... şirketi arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının ürünlerini bu şirketten temin ettiği, bu bakımdan davacının, taraflar arasında bayilik ilişkisi bulunduğu ve bu ilişkinin davalı tarafından ihlal edildiği yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, taraflar arasında bayilik ilişkisinin bulunduğu kabul edilse dahi davacıya tekel hakkı tanınmış olduğuna ilişkin somut bir delil bulunmadığından,
sözleşmenin sona ermesinden sonra da davacının önemli ölçüde kazandırmış olduğu müşteri kitlesinin davalıyla iş yaptığına ilişkin bir delile de rastlanmadığından portföy tazminatı talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, distribütörlük (bayilik) sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı portföy tazminatı alacağının tahsili ile haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1991, K. 2025/7058, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama