KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/1993 E., 2025/7135 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/145 Esas, 2025/164 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2023/332 E., 2024/512 K.
Karar Metni
651 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının babasının 1982 tarihinde kurduğu “...
Banyo Kazanları, Soba ve Kaynak İşleri” unvanlı esnaf işletmesini bu marka ve unvan ile bugüne dek sürdürdüğünü, işyerinin bir süre önce babası tarafından davacıya külli olarak devredildiğini, halen banyo kazanı imalatı, güneş enerjisi tamir ve bakım işleriyle iştigal ettiğini, davacı ve babasının “...” markasını 1982 yılından beri aralıksız olarak ve fiilen kullandığını, resmi kurum ve kuruluşlara bu unvanla bildirimde bulunduğunu, iş yerinin tanıtıcı etiketlerini bu unvanla bastırdığını ve kullandığını, davacının ... markasını piyasada tanınır hale getirdiğini,
... markası davacı adına tescil edilmemiş ise de davacının uzun süredir markayı sektörde fiilen ve aralıksız olarak kullandığını, ... markasının gerçek hak sahibinin davacı olduğunu ileri sürerek davalı adına 11. mal ve hizmet sınıfında tescilli 2021/03258 tescil sayılı “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu "..." markasının davalı tarafından fiilen çok uzun yıllardır kullanıldığını, davalıya dedelerinden yadigar olan ve uzun yıllardır ticari faaliyetlerine devam eden ''...'' isminin babası tarafından davalıya devredildiğinde davalının da uzun yıllardır kullandıkları ''...'' ismini derhal tescil ettirdiğini, davacının daha önce tescil başvurusu yapmadığını ayrıca davacının kesmiş olduğu faturalarda her seferinde başka isimler kullandığını, ... ibaresini markalaştıramadığını, kaldı ki faturaların ispata elverişli olmadığını, her zaman düzenlenebilecek belgelerden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükümsüzlüğüne karar verilmesi istenen 2021/03258 tescil sayılı ... markasının 11. hizmet sınıfında 21.06.2021 tarihinde davalı adına tescil edildiği, celp edilen kayıtlara göre Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde davacı adına bir ticari işletme kaydının bulunmadığı, ayrıca ilgili esnaf odasında da davacının kaydına rastlanmadığı, vergi dairesi kayıtlarına göre davacının 17.01.2022 tarihinde termosifon, şofben, banyo kazanı vb. bakımı ve onarımı alanında işe başladığı,
gerçek hak sahipliği iddiasında bulunan davacının dosyaya sunduğu delillerin davacının dava dışı babası ...'in ticari faaliyetine ilişkin olduğu, ...
Banyo Kazanları İmalatı- ... ibaresinin davacı tarafça sunulan belgelerde markadan daha ziyade iş yeri adı ve unvanı olarak kullanıldığı, söz konusu belgelerdeki kullanımın markasal bir kullanım olarak kabul edilemeyeceği, davacının markayı sektörde aralıksız ve yoğun şekilde kullandığını ortaya koyamadığı, ayrıca davacının markayı piyasada tanınır hale getirdiğine dair iddianın da ispat edilemediği, yeterli görülen bilirkişi raporunda yapılan tespitler de dikkate alındığında somut olayda markanın hükümsüzlüğü koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının markasının tescilinin kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından, yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal olarak kullanıldığı ve bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırıldığı hususlarının ispat edilemediği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde tüm dosya kapsamı uyarınca İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/1993, K. 2025/7135, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama