KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2019 E., 2025/6931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/506 Esas, 2025/41 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
- Sayısı
- 2023/303 E., 2024/33 K.
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacılardan ... ile davalı arasında yapılan emlak alım satımı aracılığı sözleşmesi ile Ankara ili .... ilçesi ...Köyü 1 37... parsel, 1 43... parsel, 2 03... parsel ve 1 97... parsel sayılı taşınmazların hissedarları ile görüşülerek satımına aracılık etmek, davalı adına satım akitlerini vekaleten alıcı olarak yapmak ve tüm bu işlemleri takip etmek üzere sözleşme yapıldığını,
taşınmazların maliklerinin çok sayıda olması nedeniyle her malik hissedar ile şehiriçi ve şehirdışı olmak üzere adreslerinde görüşülerek bu kişilerin hisselerini bir kısmından vekaletname toplayarak bir kısmının da bizzat satışa iştirak ettirmek sureti ile davalı adına satın alındığını ve tapuda resmi satış akitlerinin tamamladığını, taşınmazların satım hazırlığı sırasında hissedarlara dağıtılmak üzere davacı ...’e davalı tarafından verilen satış paralarının karşılığında teminat olarak borçlusu ... ve ... olan dava konusu bonoların davalıya teslim edildiğini,
davacıların sözleşme konusu olan edimlerini kusursuz ve tam olarak yerine getirdiklerini ancak davalının ihtara rağmen dava konusu bonoları iade etmediğini ileri sürerek dava konusu bonoların iptali ile davacıların bonolar nedeniyle 605.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; anlaşma gereğince hisse bedellerinin davacılara nakit olarak ödendiğini, sözleşmeye istinaden alınacak hisselere karşılık davaya konu bir takım senetlerin teminat olarak alındığını ancak davacıların taahhüt etmiş olduğu ve bedelini aldığı hisselerin tamamının devrini sağlayamadığını, devir yapılanlarda ise hacizler ve şerhler olduğunu, davacıların anlaşmaya aykırı olarak taahhüt ettikleri hisselerin sorunsuz devrini sağlayamadıklarından senetlerin bedelsiz kalmadığını, davaya konu senetler dışında da yine davacılara borç olarak ödemeler yapıldığını savunarak davanın reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetinden rapor alındığı, bilirkişi raporunda davaya konu edilen emlak alım satım sözleşmesindeki dört adet taşınmazda .... ve....'nin ayrı ayrı hisselerinin olduğu, intikallerinin yapılarak hisselerin davalı ...'a satıldığı, bonolarda hangi taşınmaz ve hangi hisselerin devrine dair olduğu hususunda bilgi bulunmasa da adı geçen hissedarların bütün taşınmazlarda hissedar olması nedeniyle düzenlenen bonoların ilgili taşınmazların her birindeki hisse karşılığı olduğu,
taşınmazlarda murislerin mirasçılarına intikal yapılarak payları oranında davalıya devrinin sağlandığı, yapılan devirler sonrasında davalının taşınmazlardaki pay oranının sözleşmede kararlaştırılan pay oranından fazla olduğu dikkate alındığında sözleşme gereği davacıların yükümlülüklerinin yerine getirmiş olduğu, davaya konu senetlerin bedelsiz kaldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıların senetler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu bonoların iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporunda davacıların sözleşmede öngörülen edimlerini yerine getirdiğinin tespit edildiği, kaldı ki davacılardan senette aval veren olan davacı ...'in zamanaşımına uğrayan senetten dolayı sorumluluğunun bulunmadığı, nispi vekalet ücreti takdirinin yerinde olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kambiyo senedine dayalı olarak açılan menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükümde 07.05.2013 tanzim, 07.07.2013 vade tarihli, 170.000,00 TL bedelli bononun vade tarihinin 02.07.2013 olarak yazıldığı, 03.06.2013 tanzim, 07.07.2013 vade tarihli, 135.000,00 TL bedelli bononun vade tarihinin 02.07.2013 olarak yazıldığı, 03.05.2013 tanzim, 07.07.2013 vade tarihli, 120.000,00 TL bedelli bononun vade tarihinin 02.07.2013 olarak yazıldığı anlaşılmışsa da bu hususun maddi hataya dahil olup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına,
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2019, K. 2025/6931, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama