KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/2025 E., 2025/4094 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/688 E., 2025/702 K.
- İlk derece mahkemesi
- Banaz 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Tic. Mahk. Sıft.
- Sayısı
- 2024/5 E., 2024/71 K.
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı kooperatifinin 14. sırasında kayıtlı taşıyıcılık sırasını istediği anda geri vermek kaydıyla davalı ...'a devrettiğini, bu durumdan zamanın kooperatif başkanı ve bir takım kooperatif üyelerinin de haberdar olduğunu, bir süre sonra davalı ...'a ulaşamadığını, her iki davalıya da ihtar çekildiğini, davalı ...'ın ihtara cevap vermediğini, diğer davalı kooperatifin kayıtlarında davacı adına rastlanmadığı,
davalı ...'ın ise taşıma sırasını sattığını belirten cevap verdiklerini, ilk kuruluştan itibaren defter kayıtlarının getirtilerek davacı adına bir kaydın olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek; kooperatif üyeliğinin tespitine olmadığı takdirde bilirkişi inceleme ve araştırması sonucu belirlenecek tazminatın davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, davacının kooperatifte hiçbir kaydı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2-Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddiasını 15.7.2004 tarihli belgeye dayandırdığını, sözleşme tarihinden itibaren yaklaşık 14 sene geçmiş olup davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının kooperatif sırasının kullanımı konusunda tarafına teklifte bulunduklarını, bu sırayı hiç kullanmadığını, taşıma yapmadığını, yılar içerisinde davacı tarafından sıranın geri alınması konusunda talepte bulunulmadığını, davacının kooperatif sırasının değer kazanması üzerine bu şekilde kendisi aleyhinde dava açmasının ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, bu konudaki taleplerini kooperatife yöneltmeleri gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.07.2004 tarihli sözleşme ile davacının kooperatif sırasının davalı ...'a devredildiği, davalı ...'ın devirle birlikte 2013 yılında üyeliği devrettiği tarihe kadar kooperatif üyesi niteliğine haiz olduğu, davacının sözleşmenin niteliği itibariyle geçici kullanım yetkisi veren bir sözleşme olduğunu iddia etmiş ise de, bu yöndeki düzenlemenin iç ilişkide sözleşmenin tarafları davacı ile davalı ... arasında hüküm ifade edebileceği, davalı kooperatif açısından hüküm ifade etmeyeceği, kooperatif üyeliğinin tespiti yönünde açılan davanın dinlenmeyeceği, tazminat isteminin ise zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kooperatife ait defter ve kayıtların sunulması için muhtelif tarihlerde davalı kooperatife süre verildiğini, davalı kooperatifin değişik dosya numarası verilerek mahkemeyi oyaladığını, muris tarafından duruşmada ibraz edilen üye kayıt defterinin 14. sırasında kayıtlı olduğu, hazirunda isim ve imzasının bulunduğu belge fotokopisine kooperatifin açıklama getiremediğini, davacının üyeliğinin yok sayılmasının hukuka aykırı olduğunu, tanıkların davacının kooperatifle ilişkisini hiçbir şekilde kesmediğini beyan ettiklerini, mahkemenin yeterli inceleme ve araştırma yapmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinin tespiti olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ileri sürülen temyiz sebeplerine göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2025, K. 2025/4094, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama