KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2166 E., 2025/7122 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1668 Esas, 2024/1477 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/183 E., 2020/230 K.
Karar Metni
1.013 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankanın müşterilerinden olan davalı ... Tarım ... Ltd. Şti.’ye diğer davalılar ... ve ...’ın müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesine dayalı olarak kredi kullandırıldığını, davalı şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine hesap kat ihtarının keşide edildiğini, davalı tarafın ihtarnameye itirazda bulunmadığını, sonrasında borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucunda durduğunu ileri sürerek davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ekonomik kriz nedeniyle davalıların zor durumda kaldıklarını ve ödemelerini zamanında gerçekleştiremediklerini, bu durum dikkate alınmadan yapılan takibin kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların itirazlarının haksız olduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalıların Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2019/1190 E. sayılı dosyasında 510.308,59 TL asıl alacak, 3.419,40 TL işlemiş %16,08 akdi faiz, 5.926,95 TL işlemiş %32,16 temerrüt faizi, 296,34 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 519.951,28 TL alacağa yönelik itirazlarının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %20'si oranında 103.990,25 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalılardan 510.308,59 TL asıl alacak, 3.419,40 TL işlemiş akdi faiz, 5.926,95 TL işlemiş temerrüt faizi, 296,34 TL temerrüt faizinin BSMV'si olmak üzere toplam 519.951,28 TL alacağının bulunduğu, fiilen uygulanan ve davacının talep edebileceği temerrüt faiz oranının %32,16 olduğu,
davacı yanca dava konusu kredi yönünden fiilen uygulanan temerrüt faizi oranının daha yüksek olduğuna dair delil sunulmadığı gibi bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda dava konusu krediye fiilen uygulanan faiz oranının davacının iddia ettiği gibi %64 olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığı, İlk Derece Mahkemesince ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediği,
bununla birlikte kamu düzenine aykırılık halinde bunun re'sen gözetileceği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297/2. maddesi "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesini içerdiği, hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu,
talebi aşar şekilde hüküm kurulmasının yasaya aykırılık teşkil edeceği, itirazın iptali davalarının takibe sıkı sıkıya bağlı olup takipte istenilmeyen bir miktara hükmedilemeyeceği, davacı bankanın icra takibinde taksitli ticari kredi borcu nedeniyle 512.317,44 TL asıl alacak, 28.273,37 TL işlemiş temerrüt faizi %64, 1.413,67 TL BSMV olmak üzere toplam 542.004,48 TL alacağın tahsilini talep ettiği, asıl alacak tutarına %64 oranında temerrüt faizi işletilmesini istediği, talepten anlaşılacağı üzere davacının icra takibinde talep ettiği işlemiş faiz temerrüt faizi olup ayrı alacak kalemi olarak işlemiş akdi faiz talebi bulunmadığı,
mahkemece davacı yanca takipte talep edilmeyen akdi faiz kalemi 3.419,40 TL işlemiş akdi faiz olarak toplam alacağa dahil edilerek hüküm kurulduğu, talep aşımının re'sen gözetilmesi gerektiği, davacının takipte ayrı işlemiş akdi faiz alacak kalemi talebi bulunmadığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporundaki işlemiş akdi faiz hesabı esas alınarak toplam 3.419,40 TL işlemiş akdi faiz miktarının da alacak miktarına dahil edilmesinin HMK'nın 26. maddesi uyarınca talep aşımı niteliğinde olduğu,
takip talebinde asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren %64 oranında temerrüt faizi işletilmesi talep edilmesine ve fakat mahkemece takip konusu alacak yönünden uygulanması gereken temerrüt faiz oranının %32,16 olduğunun gerekçede ve hükmün 1 no'lu bendinin 2.satırında kabul edilmesine rağmen hükmün 1 no'lu bendinin 4. satırında "itirazlarının iptali ile takibin devamına" denilmek ve asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faiz oranı açıkça yazılmamak suretiyle takip tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faiz oranının % 64 olduğu sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması infazda tereddüte neden olacak
nitelikte olduğundan HMK'nın 297/2. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kamu düzeni gözetilerek hükmün bu nedenle de kaldırılması gerektiği, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davalıların Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2019/1190 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile,
takibin 510.308,59 TL asıl alacak, 5.926,95 TL işlemiş %32,16 temerrüt faizi, 296,34 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 516.531,85 TL üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %31,16 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 oranında BSMV yürütülmesine, hükmedilen tutarın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 103.306,37 TL'nin davalıdan tahsil ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Davalılar Temyizi Bakımından İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmiş olup, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davalılar vekilinin istinaf yoluna başvurmaması sonucunda İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar açısından kesinleşmiş olup, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında değerlendirilme imkanı olmadığından anılan davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davacı Temyizi Bakımından HMK'nın 366. maddesi yollamasıyla katılma yolu ile temyiz bakımından kıyas yolu ile uygulama bulan 348/2 hükmü uyarınca, istinaf yoluna başvuran bu talebinden feragat eder ya da talebi Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esasa girilmeden reddedilirse, katılma yoluyla başvuranın talebinin de reddedileceği düzenlenmiştir. Belirtilen madde hükmü gereğince yukarıda belirtildiği üzere esasa girilmeden davalılar vekilinin temyiz isteminin reddine karar verildiğinden, davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2166, K. 2025/7122, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama