KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2025/2169 E., 2025/5589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/362 E., 2024/1798 K
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/132 E., 2023/765 K.
Karar Metni
930 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 2012 yılı Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesinin (11.1.16.) maddesine istinaden 23.03.2018 tarihli borç tablosuna göre asıl alacak tutarı 384.000,00 TL ve işlemiş faiz tutarı 112.201,64 TL olmak üzere toplam 496.201,64 TL cezai şart borç kaydının davalı Kurum tarafından oluşturulduğunu, kesintinin ilk taksidi olan 49.781,16 TL'nin müvekkili şirketin hakedişinden tahsil edildiğini, geriye kalan 446.420,48 TL'nin de tahsil edileceğinin bildirildiğini ileri sürerek; hak ediş kesintisi yapılması halinde kesilen miktarların tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; dava konusu cezanın dayanağı müfettiş raporunun düzenleme tarihinin 2011 olduğunu, onaylanmasının ve işlemlerin tamamlanmasının 2014 yılını bulduğunu, 2012 yılında sağlık hizmeti alım sözleşmesi uygulandığını, sözleşme sonucu yapılan mutakabatın taraflarca kabul edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 16.07.2020 tarihli kararıyla; bilirkişi heyetinden alınan rapor doğrultusunda, cezai şartın 96 hasta takibinin yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterilmesi üzerine uygulandığı, davacı tarafından verilen bu karara 2009 yılı sözleşme hükmünün uygulanmasını talep edildiği halde 2012 tarihli satın alma sözleşmesine göre işlem yapıldığı,
hastalara belirtilen işlemlerin yapılmamasından dolayı uygulanan cezai şarta davacı tarafından talep edilen 2009 yılı sözleşme hükmünün uygulanması gerektiği, buna göre davacı hastaneye sunulmayan hizmet bedeli olan 10.357,73 TL'nin 5 katı olan 51.788,65 TL cezai şartın uygulanmasının yerinde olduğu gerekçesiyle;
davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından davacı hakkında 29.12.2011 tarihli teftiş kurulu raporuna dayanarak kesilen toplam 496.201,64 TL cezai şartın, 444.421,99 TL'sinin yerinde olmadığının tespiti ile tahsil edilmiş ise tahsil tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 02.02.2022 tarihli kararıyla; cezai işlemin dayanağı olan SGK Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanlığınca düzenlenen soruşturma raporunda;
davacı Tıp merkezinin mesul müdürü olan dava dışı Dr. B. A., dava dışı Dr. S. T. V. dava dışı Dr. G.
E. ile ilgili olarak suç duyurusunda bulunulması gerektiğinin bildirilmesi karşısında, bu hususta soruşturma yapılıp yapılmadığı belirlenmeden ve eldeki davaya etkisi tartışılmadan hüküm kurulduğu, soruşturma veya davanın bulunduğunun anlaşılması halinde bu hususun bekletici mesele yapılması gerektiği, davalı Kurum sigortalısı hastalar/yakınları ile gerçeğe aykırı düzenlendiği iddia edilen muayene kayıtları/reçetelerde isimleri yazılı olan doktorların tanık sıfatı ile dinlenmeleri, dava konusu işleminin dayanağı olan, dava dışı davalı Kurum sigortalılarının, davacı şirket hastanesinde muayene olup,
olmadığının tespiti sureti ile her bir işlem yönünden kanun yolu denetimine elverişli rapor alınması gerektiği, bilirkişi heyetinin kesinti işlemine esas tetkik ve tedavi işlemlerinin uygulandığı uzmanlık alanlarından oluşturulmadığı ve raporun bu haliyle yetersiz olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı hastanenin yöneticisi ile işlemleri yapan doktorlar aleyhine başlatılan soruşturma sonucu hakkında dolandırılıcılıktan dolayı açılan ceza davası sonucunda yeterli delil bulunmaması nedeniyle beraatlerine dair verilen kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, davacı tarafından ceza dosyasında ifadesine başvurulan hastaların dosyaya sunulan ifadeleri yeterli olduğundan yeniden ifadelerine başvurulmadığı,
konusunda uzman bilirkişilerden oluşan heyetten alınan rapor doğrultusunda, davalı Kurumun müfettiş raporunda belirtilen 51.788,65 TL cezai işlemi uygulamadığı, bunun yerine 2012 yılı sözleşmenin (11.1.16) maddesine göre 96 ayrı işlemle ilgili olarak 384.000,00 TL cezai işlem uyguladığı, davacı hastaneye, müfettiş raporunda önerilen 51.788,65 TL'lik cezanın, 2012 yılı sözleşmesine göre revize edilmiş hali olduğu ve farklı bir cezai işlem olmadığı,
kadın hastalıkları bölümünden fatura edilen 91 hastaya yapılan işlemlerin faturalandırılmasının uygun olup bu hastalar ile ilgili olarak 2012 yılı sözleşmesinin (11.1.16) maddeleri uyarınca uygulamaya konulan 364.000,00 TL'lik cezai işlemin yerinde olmadığı, göz hastalıkları bölümünden 5 hastaya fatura edilen işlemler yönünden de aynı madde uyarınca 20.000,00 TL cezai işlem uygulamasının uygun olacağı kanaatine varıldığı gerekçesiyle;
davanın kısmen kabulüne, davalı Kurum tarafından davacıya kesilen 496.201,64 TL cezanın, 364.000,00 TL asıl alacak ve 106.359,64 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 470.359,64 TL'sinin yerinde olmadığının tespitine, yapılan kesintinin davacıya dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte iadesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; dava konusu kesinti işlemine davacı tarafça itiraz süresi olarak 5 iş günü içinde herhangi bir itirazda bulunulmaması nedeniyle kesintinin kabul edildiğini, yapılan kesintinin mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe ve Değerlendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesine aykırılık iddiası ile davalı Kurum tarafından uygulanan cezai şart işleminin iptali ve alacak istemine ilişkindir.
Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, davalı Kurumca uygulanan cezai şart ve kesintilere ilişkin hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun; taraflar arasındaki sözleşme maddeleri, SUT hükümleri ve ilgili diğer mevzuata göre her hasta bazında gerekçeleriyle birlikte değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve Kurum işlemlerinin yerinde olup olmadığına dair tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, denetimine uygun olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/2169, K. 2025/5589, 24 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama