KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2194 E., 2025/7816 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1853 Esas, 2025/324 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
582 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin inşa edilen konut sitesi dahilinde ... Bloktan 204 adet ve ... Bloktan 106 adet olmak üzere toplam 310 adet bağımsız bölümü gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalıya sattığını, davalı şirketin yapacağı ödeme planının sözleşmede kararlaştırıldığını ancak davalı şirketin son taksit ödemesini zamanında ifa etmediğini, bunun üzerine müvekkil şirketin takip başlattığını, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak herhangi bir gerekçe göstermeksizin ödeme emrine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, gayrimenkul satış sözleşmesi uyarınca gayrimenkullerin satışının gerçekleştirildiğini ve belirlenen vadelerde ödemelerin yapıldığını, müvekkil şiıketin sözleşmeden kaynaklanan edimlerini ifa ettiğini ve davacı şirkete gerekli ödemelerin vadesinden önce yapıldığını, sözleşme hükmünün "erken ödeme yapılması halinde, (faizsiz olarak kapak sayfasında belirtilen tarihe kadar ertelenmiş olan tutar / tutarlar hariç olmak üzere) Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gereği satıcı tarafından gerekli faiz indirimi yapılacaktır' hükmünü havi olduğunu, müvekkil şirket tarafından yapılan erken ödemeler sebebiyle davacının davaya konu edebileceği bir alacağının kalmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanmış olan sözleşmenin tüm hükümleri incelendiğinde erken ödemeye dair herhangi bir hüküm ihtiva etmediği, yapılacak bir erken ödemenin sonuçlarına, indirim yapılıp yapılmayacağına dair bir protokolün de olmadığı, erken ödeme durumunda nasıl bir yöntem ile ne miktarda bir indirim yapılacağının da belirsiz olduğu, davalının savunmasını dayandırdığı sözleşmenin 4.10. maddesinin faizsiz olarak belirlenen tutarın erken ödemeden etkilenmeyeceği hususunu düzenlemiş olduğu,
anılan düzenlemenin satıcının faiz ve komisyon aldığı durumlarda ödenen miktara göre indirim yapılması durumunu ihtiva ettiği, taraflar arasında düzenlenen satış şeklinin "faizsiz satış sistemi" olarak tanımlandığı yani erken ödeme indiriminin satım bedelinin taksitlere faiz uygulanması halinde cari olacağı, taksit miktarlarına faiz yansıtılması gibi bir durum mevcut değil iken yansıtılmayan bir faizin indirilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesi ile icra takibinde faizli alacaklarda faizin miktarı ile işlemeye başladığı günün açık şekilde belirtilmesinin zorunlu olduğu da gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,
hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hukuki niteliği itibariyle, taşınmaz satış sözleşmesinden doğan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılmış olan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2194, K. 2025/7816, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama