KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2200 E., 2025/7110 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/57 Esas, 2025/290
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/298 E., 2022/258 K.
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait 2019/134892 sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusuna karşı müvekkili tarafından 2018/..., 2015/86283, 2013/75301, 2013/39867, 2013/12828, ... numaralı markalarına dayanılarak gerçekleştirilen itirazın nihai olarak dava konusu TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile reddedildiğini, oysa itiraza konu markada yer alan "..." ibaresinin, markanın tescil edilmek istendiği hizmetler bakımından ayırt ediciliği zayıflamış bir ibare olduğunu ve müvekkilinin tanınmış olduğu spor sektörünü işaret ederek tüketiciler tarafından karıştırılma ihtimalini de artırdığını,
markanın müvekkili markalarının taklit edilmesi suretiyle oluşturulduğunu, ... ibaresini müvekkilinin "..." markasını içerisinde barındırdığını, davalının “Italic” logosunu gören herkesin aklına ilk olarak müvekkilinin markalarının geleceğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, dava konusu marka başvurusunun tesciliyle müvekkiline ait "..." ibareli markaların garanti ve reklam gücünden yararlanılarak haksız bir ticari değer kazanılacağını ve bu şekilde müvekkili şirkete ait markanın itibarına zarar verileceğini, Kurum'un ilgili tüketici kitlesine dair değerlendirme yapmadığını,
müvekkiline ait marka ve seri markaların orijininin "...." ibaresinin baş harflerinden oluştuğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 08.09.2021 tarih ve 2021/M-6756 sayılı kararının iptaline, 2019/134892 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde benzer olmadığını, sunulan bilgi ve belgelerin, itiraz eden davacı şirkete ait markaların Türkiye'de tanınmışlık düzeyine ulaştığı sonucuna ulaşmak için yeterli bulunmadığını, başvuru ve dava dilekçesinde kötüniyet iddiasını destekler nitelikte yeterli delil sunulamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının anlamsal olarak birbirinden farklı olduğunu, "..." ibaresinin uzun, büyük anlamına geldiğini, "..." ve "..." ibarelerinin muadil olmadığını, davacının 1997 yılından beri dünya çapında tanınan "...." markasından esinlenerek M harfi ile C harfi arasına A harfi ekleyerek kendi markasını oluşturduğunu, markalardaki “...” kelimesinin günümüzde toplum nezdinde sıkça kullanıldığını, davacıya özgülenemeyeceğini, markalar arasında biçim renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek bir benzerlik olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının başvurusunda yer alan 41. sınıf hizmetler ile davacının redde mesnet 2011/95998, 2013/12828, 2013/39867, 2013/75301, 2014/11208, 2015/862 83... /... tescil numaralı "...", "macfitness", "macfitlog", "... spor kulübü", " ...!", "...", "...?" ibareli markaların kapsamında kalan 41. sınıf hizmetlerin aynı, aynı tür olduğu, redde mesnet 2011/1...tescil numaralı ve “..." ibareli marka ile 2011/105356 tescil numaralı "...” ibareli markaların 35. sınıfta tescilli olduğu, dolayısıyla mal ve hizmet benzerliği koşulunun sağlanmadığı,
davalıya ait ... numaralı “..." ibareli marka ile davacı markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacı markalarının tanınmışlığına ilişkin iddiaların ispatına elverişli delil ibraz edilmediği, YİDK kararının yerinde olmadığı ve iptali şartlarının oluştuğu, davaya konu markanın hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2021/M-6756 sayılı kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu markanın tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu " .... " ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." asli unsurlu markaları arasında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markalarda "fit" kelimesine ortak olarak yer verildiği, başvuruda kullanılan sair kelime unsurlarının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı,
geneline hakim olan tertip tarzının da bir bütün olarak davalı markasını davacının itirazına mesnet markalarına yakınlaştırdığı, dava konusu markanın kapsamındaki hizmetlerin de davacıya ait markaların kapsamında aynen yer aldığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E. 2014/11-696, K. 2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan bilirkişi raporuna ilişkin itirazların yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka başvurusuna itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2200, K. 2025/7110, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama