KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2232 E., 2025/6838 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1708 Esas, 2025/33 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/59 E., 2024/317 K.
Karar Metni
705 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
İstanbul 20. İcra Dairesi'nin 2022/32172 E. numaralı icra takibine dayanak belgenin sahteliğinin tespitini, borçlu olmadıklarının tespiti ve söz konusu icra dosyasına ilişkin tüm haciz vb. işlemlerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini ileri sürerek işbu borçtan kurtulma davasının ön şartı mahiyetindeki %15 oranındaki teminat tutarının belirlenmesine, davacının borçlu olmadığının tespitine, davalılar aleyhine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) ilgili maddeleri uyarınca %20'den aşağı olmamak üzere tazminata ve diğer ilgili tüm ceza ve tazminatlara hükmedilmesine,
davacının borçlu olmadığının tespiti ile birlikte, İstanbul 43. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/667 E. sayılı dosyasında davacı aleyhine hükmedilen para cezası ve tazminatın ödenmesine yer olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; adi yazılı ödeme taahhüdüne ilişkin belge aslı üzerinde uzman bilirkişiler marifetince yeniden rapor tanzimini talep ettiklerini, takip dayanağı adi senedin sözde sahteliğine dair herhangi bir tespitin, raporun veya mahkeme kararının bulunmadığını, aksine Adli Tıp raporunda belgenin sahte olmadığı, imzanın davacı/borçlunun eli ürünü olduğu, belgedeki imzanın ıslak mürekkepli kalem vasıtasıyla, borçlu tarafından yüzeye elle atılmış bir imza olduğu, sair yöntemlerle belgeye aktarılmış bir imza olmadığı,
adi senette herhangi bir düzeltme, müdahale veya tahrifat bulunmadığını savunarak davanın reddine, alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve diğer gerekli tüm ceza ve tazminatlara hükmedilmesine, İstanbul 43. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/667 E. sayılı dava dosyasında borçlu aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı ve para cezasının tahsili ile davalıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile görülmekte olan işbu davanın ön inceleme duruşmasında verilen ara karar ile İİK'nin 69. maddesi uyarınca belirlenen bedelin depo edilmesi hususunda kesin süre verilmiş ise de emsal istinaf ve Yargıtay ilamı gerekçeleri doğrultusunda yasal olarak düzenlenmiş ve kesin nitelikte sürelere ilişkin olarak hakim tarafından yeniden süre verilmesinin mümkün olmadığı, işbu borçtan kurtulma davasında, davacı tarafından ilk duruşma gününe kadar yasal olarak belirlenen depo bedelinin yatırılmadığı,
sabit olduğundan özel dava şartı niteliğine haiz koşulun dosya kapsamında oluşmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiği, İİK'nin 69/5. maddesi "Borçtan kurtulma davasında haksız çıkan taraf, dava veya hükmolunan şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere münasip bir tazminatla mahkum edilir" hükmüne haiz olmakla tazminat istemleri yönünden dosyanın yapılan incelemesinde davanın usulden reddine karar verilmesi ve dosyanın esastan incelemesinin gerçekleştirilmemesi,
tarafların haklılık durumlarının esasa girilerek değerlendirilmemesi nedenleriyle davalı tarafın icra inkar tazminatı istemi ile İİK'nın 69/5. maddesi uyarınca tazminat istemlerinin reddine dair karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine, davalı tarafın icra inkar tazminatı istemi ile İİK'nın 69/5. maddesi uyarınca tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava şartı olan teminat gösterilmesi hususu süresinde yerine getirilmediğinden yasal düzenleme gereği davanın bu sebeple reddi gerekli olup davaya İİK'nın 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davası olarak devam edilmesine olanak bulunmadığı, davanın usulden reddi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, İİK'nın 69. maddesine dayalı borçtan kurtulma davası olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2232, K. 2025/6838, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama