KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2265 E., 2025/7056 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1510 Esas, 2025/386 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/104 E., 2022/14 K.
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil markasının 1967 yılında yaratıldığını ve davacının Amerika Birleşik Devletlerinin en büyük perakende satış mağazalarından biri olduğunu, müvekkilinin ... esas unsurlu ve at üzerindeki ... oyuncusu figürlü markaları bulunduğunu, davacıya ait markalar ile davalının tescilli markalarının benzer olduğunu ve aynı emtiaları kapsadığını, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığını ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek davalı adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2009/35375, 2010/38620, 2010/047 06... /57225 sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." olarak markasını yaratıp 2009 yılında tescil ettirdiğini, ... sporuna ilişkin olarak at üstünde cirit benzeri değnek tutan binici görseli için TÜRKPATENT'den tescil ve koruma hakkı aldığını, ... sporunun evrensel bir spor olduğunu, bunun resmedilmesi ve markaya eklenmek suretiyle kullanılmasının olağan olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile marka tescil belgelerine göre davacının, davalıdan çok önce marka tescilinin bulunduğu, yurt dışında da tescilli markalarının bulunduğu, davacının tanıtım ve reklam için ciddi yatırım yaptığı, tanınmışlıkla ilgili mahkeme kararları da dikkate alındığında davacı markasının tanınmış marka olma kriterlerini sağladığı, davacı tarafa ait ... ibareli markaların tekstil sektöründe oldukça yaygın olarak kullanılan bir marka olduğu ve bilinirlik düzeyinin yüksek olduğu, davacı markasının ulaştığı tanınmışlık olgusu dikkate alındığında davalının marka tescilinin kötüniyetli olduğu,
zira dava konusu at üzerinde ... oynayan insan figürü şekil markasını, uzun yıllardır 25. sınıflar kapsamında yer alan emtialar üzerinde davacının kullandığı, tacirin kendi sektöründe faaliyet gösteren orijinal nitelikli belli oranda tanınan bir markayı herhangi bir zorunluluğu olmamasına karşın tercih edip Türkiye’de kendi adına tescil ettirmiş olmasının kötüniyetle hareket etmiş olduğuna dair kanaat oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli “...” ve “at üstünde ... oynayan adam figürlü şekil ” markalarının tanınmış marka olduğu, davacının, davalıdan çok önce marka tescilinin bulunduğu, markalarının yurt dışında da tescilli olduğu, davacı tarafa ait ... sözcük ve şekil markalarının tekstil sektöründe oldukça yaygın olarak kullanıldığı, tanınmışlık düzeyinin yüksek olduğu, davalının ... şeklinde tescil ettirdiği markasını ... şeklinde ayrı yazarak ve araya şekil unsuru getirerek davacı markasına yaklaştırarak kullandığı,
markanın bir başkasına ait olduğunun bilinmesine rağmen dürüstlük kuralına aykırı şekilde, her iki tanınmış markanın tescil ettirilmesi, tescil yoluyla sağlanan korumanın kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız yararlanılması kötüniyetli olduğundan kötüniyetli tescil nedeniyle hükümsüzlük davasında sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilemeyeceği, mahkemece davalı markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına tescilli markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, tanınmış marka da olsa bir markanın aynı ya da benzerinin bir başkası tarafından tescil ettirilmesinin tek başına kötüniyeti göstermemesine, ancak somut olayda;
davalının, dava konusu "..." markalarını ayrı ayrı tescil ettirmesine rağmen, davacıya ait özellik arz eden at üzerindeki ... oyuncusu figürlü "..." markasını da tescil ettirip ... markasını özellik arz eden "..." ibareli markayla birlikte kullanmasının kötüniyetin ispatında yeterli kabul edilmesi gerektiğine göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2265, K. 2025/7056, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama