KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2321 E., 2025/7428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2273 Esas, 2025/158 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
995 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... santrali sahibi olduğunu, taraflar arasında Gün içi Piyasası Katılım Anlaşması, Gün Öncesi Piyasası Katılım Anlaşması ve Piyasa Katılım Anlaşmalarının akdedildiğini, tüm bu süreçlerde müvekkiline ait ... ...santralinin usule, yerleşik uygulamalara ve mevzuata uygun olarak tamamlandığını ve geçici kabulleri yapılarak devreye alındığını, müvekkili firma hakkında verilen kararlara karşı yürütmenin durdurulması talepli iptal davası açıldığını, yürütmenin durdurulması taleplerinin reddedildiğini,
16.11.2021 tarihinde ise davalı ... tarafından 15.11.2021 tarihli ve 11.788.233,21 TL bedelli e-fatura düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, e faturanın geçmişe dönük düzeltme geliri açıklamasına karşılık gelen 9.956.357,70 TL + 1.792.144,39 KDV olmak üzere 11.748.502,09 TL'lik kısmının müvekkilinden 23.11.2021 tarihinde tahsil edildiğini, yürütmenin durdurulması talebinin reddine yönelik verilen karara itirazları üzerine itiraz isteminin reddine karar verildiğini,
bu karar ile davalı ...' a 04.02.2022 tarihli başvuru yapılarak müvekkilinden tahsil edilen 11.748.502,09 TL bedelin ödeme günü olan 23.11.2021 tarihinden itibaren faizi ile iadesinin talep edildiğini, ... tarafından tahsilat yapılırken müvekkili firmaya faiz uygulanmış olmasına rağmen 24.02.2022 tarihinde davacı firmaya 11.742.231,60 TL olarak eksik ve faizsiz iade yapıldığını, bu iade bedelin, ... tarafından davacıya her ay düzenlenen ödeme kalemlerini de içeren 15.02.2022 tarihli fatura içeriğinde gösterildiğini,
ayrıca 15.11.2021 tarihli ve 11.788.233,21 TL bedelli e faturanın iptali için iptal davası açılmış olup davanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin davalıdan talep edilen 11.748.502,09 TL bedeli ödemek için kredi kullanmak zorunda kaldığını ancak bu fahiş bedeli ödeyecek miktarda kredi limiti bulunmadığından grup firmalarından ...
A.Ş.,...A.Ş. nezdinde borçlu cari hesabı ile kredi kullandığını, kredi ödemelerinin müvekkili tarafından yapılmadığını, ...tarafından 11.748.502,09 TL bedelin ödenebilmesi amacıyla çekilen kredi için faiz ödemek zorunda bırakıldığını, davacı firmanın söz konusu haksız ödeme için hem ...'a hem de kredi ödemeleri için ...A.Ş.'ye fahiş faiz ödemeleri yapmak zorunda kaldığını, firmanın haksız ödemek zorunda bırakıldığı 11.748.502,09 TL'yi ödeyebilmek için büyük maddi kayıplar yaşadığını, ... tarafından davacı firmaya 24.02.2022 tarihinde iade edilen bedelin 11.742.231,60 TL olduğunu,
... tarafından davacının ödediği bedelin 6.270,49 TL eksik olarak iade edildiğini, bedelin eksik ve faizler eklenmeksizin iade edilmesi sebebi ile davalı ... aleyhine ...
9. İcra Müdürlüğü'nün 2022/6910 sayılı dosyası ile icra takibin başladığını, davalı tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu, icra takibinden önce davalı ...' a gönderilen ihtarname ile alacağın faizi ile iade edilmesinin talep edildiğini ve ...'ın temerrüde düştüğünü, takibine konu alacak likit olup davacı firma lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ...
9. İcra Müdürlüğü' nün 2022/6910 sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, müvekkil firma lehine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının zarar iddiasının idari yargıda iptal davalarına konu olmuş işlemlerden kaynaklanmadığını ve yargılama süreçlerinin halen devam ettiğini, davacının idari işlemden kaynaklandığını ifade ettiği zarar talebini idari yargıda tam yargı davası açarak ileri sürmesi gerekirken davacı şirkete karşı icra takibi yapmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının alacak talebinin konusunu oluşturan faiz zararı iddiasının dava dışı EPDK'nın kurul kararına dayandığını,
müvekkilinin elektrik piyasasında faaliyette bulunan lisans sahibi şirketleri yani piyasa katılımcılarını buluşturan platformu işleten aracı bir tüzel kişilik, bir borsa olduğunu, elektrik alıp satmadığını, davacı gibi piyasa katılımcılarının ticaretinin bir tarafı olmadığını, taraflar arasındaki piyasa katılım anlaşmasında davacı elektrik piyasası dengeleme ve uzlaştırma yönetmeliği ve yekdem yönetmelik hükümleri başta olmak üzere tüm yasal prosedür ve kurallara EPDK kurul kararlarına uymayı kabul ettiğini,
EPDK kurul kararlarının gerek müvekkili şirket gerekse davacı açısından bağlayıcı idari işlemler olup bu kararlardan ayrı ve bağımsız hareket etme hak ve yetkisinin bulunmadığını, davacı şirket işleminin bir idari işlem olan EPDK kurul kararının uygulanmasından ibaret bir işlem olup davacının uğradığını iddia ettiği faiz zararında müvekkili şirkete bir kusur isnadının hukuken mümkün olmadığını, çünkü 14.10.2021 tarihli EPDK kurul kararının alınmasına davacının lisans hükümlerine aykırı davranarak kendisi sebebiyet verdiğini,
davacının zarar talep ve iddialarını 14.10.2021 tarih ve 10494-42 sayılı kararı tesis eden idareye yöneltmesi gerektiğini, davacı tarafından düzenlenmiş 15.02.2022 tarihli faturada açıkça görüleceği üzere davacının EPDK kurul kararı sonucu ödediği 11.748.502,09 TL ... kalemi tutarının kendisine geri ödendiğini, davalı şirketin davacının iddia ettiği gibi bir temerrüt halinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin itirazında haklı olduğunu savunarak davanın reddine, davacının % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının davalının bir tasarrufu, kararı, işlemi sebebiyle ödeme yapmadığı, ayrı bir tüzel kişiliği olan dava dışı EPDK'nın aldığı karar sebebiyle davalıya ödeme yaptığı, alınan bu karar davalının değil, dava dışı EPDK'nın bir kararı olduğuna göre davalının tahsilat yapmakta iyiniyetli olduğu, iyiniyetli davalının faiz ve zarar ödeme yükümlülüğü bulunmadığı, dava konusu takipte istenen 856.233,28 TL'nin faiz ve zarara münhasır olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durumun bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacıdan haksız alındığı ileri sürülen bedelin iadesi sonrası faiz ve BSMV tutarının tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2321, K. 2025/7428, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama