KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2335 E., 2025/5643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
- Sayısı
- 2023/567 Esas, 2025/29 Karar
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Mahkemece bozma ilamına uyularak verilen karar, davacılar vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; davalı ... A.Ş. ile 01.09.1992 tarihinde tek satıcılık sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin en son 29.12.2006 tarihinde yenilendiğini, fakat davalı ... A.Ş.'nin 07.01.2010 tarihinde sözleşmeyi haksız olarak feshettiğini, bu nedenle manevi olarak zarara uğradıklarını, ticari itibarlarının sarsıldığını ileri sürerek manevi zararının tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın imzalanan tek satıcılık sözleşmesinin şartlarını yerine getirmediğini, cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödemediğini, kendi kusurundan yararlanarak bu davayı açtığını, feshin sözleşmeye uygun ve haklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak taraflar arasında imzalanan 29.12.2006 tarihli yetkili satıcılık sözleşmesinin 29. maddesinde fesih usulüne yer verildiği, davalı tarafça sözleşmenin bu maddede düzenlenen olağanüstü fesih yoluyla feshedildiği, davacının sözleşmeden doğan yükümlülükleri yerine getirmediği, kararlaştırılan taahhütlere uymadığı, kendisine çekilen ihtarnamedeki borçları ödemediği, 02.07.2009 tarihli borç kabul sözleşmesine rağmen kararlaştırılan edimleri yerine getirmediği, sözleşme gereği arttırması gereken teminatları arttırmadığı, teslim edilmesi gereken araçları teslim etmediği,
dolayısıyla akdedilen sözleşme hükümlerine göre sözleşmenin davalı tarafından feshinde haksızlık bulunmadığı, her ne kadar davacının itibarının sarsıldığı ve kişilik haklarının zarar gördüğü iddia edilmiş ise de manevi zararın doğması için davacı şirketin kişilik haklarına yönelik bir saldırının gerçekleşmesi gerektiği, dava dilekçesinde kişilik haklarına saldırı olarak nitelendirilebilecek bir vakaya dayanılmadığı, dolayısıyla davacının kişilik haklarına saldırı olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2335, K. 2025/5643, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama