KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2421 E., 2025/7027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2123 Esas, 2025/246 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/226 E., 2022/197 K.
- Birleşen dava
- Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
2021/246 E. sayılı dosyası
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; elektrik ve aydınlatma sektöründe faaliyette bulunan müvekkilinin 2020/18818 sayılı ve "... ..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunduğunu, davalı şirketin redde mesnet markalarıyla yayıma itirazı üzerine başvuru kapsamından 35. sınıf hizmetlerin çıkartıldığını, bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markaların bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, tarafların farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini ileri sürerek müvekkili başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptaline ve müvekkili markasının tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, başvurunun iltibasa sebebiyet vereceğini ve tescili halinde davacının müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "... ..." ibareli marka başvurusu ile davalı şirketin "... ... " ve "... ...
Hotel" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markasında "..." - "... ..." şeklinde ibarelerin asli unsur olarak öne çıktığı, diğer yönden 35. sınıf hizmetler açısından da emtia benzerliğinin gerçekleştiği, YİDK kararının yerinde olduğu,
davacı tarafın daha önceki tescilli markalarında "..." ibaresi yer alsa da başvuru markasının asli işaretlerinden "..." ibaresi önceki markalarda yer almadığından müktesep hak koşullarından da yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..." ibaresinin her iki taraf markasında esas unsur olarak yer almasından kaynaklı olarak taraf markaları arasında işaret benzerliğinin oluştuğu, söz konusu ibarenin iyi bilinen bir antik kentin adı olmadığı, 35. sınıf hizmetlerde ayırt edici nitelik taşıdığı, başvuru kapsamından çıkartılan 35. sınıf hizmetlerin davalı şirketin itirazına mesnet markasının kapsamında aynen yer aldığı, taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2421, K. 2025/7027, 25 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama