İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/2482 K.2026/674

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor…

Esas2025/2482Karar2026/674Tarih3 Şubat 2026Okuma10 dk · 1.965 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/2482 E., 2026/674 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Şubat 2026
Mahkemesi
...Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/822 Esas, 2024/1632 Karar
Karar
Davanın reddi
İlk derece mahkemesi
...Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2022/827 E., 2023/763 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.965 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.10.1986 tarihinde davalı ...'dan borsaya kote edilmemiş nama yazılı hisselerinin %4’ünü devraldığını, bu devir işleminin aynı tarihte yönetim kurulunca kabul edilerek pay defterine işlendiğini, 20.03.1987 tarihli olağan genel kurulda hazirun cetveline yazıldığını, genel kurul kararlarının 27.04.1987 tarihinde tescil edildiğini, hisse devrinden sonra yapılan 1987-1989 yıllarına ilişkin genel kurullarda %4 payın hazirun cetvellerine işlendiğini, müvekkili tarafından imzalandığını, 1989-1996 yıllarında yapılan genel kurullarda da paylarının hazirun cetveline işlendiğini,

ancak yurt dışında olmasına rağmen hazirun cetvellerine kendisi adına başkası tarafından imza atıldığını, 1997-2005 yıllarında yapılan genel kurullarda %4 payının hazirun cetvellerine yansıtılmadığını, 2005-2011 yıllarında yapılan genel kurullarda ise hazirun cetvelinde görünen 14.631,28 adet payın babası...’ın vefatı nedeniyle kendisine veraseten intikal eden paylar olduğunu belirterek müvekkilinin davalı şirketteki ortaklığının tespitine, %4 oranındaki hissesinin pay defterine hükmen işlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...Ş.’yi müvekkilinin kurduğunu, sermayenin tamamının da müvekkili tarafından şirkete konulduğunu, kanun gereği 5 ortak zorunlu olduğu için davacıya da bedelsiz hisse verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; şirketin 2011 yılı genel kurulunun yapılması sırasında pay defterinin kaybolması nedeniyle yeni pay defterinin 27.03.2012 tarihinde onaylatıldığını, hazirun cetvelinin de buna göre hazırlandığını, davacının genel kurul toplantılarına katıldığını, hazirun cetvellerini de imzaladığını, hazirun cetvellerinin yeterli delil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkette diğer davalı ...'dan sonra en büyük hisseye sahip olduğunu, yeni pay defterinin geçerliliğinin olmadığını, davacı ...’ın %4 payına ilişkin yönetim kurulu karar defteri ve eski pay defterinin şirkette mevcut olduğunu, davalı şirket tarafından tescil ettirilen 22.03.2012 tarihli pay defterinin oluşturulmasında müvekkilinin herhangi bir etkisi ve kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalılar ... ve Soyut Holding A.Ş. hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, davalı ...'nin ortaklarından davacı ...'ın şirket sermayesinin %4'lük hissesine 06.10.1986 tarihinden itibaren sahip olduğunun, bu hissenin daha sonra başka bir kimseye devredilmediğinin ve söz konusu hissenin 1997 yılında davalı ...'ın hissesine eklendiğinin tespitine,

davalı ...'nin ortaklarından davalı ...'ın 8.770.000,00 TL tutarındaki şirket sermayesinin 350.800,00 TL'lik tutara ve 350.000 adet hisseye tekabül eden %4'lük hissesinin iptali ile davalı şirket pay defterine davacı ... adına kaydedilmesine, idarenin yerine geçerek işlem yapma sonucunu doğuracak şekilde tescile ve hisse devirlerinin Ticaret Sicilinde ilânına karar verilemeyeceğinden bu taleplerin reddine karar verilmiş, 31.03.2021 tarihli ek karar ile,

mahkemece verilen kararın taraflara tebliğ edilerek 23.03.2021 tarihinde kesinleştiği, davalı ... vekili olduğunu beyan eden Av....'un 30.03.2021 tarihli dilekçe ile İflas idare memurlarının davalılar ... ve ... arasında menfaat çatışması olması nedeniyle davayı takip etmeyeceklerini beyan ettikleri, bu durumda mahkemece müflis davalıları kimin temsil edeceğine bir karar verilmeden gerekçeli kararın davalı müflislere tebliğ edilerek karara kesinleşme verildiği, yapılan tebligatların geçersiz olduğu, vekille temsil edilen ...'ın vekiline tebligat yapılması gerektiği belirtilerek verilen kararı istinaf ettiği, davalı ...'ın müflis olduğu,

kararın müflis ... ile iflas idare memurlarına tebliğ edildiği, istinaf dilekçesi veren vekilin temsil yetkisinın bulunmadığı, istinaf talebinde de bulunamayacağı gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... vekilinin karara yönelik istinaf başvurusu üzerine mahkemece 31.03.2021 tarihli ek karar ile istinaf dilekçesi veren vekilin temsil yetkisi bulunmadığı, istinaf talebinde de bulunamayacağı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verildiği, davalı ... vekilinin ek karara yönelik istinaf itirazı incelendiğinde,...6.

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/488 E., 2015/377 K. sayılı kararıyla davalı ... ile diğer davalı ...'ın iflasına karar verilmiş olup, anılan davalılar hakkındaki iflas işlemleri...21.

İcra Müdürlüğünün 2015/20 sayılı iflas dosyasında yürütüldüğü, anılan iflas dosyasında 20.06.2019 tarihli olağanüstü alacaklar toplantısında masaya alacak kaydında bulunmayan, müflisin leh ve aleyhindeki açılan ve/veya açılacak olan davalardan müflislerin birbirlerine karşı açtıkları, açıldığı tespit edilen dava ve icra takipleri hariç diğer davaların takip edilmesine oy birliğiyle karar verildiği,...21.

İcra Müdürlüğünün 2015/20 iflas sayılı dosyası üzerinden davalılar ... ve ... iflas idare memuru tarafından 15.01.2021 tarihli yazı ile, müflisler davalı ... ile davalı ... arasında menfaat çatışması bulunduğu, bu davanın iflas masası tarafından takip edilmediği bildirilmiş, anılan davalılar iflas idare memuru ... tarafından 08.02.2021 tarihli yazı ile benzer bildirimde bulunarak yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu vb. tüm belgelerin davanın tarafı olan müflislere tebliğinin talep edildiği,

anılan davalılar iflas idare memuru ... tarafından gönderilen 04.08.2020 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile de, müflis ... ve ... arasında menfaat çatışması bulunduğundan davanın iflas masası tarafından takip edilmediğinin bildirildiği, 08.02.2021 tarihli yazılı beyan dilekçesi ile de aynı hususlar belirtildikten sonra gerekçeli kararın davalı müflislere tebliğ edilmesini talep edildiği,

davacı yan, davalı ...'tan davalı ...Ş.'nin nama yazılı hisselerinin %4'ünü devraldığını, bu devrin pay defterine işlendiğini, genel kurulda hazirun cetvellerinin bu devre göre hazırlandığını, daha sonra davalı ...'tan aldığı %4 şirket hissesinin hazirun cetvellerinde gösterilmediğini, sadece babasından intikal eden payların hazirun cetvellerinde gösterildiğini iddia ederek işbu anonim şirket hisse miktarının tespiti ve pay defterine işlenmesini talep ettiği, davalılar ... ve ... hakkında verilen iflas kararı nedeniyle her iki müflisin iflas işlemleri aynı iflas dosyası üzerinden,...21.

İcra Müdürlüğünün 2015/20 iflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü, anılan iflas dosyasında 20.06.2019 tarihli alacaklılar toplantısında masaya alacak kaydında bulunmayan, müflisin leh ve aleyhindeki açılan ve/veya açılacak olan davalardan müflislerin birbirlerine karşı açtıkları, açıldığı tespit edilen dava ve icra takipleri hariç diğer davaların takip edilmesine karar verildiği, bu karar gerekçe yapılarak iflas idaresi tarafından davalı müflis ... ile davalı müflis ... arasında menfaat çatışması bulunduğundan davanın masa tarafından takip edilmeyeceğinin bildirildiği,

''İflas idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısı, davanın başarı şansı olmadığı kanısına varırlarsa, masanın davayı takip etmemesine karar verirler. Bu halde, o davayı takip yetkisi, isteyen alacaklıya devredilir (İİK m. 245). Hiçbir alacaklı, davayı takip etmek istemezse, o zaman, müflisin dava takip yetkisi yeniden doğar ve müflis iflasın kapanmasını beklemeden, davayı kendi adına devam ettirebilir'' (Prof.

Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı 2. Baskı,...2013, s:1229 vd.) gelinen aşamada müflis olan davalı ...'ın iflas idaresi tarafından davanın takip edilmediği gibi iflas idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısında masanın davayı takip etmemesine karar verildiği, İİK'nın 245. maddesi uyarınca davayı takip etmek isteyen herhangi bir alacaklı bulunmadığından davayı takip yetkisinin isteyen alacaklıya devrinin de söz konusu olmadığı,

hiçbir alacaklı davayı takip etmek istemediğinden müflis olan davalının dava takip yetkisi yeniden doğacak olup, davalı davayı kendi adına takip edebileceği, aksi durum davalının Anayasa ile teminat altına alınan adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı, hak arama hürriyeti haklarının engellenmesi sonucunu doğuracağı, hal böyle olunca, mahkemece davalı müflisin iflas idaresi ve ikinci alacaklılar toplantısında masanın davanın takip edilmemesine karar verildiği, iflas idaresi ve masa tarafından davanın takip edilmediği, isteyen alacaklı bulunmadığından davayı takip yetkisinin alacaklıya devredilmediği,

müflisin dava takip yetkisinin yeniden doğduğu, müflis olan davalının Anayasa ile teminat altına alınan adil yargılanma hakkı, mülkiyet hakkı, hak arama hürriyeti kapsamında işbu davayı takip etme hak ve yetkisi bulunduğu gibi, karara karşı istinaf hak ve yetkisinin de mevcut olduğu gözetilmeden müflis davalı ... vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmesinde isabet görülmediği, davalı ... vekilinin ek karara yönelik istinaf itirazı yerinde görüldüğünden karara yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine geçildiği,

davacı yan davalı şirkette bulunan %4 hissesinin 1997-2005 yıllarında yapılan genel kurullarda hazirun cetvellerinde yer almadığı, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile hazırlanan bilirkişi heyetleri kök ve ek raporlarından, davacının 06.10.1986 tarihinden itibaren sahip olduğu davalı şirketin %4'lik hissesini 1997 yılına kadar koruduğu, 1997 yılından davanın açıldığı 2013 yılına kadar %4'lük hissenin ortada mevcut olmadığı, 1997 yılında %4'lük bir azalışla davacının davalı şirketteki hissesinin 0'a indiği,

bu durumun 2005 yılına kadar devam ettiği, 2005 yılında davacının babasının vefatı ile veraseten intikal eden şirket payı sonucu davalı şirkette %0,17 oranında hissesi bulunduğu, bu durumun dava tarihine kadar devam ettiği, davacının davalı şirketteki hissesine ilişkin bu değişiklik, anılan yıllara ilişkin davalı şirket genel kurul toplantılarına ilişkin davacının da imzasının bulunduğu hazirun cetvelleriyle sabit olduğu, davacının işbu davaya konu ettiği ve 1997 tarihine kadar hazirun cetvellerinde yer alan %4 hisse, 1997-2004 yılları arasındaki genel kurul hazirun cetvellerinde %4 azalış ile 0 olarak gösterildiği,

2005 tarihinden dava tarihine kadar yapılan davalı şirket genel kurul toplantılarına ilişkin hazirun cetvellerinde ise sadece davacının babasının vefatı ile miras yoluyla intikal eden hisseleri olan %0,17 oranındaki hisse gösterildiği, davacı anılan bir kısım genel kurul toplantılarına asaleten katıldığı gibi, %0,17 hissesinin yer aldığı hazirun cetvelinin hazırlandığı 20 06... genel kurul toplantısında davacı yazman olarak genel kurul tutanağının ve hazirun cetvelinin hazırlanmasında da görev aldığı,

genel kurul toplantısına asaleten katılan ortak hissesinin yanlış olarak yazıldığı hazirun cetvelini imzalamayacağı gibi, hazirun cetvelindeki hissedeki yanlışlığı ileri sürmesi gerekeceği, kaldı ki davacı ortak yazman olarak yer aldığı 20 06... yılı genel kurul toplantılarına ilişkin hazırlanan hazirun cetvellerinde işbu dava konusu olan %4 hissesinin cetvelde gösterilmediği, sadece babasından intikal eden %0,17 oranındaki hisse oranı yer aldığı halde hazirun cetvelini bizzat imzaladığı,

hal böyle olunca, mahkemece davalı şirketin 1986-1997 yılları arasında yapılan genel kurul toplantılarında davacının işbu dava konusu olan %4 oranındaki hissesi görüldüğü halde 1997-2004 yılları arasında davalı şirketteki hissesinin %0, 2005 yılından dava tarihine kadar yapılan genel kurul toplantılarında davalı şirketteki hissesinin sadece miras yoluyla intikal eden %0,17 oranında gösterildiği, %4 hissenin yer almadığı, davacının 20 06... yılı genel kurul toplantılarında yazman olarak yer aldığı, %0,17 hisse oranının yer aldığı hazirun cetvelini imzaladığı,

hazirun cetvellerindeki hisse oranlarına yönelik bizzat katıldığı genel kurul toplantılarında itiraz ileri sürmediği, %0,17 hisse oranının yer aldığı hazirun cetvellerini imzaladıktan sonra gelinen aşamada bu davanın açılmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde belirtilen iyiniyet kurallarıyla bağdaşmadığı gözetilerek davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği,

öte yandan, İlk Derece Mahkemesince davalı ... hakkında açılan davanın reddine ilişkin karara yönelik bir istinaf başvurusu bulunmadığından anılan davalı hakkında verilen İlk Derece Mahkemesi kararı kesinleştiğinden anılan davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerektiği, davalı şirket hakkında açılan davaya gelindiğinde, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalı şirket hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği,

davalı şirket hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin sebebi davacının işbu davaya konu ettiği %4 hissenin davalı ... hisseleri arasında bulunması olup, mahkemece davalı ...'ın %4'lük hissesinin iptaliyle davalı şirket pay defterine davacı adına kaydedilmesine hükmedildiği,

yukarıda yapılan açıklamadan anlaşılacağı üzere davalı ... hakkında açılan davanın reddi gerektiğinden davalı şirket hakkında açılan davanın kısmen kabulü kararının dayanağı da ortadan kalkacak olup, davalı ... vekilinin karara yönelik istinaf başvurusu üzerine İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasının davalı şirkete neticesi itibarıyla sirayet edeceği, davalı şirketin pay defterine tescili gereken durumun ortadan kalktığı gözetilerek Dairece davalı şirket hakkında da davanın reddine hükmolunacağı gerekçesiyle davalı ... vekilinin ek karar ve asıl karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne,

İlk Derece Mahkemesinin ek kararı ile asıl kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davalı ... hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen karar kesinleştiğinden anılan davalı hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalılar ... ve Şirket hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, anonim şirketteki hisse miktarının tespiti ile pay defterine işlenmesi istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2482, K. 2026/674, 3 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. İstinaf
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2482
Karar No
2026/674
Tarih
3 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2483 K.2026/641
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2025/2497 K.2026/1389
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2497 K.2026/988
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2500 K.2026/1005
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2025/2509 K.2026/2694
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/2524 K.2026/989

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.