KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2537 E., 2025/7305 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/87 Esas, 2025/450 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
878 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibaresinin marka olarak tescili için başvuruda bulunduğunu, başvurunun 2019/... kod numarasını aldığını, Markalar Dairesi Başkanlığının başvuruyu 2019/... sayılı "..." ibareli markaya benzer olduğundan bahisle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-ç hükmü uyarınca reddettiğini, bu ret kararına itirazda bulunduklarını ve itirazlarının da Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) ... sayılı kararı ile nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa müvekkili şirketin yıllardır fuarcılık sektöründe faaliyet gösterdiğini 14.11.2019-17.11.2019 tarihleri arasında...
Fuar Merkezinde yapılan güzellik, estetik, kozmetik fuarı için “...” adı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği nezdinde başvuruda bulunduğunu, söz konusu başvurunun kabul edildiğini, ilgili tarihler arasında Tüyap Fuar Merkezi davacıya tahsis edilerek fuarın başarı ile yapıldığını, davacının SGK’lı personeli olarak çalışan davalı şahsın fuarda davacı adına hizmet verdiğini, davalı şahsın bu arada kendi soyadını taşıyan bir akrabası üzerinden ... Ltd.
Şti. adı altında bir şirket kurduğunu ve fuar bittikten sonra da tüm tazminatlarını alarak işten ayrıldığını, fuar bitiminden sonra 2019/... sayılı marka müracaatında bulunulduğunu, bu markanın davalı Kurum tarafından diğer davalı adına önceki tarihte yapılmış marka başvurusu ile benzerlik nedeniyle reddedildiğini, halbuki markalara konu ibare üzerinde gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalı gerçek kişinin bu ibareyi kötüniyetle tescil ettirdiğini ileri sürerek YİDK'in ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarında geçen “...” ve “...” ibarelerinin birebir aynı olmasının markaları ayırt edilemeyecek derecede benzer kıldığını, taraf markalarında bu ibarelerin farklı yazım karakterlerinde yazılmış olmasının bu durumu değiştirmediğini, somut olayda emtia ayniyeti şartının da gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı gerçek kişi vekili cevap dilekçesinde; davacı başvurusunun müvekkilinin tescilli markası ile karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzer olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun "..." ibaresinden oluştuğu, başvurunun 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri"ni kapsadığı,
itiraza dayanak markanın ise "..." ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamlarında 35. sınıftaki "Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler, ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri, reklam amaçlı tasarım hizmetleri; alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri"nin yer aldığı, başvuru kapsamındaki 35. sınıftaki hizmetlerin, davalıya ait itiraza mesnet marka kapsamında da bulunduğu, davacı markasının işaret olarak dayanak gösterilen markanın ayırt edilmeyecek kadar benzeri olduğu,
davacının “gerçek hak sahipliği” iddiasının, üçüncü kişilerin yaptığı marka başvuruları veya edindikleri tescillere karşı ileri sürülebilecek itiraz ve/veya marka sahibine karşı hükümsüzlük gerekçeleri olup davacının kendi başvurusuna ilişkin SMK'nın 5/1-ç maddesinden kaynaklanan tescil engelinin aşılmasını sağlamayacağı, davacının bir hükümsüzlük davası açmadan ve o davayı sonuçlandırmadan yapmış olduğu marka başvurusunun ve kötüniyet iddialarının mevsimsiz olduğu, davacının marka tescil başvurusunun daha ilana çıkmadan SMK'nın 5/1-ç hükmü uyarınca uyarınca re'sen reddedildiği,
Kurum dışındaki diğer davalının başvuruya yönelik henüz bir itirazı ve bunun üzerine verilmiş bir karar bulunmadığı, bu sebeple davalı ...'e husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olaya uygulanması gereken SMK'nın 5/1-ç hükmüne göre, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan işaretlerin marka olarak tescil edilemeyeceği, dava konusu başvuru "..." ibaresinden, mesnet alınan markanın ise "..." ibaresinden oluştuğu, başvuru kapsamındaki 35. sınıftaki hizmetlerin de davalıya ait itiraza mesnet marka kapsamındaki hizmetlerle aynı oldukları,
bu itibarla SMK'nın 5/1-ç hükmü anlamında markaların ayırt edilmeyecek kadar birbirlerine benzedikleri, diğer yandan davacının, gerçek hak sahipliği bulunduğu yönündeki iddiasının SMK'nın 5/1-ç hükümden kaynaklanan tescil engelini aşmasını sağlamayacağı, bu iddianın, üçüncü kişilerin yaptığı marka başvuruları veya edindikleri tescillere karşı ileri sürülebileceği ya da itiraz ve/veya marka sahibine karşı hükümsüzlük gerekçeleri olabileceği, bunun yanında SMK'nın 6/9 hükmünde düzenlenen kötüniyetin de bir marka tescilinde bulunulması hâlinde ileri sürülebileceği,
ayrıca davacının marka tescil başvurusunun SMK'nın 5/1-ç hükmü uyarınca re'sen reddedildiği, Kurum dışındaki diğer davalının başvuruya yönelik henüz bir itirazı ve bunun üzerine verilmiş bir karar bulunmadığı, bu sebeple davalı ...'e karşı husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2537, K. 2025/7305, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama