KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2564 E., 2025/4658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/555 Esas, 2025/602 Karar
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- İlk derece mahkemesi
- Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/675 E., 2025/91 K.
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/370 Esas sayılı dosyasında, dava dışı işçi ...’a Bakanlıkça ödenen işçilik alacaklarının, ihale ile iş alan şirketlerden rücuen tahsili amacıyla açılan davada, Mahkemece ihya davası açılması için süre verildiğini. Tasfiye Halinde ...
Şirketi’nin terkin edilmeden önce kurumdan ihale aldığı ve dava dışı işçiyi çalıştırdığını, bu işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili için söz konusu şirketin dahil olduğu davanın derdest olduğunu, ancak yargılama sırasında şirketin resen terkin edildiğinin tespit edilerek kendilerine bir aylık kesin süre verildiğini, şirketle birden fazla dönemi kapsayan hizmet sözleşmeleri imzalandığını ve her bir işçiye ödenen alacakların tahsili için şirketin genel nitelikte ihyasına karar verilmesini, aksi halde anılan mahkeme dosyası kapsamında verilecek kararların icrası amacıyla ihyasına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile Tasfiye Halinde ... Yemekhane ve Danışmanlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketinin, yalnızca Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/370 Esas sayılı dosyasındaki yargılama ile sınırlı olmak üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) hükümleri gereğince ihyasına ve tasfiye memuru olarak şirketin eski yetkilisi Serkan Reis’in atanmasına karar verilmiş, karar, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince, ihyası istenen şirketin TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'sen terkin edilmiş olup terkinin usulsüz olduğu, ihya talebinde bulunan alacaklı olup açılan alacak davası ile sınırlı olarak ihyasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, şirketin ihyasına ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davacı her ne kadar Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2024/370 Esas sayılı dosyasını dayanak göstermek suretiyle ihya talebinde bulunmuş ise de, dava dilekçesinde ihyası istenen şirket çalışanlarıyla ilgili birçok uyuşmazlık bulunduğu ve ileride bu işçilik alacaklarının kesinleşmesinden sonra mükerrer ihya taleplerinde bulunmamak amacıyla daha geniş kapsamlı bir talepte bulunulduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, usul ekonomisi gereği, davacı ile ihyası istenen şirket arasında rücuen tazminata konu alacaklara ilişkin açılmış ve açılacak tüm davalar yönünden ihya kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2564, K. 2025/4658, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama