KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2580 E., 2025/7100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/49 Esas, 2025/320 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/31 E., 2019/563 K.
Karar Metni
973 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin T/... , 2013/16504 sayılı "sütaş", "sütaş doğal lezzet burada+şekil" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin “... ÇİFTLİĞİ ...
Süt %...SÜT+şekil” ibareli başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin 2013/16504 sayılı markasının kompozisyonlarının birebir aynı olduğunu ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılabileceğini, müvekkilinin "Sütaş" ibareli markalarının tanınmış olduğunu,
dava konusu başvurunun müvekkilinin ticari itibarından faydalanmak amacıyla kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 2018-M-9827 sayılı kararın iptali ile dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu marka başvurusunda yer alan ve ihtilafın özünü oluşturan tasarımın (yeşil çayır/çimen mavi-beyaz gökyüzü ve kare içerisindeki inekten oluşan şekil) özellikle süt ve süt ürünleri markalarında ilgili sektördeki birçok üretici tarafından kullanılabilen alelade bir şekil unsuru olduğunu, markadaki ilave unsurların markaların birbirinden farklılaşmasını sağlayacak düzeyde ayırt edici niteliğe sahip olduğunu, tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceklerini,
markalar benzer olmadığından davacı markasının tanınmışlığının sonuca etkisinin bulunmadığını, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı; davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların markalarında yer alan ".... ÇİFTLİĞİ D...
SÜT" ve "..." ibarelerinin faklı olduğu, ancak tarafların markalarının aynı tasarım kompozisyonunu haiz bulunduğu, gerek gökyüzü ve çayırlıktan oluşan arka fon, gerekse sağdan uzanıp doğrudan ekrana/tüketiciye bakan inek figürünün markalar arasında genel izlenim açısından bir benzerlik yarattığı, her ne kadar inek figürü ile çayırlık alan görselinin, uyumazlık konusu olan süt emtiasının ambalajında yoğun olarak kullanılan ve herkesin kullanımına açık tasarım unsurları olsa da, bu unsurların nasıl konumlandırıldığının, nasıl bir kompozisyon dahilinde tüketiciye sunulduğunun önemli olduğu,
somut olayda davalı markasında, davacı markasındaki gibi kadraja sağdan giren ve doğrudan ekrana/tüketiciye bakarak özneleştirilmiş bir inek figürünün kullanıldığı, bu tür bir kullanımın davacı markasına özgü olup, benzer ürün ambalajlarında inek figürlerinin bu şekilde sunulmadığı, davalı markasının bütünsel algısının davacı markasını çağrıştırdığı, markasal unsurların aynı şekilde konumlandırılarak markalar arasında benzerlik yaratıldığı, davalı başvurusu kapsamında yer alan 29. sınıftaki malların tamamının, davacının 2013/16504 sayılı markasının kapsamında da bulunduğu,
bu itibarla tarafların markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1. maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu, başvuru kapsamında yer alan tüm mallar bakımından iltibas koşulları oluştuğundan SMK'nın 6/5 maddesinin tartışılmasına gerek olmadığı, davacının markasının tanınmış olmasının iltibası artıran bir unsur olarak değerlendirildiği,
dava konusu başvurunun kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile YİDK'in 2018-M-9827 sayılı kararının iptaline, dava konusu marka henüz tescil edilmediğinden hükümsüzlük ve sicilden terkin ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalı Kurum vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... ÇİFTLİĞİ ...
Süt %100 ...+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2013/16504 sayılı "sütaş doğal lezzet burada+şekil" ibareli marka arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira her ne kadar dava konusu başvuruda yer verilen kelime unsuru ile davacı markaları arasında bir benzerlik yoksa da, tarafların markalarının aynı tasarım kompozisyonunu haiz bulunduğu, bu durumun genel izlenim üzerinde etkili bir rolünün bulunduğu,
dolayısıyla marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olduğu, her ne kadar davacının markasında kullanılan "inek" şeklinin uyuşmazlık konusu 29. sınıf mallar yönünden ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ileri sürülmüşse de mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, tarafların markalarında ortak olarak yer alan inek figürü ile çayırlık alan görselinin, uyuşmazlık konusu olan süt emtiasının ambalajında yoğun olarak kullanılan ve herkesin kullanımına açık tasarım unsurları olsa da, bu unsurların nasıl konumlandırıldığının, nasıl bir kompozisyon dahilinde kullanıldığının önemli olduğu,
davacının itirazına mesnet markalarında yer alan bu figürlerin kullanılma ve konumlandırma şeklinin davacının markasına özgü olup, benzer ürün ambalajlarında inek figürlerinin bu şekilde sunulmadığı, yani tarafların markaları arasında iltibasa neden olan hususun sadece "inek" ve "..." figürlerinin yer alması değil bu figürlerin aynı kompozisyon dahilinde kullanılmasından kaynaklandığından, davalı markasının bütünsel algısının davacı markasını çağrıştırdığı, markasal unsurların aynı şekilde konumlandırılarak markalar arasında benzerlik yaratıldığı,
nitekim benzer bir uyuşmazlık hakkında verilen Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2015/14045 E., 2017/1877 K. sayılı ilamında da aynı sonuca ulaşıldığı, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 29. sınıf malların davacının itirazına mesnet markasında da aynen yer aldığı, buna göre SMK'nın 6/1. maddesi koşullarının somut olayda gerçekleştiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK'in 2018-M-9827 sayılı kararın iptali ile davalı gerçek kişiye ait dava konusu “.... ÇİFTLİĞİ .... Süt %... ...+şekil” ibareli markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2580, K. 2025/7100, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama