KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2583 E., 2025/7497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/72 Esas, 2025/386 Karar
- Hüküm
- Davanın kabulü
Karar Metni
1.040 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; faaliyetlerinde "..." markasını kullanan müvekkilinin, sahip olduğu markalara dayanarak davalı şirketin 2020/... sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/9 hükümlerine dayanarak itiraz ettiğini, itirazın ... sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkilinin "..." markasını çok tanınmış "Derby" markası ile de özdeşleştirdiğini, işaretin uzun yıllardan bu yana kullanımının sonucu ayırt edicilik kazandığını,
davalı şirketin kurucusunun davacı müvekkili şirketin eski ortaklarından olduğunu, ancak davacı şirketten ayrıldıktan sonra yetkilisi olduğu davalı şirketi ve dava dışı ... ve Dağıtım Ticaret A.Ş.'yi kurduğunu, davalı şirket ile dava dışı şirket arasında dava konusu "..." markasının kullanımı konusunda lisans sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirkete ait "..." markasının tanınmış marka olması sebebiyle davalıya ait markanın SMK'nın 6/4 ve 6/5 hükümleri kapsamında tescil edilmemesi gerektiğini,
davaya konu markanın müvekkilinin ticaret unvanının esas unsurunun aynısını/ayırt edilemeyecek kadar benzerini esas unsur olarak içermesi sebebi ile tescil edilemeyeceğini ileri sürerek ... sayılı YİDK kararının iptaline, 2020/... sayılı "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili, "..." markasının gerçek hak sahibinin müvekkili şirket ve kurucuları olduğunu, "..." ticari unvanının davalı şirketin de kurucusu olan ... ...’nun ferdi olduğu ... Ailesi tarafından işletme adı ve ticari unvan olarak 1940 yılından beri yaklaşık 80 yıldır kullanılageldiğini, "..." ticari unvanının ilk olarak 1940 yılında Konya'da açılan dükkanda işletme adı olarak ... Ailesi tarafından kullanıldığını, "..." unvanlı ilk şirketin de yine ...
Ailesi tarafından "...
Ticaret A.Ş." unvanıyla 21... tescil tarihli olarak kurulduğunu, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davacı markasının sadece 34. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkili markasının ise 06, 08, 35... . sınıfları kapsadığını, "..." markasının tanınmış marka olmadığını, Kurum nezdinde kullanım ispatı hususunun gerçekleşmediğinin kabulü kararının hukuka uygun olduğunu, "Derby" markasının kullanımlarına ilişkin reklam görsellerinin paylaşıldığını ancak "..." ibaresinin markasal kullanımına ilişkin hiçbir belge sunulmadığını,
müvekkili şirket ve yetkililerinin "..." ibaresini kullanmalarının kötüniyet olarak değerlendirilemeyeceğini, bu ibarenin 80 yıldır ... Ailesi tarafından kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu markanın listesinde yer alan mal ve hizmetlerinin, davacı şirketin markasında yer alan mallardan farklı olduğu, davacı yanın verilen süre içerisinde kullanım ispatına ilişkin ispata yarar bilgi ve belge bildirmediği, neticeten SMK'nın 6/1 hükmü kapsamında malların ve hizmetlerin aynılığı/benzerliği kriterinin sağlanamadığı, taraf markaları arasında benzerlik varsa da emtia benzerliği kriteri gerçekleşmediğinden SMK'nın 6/1 hükmü kapsamında iltibas ihtimali ve bu kapsamda tescil engelinin bulunmadığı,
davacı markasının piyasada etkin bir şekilde kullanıldığına dair devamlılık arz eden bilgi veya belgeye rastlanmadığı, davacı şirket lehine SMK’nın 6/3 hükmü koşullarının oluşmadığı, davacı markasının tanınmışlık düzeyine ulaştığının ispatlanmadığı, davaya konu markanın tescilli olduğu bir kısım mal ve hizmet açısından SMK'nın 6/6 hükmü koşullarının oluştuğu, davalı şirketin ortağı ve yetkilisinin, davacı şirketin eski hissedarı olduğu, davacı şirket ile davalı şirket arasında 2018-2019 yılları arasında da ticari ilişki kurulduğu,
davalı şirket yetkilisinin "..." markasının davacı yanın ticaret unvanı ve tescilli markası olduğunu bildiği de kabul edilmekle birlikte, davalı şirketin, haksız kazanç, yedekleme, şantaj, spekülasyon vb. amaçlarla hareket etmediği gerekçesiyle YİDK kararı iptali için açılan davanın reddine, 2020/... sayılı markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın kısmen kabulü ile 6, 8 ve 35. sınıfta yer alan bir takım mal ve hizmetleri bakımından markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca dayanabileceği bir markasının bulunmadığı, 2020/... sayılı markasının başvuru tarihinin dava konusu markadan sonraki tarihli olduğu, 93/... sayılı markasının kullanımının ispatlanamadığı, delillerin, davacı tarafın, dava konusu markanın kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden öncelik hakkını ispata elverişli bulunmadığı, tanınmışlık koşullarının gerçekleşmediği,
hükümsüzlük davası yönünden "..." ibaresinin davacının ticaret unvanının çekirdek unsurunu oluşturması nedeniyle SMK'nın 6/6 hükmü uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini ileri sürdüğü, şirketlerin ticaret unvanları tescil edilirken, faaliyet alanına her türlü mal ve hizmetin yazılması mümkün olduğundan ve ticaret unvanının bu alanların hepsinde kullanma gibi bir yükümlülük bulunmadığından, ticaret unvanının fiilen kullanıldığı mal ve hizmetler bakımından, SMK'nın 6/6 hükmü anlamında sahibine öncelik hakkı sağladığının kabulü gerekmekteyken bu talebin kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu,
davacı tarafça SMK'nın 6/6 hükmü gereği ticaret unvanının çekişmeli mal ve hizmetler kullanıldığı yönünde bir ispat da söz konusu olmadığından, anılan madde uyarınca kısmen tescil engeli bulunduğu yönündeki kabulün yerinde görülmediği, marka ve ticaret unvanının davalının iddia ettiği üzere ...
Ailesine değil, davacı şirkete ait olduğu, davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi ... ...'nun, daha önce davacı şirketin ortağı olduğundan, davacı şirketin markasından, ticaret unvanından ve sicil kaydındaki faaliyet alanından haberinin bulunduğu, buna rağmen, hisselerini devrederek ayrıldığı şirkete ait olduğunu bildiği "..." markasının aynısını, yine davacı şirketin sicilde kayıtlı faaliyet alanlarında kullanılmak üzere, sahibi ve yetkilisi olduğu şirket vasıtasıyla marka başvurusu yaptığı, bunun yanında, yine "..." ibaresini ticaret unvanında içeren ikinci bir şirket daha kurduğu, bu durumun, dürüstlük kurallarına aykırılık taşıdığı,
dava konusu marka başvurunun kötüniyetle gerçekleştirildiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline, 2020/... sayılı markanın hüküsüzlüğüne karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2583, K. 2025/7497, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama