KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2634 E., 2025/7779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/681 Esas, 2025/255 Karar
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların, dava dışı ...ve Ticaret Ltd.
Şti.'nin %50 hisseli ortakları olduğunu, aynı zamanda şirketin Müdürlüğünü yapan davalının müvekkilinin çalışmasını engellemeye başladığını, aralarında kişisel sorunlar yaşandığını, davalının şirketteki imza yetkisini de kullanarak müvekkili üzerinde baskı kurduğunu, işlerle ilgili iletişim kurmasını engellediğini, müvekkilinin şirketin faaliyeti için müşterilerle toplantılara katıldığını, iş akışlarını belirlediğini, bu nedenle de şirket mailini kullandığını, müvekkilinin iş toplantısında bulunduğu sırada mailinin kapatıldığını,
şirketin çalışanı ile görüştüğünde davalı tarafından müvekkilinin maillerinin serverlardan kapatılması yönünde talimat aldığını öğrendiğini, tüm bilgi akışının kesildiğini, davalının, protokolle müvekkiline tahsis edilen evden müvekkilini atmaya çalıştığını, müvekkilinin protokolde belirtilen projede danışmanlık yapması ve proje sorumlusu olarak yer almasına istinaden kendisine şirket üzerine kayıtlı dairenin tahsis edildiğini, proje bittiğinde bedelsiz olarak müvekkiline devredileceğinin kararlaştırıldığını, proje bittiği halde taşınmazın müvekkiline devredilmediğini,
davalı tarafından şirket ödemeleri yapılacağı belirtilerek müvekkilinden para istendiğini, müvekkilinin elindeki tüm parayı davalıya gönderdiğini, şirketin gelirinin başka bir şirkete gizli ortak olarak aktarıldığını, şirketten bu nedenle para alamayacağının kendisine söylendiğini, müvekkilinin iş için yaptığı masrafları bile şirketten alamadığını, hesapların kontrol edilemediğini ileri sürerek davalının, dava dışı ...ve Ticaret Ltd.
Şti. müdürlüğünden azline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ...ve Ticaret Ltd.
Şti.'ni kurduğunu, hisselerinin tamamının mülkiyetini de önceki eşinden devraldığını, davacıyla müvekkilinin işinden tamamen bağımsız olarak tanıştıklarını, özel hayatlarında ilişki başladığını, müvekkilinin işsiz olan davacıya yardım etmek amacıyla müdürü olduğu şirkette işe aldığını, davacının işçi olarak çalıştığı bu süreçte dahi fiilen iş yerinde çalışmadığını, şirketin %50 oranındaki hissesini davacıya devreden müvekkiline hisse devir bedeli ödenmediğini, davacının özel hayatlarındaki ilişkisini sonlandırdığını, müvekkilinden maddi taleplerde bulunduğunu,
davacının şirket işlerine zarar verecek girişimlerde bulunması sebebiyle e-posta adresinin kapatıldığını, davacının dayandığı protokolün müvekkili tarafından imzalanmadığını, davacının şirketten aldığı borçları iade etmediğini, şirket müdürünün görevinden azline ilişkin haklı sebep oluşturacak hiçbir kanuni gerekçeye dayanılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 630/2 hükmü gereğince görevden azlini gerektiren haklı nedenin varlığını kanıtlayamadığı, nitekim davacının haklı neden ile azil istemine dayanak bilgi alma ve inceleme talebinin davalının dosyada mevcut noter cevabi ihtarnamesi ile karşılandığının sabit olduğu, fiilen söz konusu hakkının tam ve gereği gibi kullanmasına davalı şirket müdürünün engel olduğuna ilişkin somut bir kanıtın da dosyaya sunulmadığı,
davacının şirketteki e-mailine erişim ve mail kullanmasının engellenmesinin davacı ortak ile yaşanan ortaklık ilişkisi kapsamındaki ihtilaflardan kaynaklanma ihtimalinin bulunduğu, hukuka aykırı bir eylem olarak değerlendirilse dahi başlı başına davalı şirket müdürünün görevden azlini gerektirecek nitelikte ve ağırlıkta hukuka aykırı bir eylem olarak kabul edilemeyeceği,
davacının haklı nedenle azil istemine dayanak protokolde yer alan dairenin teslimine ilişkin iddia yönünden ise söz konusu protokol gereğince davacının proje sorumlusu sıfatıyla kendisine daire tahsisi taahhüdün yerine getirilmemesinin azil yönünden haklı sebep oluşturmayacağı, davacının protokolden doğan hakları mevcut ise gerekli hukuki girişimlerde bulunabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, limited şirket müdürünün haklı nedenle azli talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2634, K. 2025/7779, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama