KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2678 E., 2025/7267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1663 Esas, 2025/296 Karar
- Hüküm
- Esastan Ret
Karar Metni
1.482 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 816.000,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde. Almanya’da ikamet eden müvekkilinin ...
A.Ş.’nin hisselerinin sahibi olduğunu, bu şirketin Türkiye sınırları içinde rüzgar enerjisi ile elektrik üretimi yapabilmeye yönelik toplamda 50mgw lisansı ve ruhsatı bulunduğunu, 1 mgw’lık elektrik üretimi için öngörülen muayyen bedelin yaklaşık 3.000.000,00 TL olduğunu, davalı ...’a, o dönem Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunda (EPDK) danışmanlık görevini yaptığı ve enerji piyasasında tecrübeli olması sebebi ile güven duyulduğunu, şirketin olağan işlerini yürütebilmesi için vekaletname verildiğini, daha sonra anılan vekaletnamenin yetersiz olduğunu bildiren davalının daha geniş yetkileri barındıran bir vekaletname istediğini,
verilen yetki ile olağan işlemleri yapması düşünülen bu davalının davacının tek hissedarı olduğu şirketin tüm hisselerini diğer el ve işbirliği içerisinde hareket ettiği davalılara, bu davalıların da beraber hareket ettikleri davalı ...’na satış göstermek sureti ile devrettiklerini, davacının bu durumu Ticaret Sicil Gazetesinden öğrendiğini, davalı ...’ın vekalet yetkisini kötüye kullanarak hisseleri davalı ... ’nin ortağı ve yetkilisi olduğu davalı ... İth. İhr. ve Dan. Ltd.
Şti.’ne ve davalı ...’a devrettiğini, akabinde hisselerin davalı ...’na göstermelik bedelle devredilmiş gösterildiğini, ilk devir anında pay karşılığı sermaye bedelinin 50.000,00 TL olduğunu, şirketin gerçek değerinin, mevcut lisans sebebi ile 3.000.000,00 TL’den fazla ettiğini, davalıların da bahsedilen lisansın varlığından haberdar olduğunu, hisse devirlerini gerçekleştirdikten sonra sermaye artırımına gittiklerini, davalıların el ve işbirliği içerisinde şirketin hisselerini düşük bedel gösterip müvekkiline hiç bir bedel ödemeden satış gibi göstererek hisselere el koyduklarını,
davacının ülke dışında olmasından faydalanarak işlemi gizlediklerini ileri sürerek davalılara yapılan devir işlemlerinin iptali ile eski haline getirilmesine, tüm şirket hissesinin davacı adına tesciline, bu talebin kabul görmemesi halinde şu an için belirsiz olan davacı zararının hesaplanarak şimdilik 1.000,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dosyasının dava dilekçesinde; ...
Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/5786 sayılı derdest soruşturma dosyasında bilirkişi raporunda hisse devri işleminin hayatın olağan akışına aykırı olduğunun belirtildiğini, şirketin faaliyete geçtiğinde yıllık gelirinin 11.190.000,00 USD olacağının hesaplandığını, salt yatırım bulmak amacıyla vekalet verilmiş olan ... ve akabinde hisse devri yapılanların dürüstlük ve iyiniyet kurallarını ihlal ettiklerini, şirket gerçek değerinin oldukça altında hisse devirlerinin yapıldığını, davalıların şirketin hisselerini düşük bedel gösterip müvekkiline hiçbir bedel ödemeden işlemleri satış gibi göstermek suretiyle şirkete el koyduklarını,
payları devralan davalı şirketin de iyiniyetli olmadığı ileri sürerek hisse devrinin iptaline ve hisselerin davacı adına tesciline, hisse devrinin olanaksız olması halinde şimdilik 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... İth. İhr. ve Dan. Ltd. Şti. ile ... vekili, davacı iddiasının aksine davaya konu şirketin hali hazırda Türkiye’de rüzgar enerjisi ile elektrik üretimi yapılmasına yönelik olarak 50 MGW’lik ya da 1 MGW’lik lisansı veya ruhsatının bulunmadığını, davalı ... ... bakımından davanın husumetten reddinin gerektiğini, ... ...’nin davalı ... İth. İhr. ve Dan. Ltd. Şti.’nin ortağı ve yetkilisi olduğunu, hisse devrinin davalı ... İth. İhr. ve Dan. Ltd.
Şti.’ye yapıldığını, davalı ... ...’nin dava dışı şirketin hisselerinin bir kısmını dahi devralmadığını, hisse devrinin usulüne uygun ve bedeli ödenmek suretiyle yapıldığını, davalının iyiniyetli olduğunu, dava dışı şirketin 30.000,00 TL’ye tekabül eden 30 adet hissesinin 12.05.2015 tarihinde davacıdan satın alındığını, sözleşme yapılıp gerekli kayıt ve prosedürlerin tamamlandığını, davacının, davalı ...’a vekaletname ile şirket hissesi devretme yetkisi verdiğini, şirket hisse/pay devrinin usulüne uygun vekaletnameye dayandığını, devir bedellerinin de vekaletteki yetkiye dayanarak vekil ...’a ödendiğini,
davacının diğer davalı ...’ı aradan bir yıldan fazla zaman geçtikten sonra 28.09.2016 tarihinde azlettiğini, devir tarihinden önce şirketin sermayesinin 50.000,00 TL olduğunu, dava dışı şirketin 12.06.2015 tarihinde Bakanlık temsilcisi huzurunda yapılan genel kurul toplantısında şirket sermayesini 50.000,00 TL’den 6.500.000,00 TL’ye çıkardığını, işbu sermaye arttırımının EPDK’nın 5556 sayılı kararının gereği olduğunu, davacının hiçbir dahili ya da sermaye katkısının bulunmadığını, dava dışı şirketin rüzgar enerjisine dayalı elektrik üretimi için herhangi bir ön lisans veya lisansına sahip olmadığını,
şirket hisseleri devralındığında dava dışı ... A.Ş.’nin bilançolarından da görüleceği üzere borca batık bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili, müvekkilinin dava dışı şirketin 3.900.000,00 TL’ye tekabül eden 3900 adet hissesini 05.06.2017 tarihinde davalı ... İth. İhr. ve Dan. Ltd. Şti.’den satın aldığını, hisse devrinin usulüne uygun olarak ve bedeli ödenmek suretiyle yapıldığını, davalının iyiniyetli olduğunu, müvekkilinin diğer davalılarla organik bağının da bulunmadığını, davalı ...’ı tanımadığını, devir tarihinden önce şirketin sermayesinin 50.000,00 TL olduğunu, şirketin herhangi bir ruhsat ya da lisansının veya başvurusunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ... vekili, müvekkilinin rüzgar enerjisine dayalı proje geliştirmek amacıyla kurulan ...
A.Ş.’ye danışmanlık hizmeti vermek üzere anlaştığını, bu anlaşma kapsamında, davacının aynı zamanda 28.10.2014 tarihli genel kurul kararıyla üç yıllığına şirketin tek yönetim kurulu üyesi olarak atandığını, müvekkilinin şirketin sermayesinin ödenmesi ve borçlarının karşılanması için şirket ortaklarına ödünç para verdiğini, ancak bu ödünçlerin geri ödenmediğini, şirketin mevcut finansal durumu ve ortaklık yapısıyla önlisans başvurusuna hazır hale getirilmesinin mümkün olamayacağının anlaşılması üzerine,
davacının 25.02.2015 tarihli vekaletnameyi verdiğini, şirketteki paylarının üçüncü kişilere devredilmesi konusunda müvekkilini özel olarak yetkilendirdiğini, devir sürecinin o dönemde şirketin tek ortağı ve tek yönetim kurulu üyesi olan davacının onayı ve katılımıyla gerçekleşmesine rağmen, davacının şirketin yeni ortaklarının şirkete yaptıkları büyük yatırımlarından haksız bir yarar elde edebilmek için devir tarihinden iki yıldan daha uzun bir süre geçtikten sonra hiçbir temeli olmayan kötüniyetle bu davayı ikame ettiğini, davacının paylarının,
üçüncü kişilerin alacakları ve kamu borçları sebebiyle şirketin borca batık bir haldeyken diğer davalılara devredildiğini, şirketin elektrik enerjisi üretim lisansı ve ruhsatına sahip olduğu iddiasının da gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Davalı vekili birleşen dosyasında davaya cevap dilekçesinde; davalının, dava dışı ... A.Ş.’ye ait hisseleri, ... 12. Noterliğinin 22.06.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı senede bağlanmamış anonim şirket pay devri ile 65.000,00 TL nominal değerli 40 adet sermaye payına isabet eden 2.600,000,00 TL’lik payını 360.000,00 USD bedelle ...'dan; ...
12. Noterliğinin 25.06.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı senede bağlanmamış anonim şirket pay devri ile 60 adet sermaye payına isabet eden 3.900,000,00 TL’lik payı ise 540.000,00 USD bedelle ...’ndan devraldığını, müvekkilinin asıl dosyadaki davalılar ile bağının bulunmadığını, davacının vekalet verdiği ve bu vekaleti kötüniyetli kullandığını iddia ettiği ...’ı da tanımadığını, hukuki ya da organik bir bağının bulunmadığını, hisseleri iyiniyetli üçüncü kişi sıfatıyla bedellerini ödemek suretiyle devraldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı ... A.Ş.’nin hisse devir tarihi itibariyle herhangi bir enerji lisans anlaşmasının veya lisansının bulunmadığı, davacı tarafça şirketin değerine ilişkin ... Projesi ön lisansının davacının iddiasının aksine 19.07.2018 tarihinde alındığı, dava dışı ... A.Ş.’nin ...
Projesi ön lisansının 12.05.2015 tarihli hisse devir sözleşmesinden ve 07.09.2018 dava tarihinden sonra olduğu, bu nedenle devir tarihinde mevcut bulunmayan bir lisansın şirkete değer katacağının düşünülemeyeceği, ...
Projesi ön lisansına ilişkin davacının iddia ve taleplerinin dosyanın esasını ve sonucunu etkilemeyeceği, davalı ...’ın 25.02.2015 tarihli şirket hisse devir alma vekaletnamesini kötüye kullandığını asıl ve birleşen dosya davalıları ile muvazaalı işlem yaparak dava dışı ... A.Ş.’nin davalılara devrini sağladığı ileri sürülmüş ise de.
25.02.2015 tarihli şirket hisse devir alma vekaletnamesi incelendiğinde, davacı tarafından davalı ...’a şirketin devrine ilişkin açık, özel ve münferiden yetki verildiği, davacının tacir olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 18/2 hükmü gereğince basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerektiği, keza davacının 25.02.2015 tarihli şirket hisse devir alma vekaletnamesini inkar etmediği, sadece davalı ...’ın vekaletname yetkisini kötüye kullandığını ileri sürdüğü, davacının bu iddiasını ispatla yükümlü olduğu halde davalı ...’ın vekalet ilişkisini kötüye kullandığına ilişkin herhangi bir delil sunmadığı,
davalı ... tarafından yapılan işlemlerin 25.02.2015 tarihli vekaletnameye uygun olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleşen davalar, davacının dava dışı ... A.Ş.’deki hisselerinin davacı tarafından davalı ...’a verilen 25.02.2015 tarihli vekaletnamenin kötüye kullanılması suretiyle devredildiği iddiasıyla pay devir sözleşmesinin iptaline, olmadığı taktirde şirket değerinin tespiti ile davalılardan tahsili taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2678, K. 2025/7267, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama