KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2685 E., 2025/7738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/73 Esas, 2021/446 Karar
- Hüküm
- Kısmen kabul
Karar Metni
794 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 23.12.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurtdışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılar ..., .... ve Tic. A.Ş. ve ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının ortaklığının geçerli olduğunu, iddiaların asılsız olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılardan ...
A.Ş. yönünden bozma öncesi husumetten red kararının kesinleşmiş olması sebebiyle aynı hükmün tekrarı ile adı geçen davalı yönünden tekrardan hüküm tesisine yer olmadığına, davalılardan ... yönünden bozma öncesi kurulan davanın kısmen kabulüne ve 64.800,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine yönelik kararının kesinleşmiş olması sebebiyle aynı hükmün tekrarı ile adı geçen davalı yönünden tekrardan hüküm tesisine yer olmadığına, diğer davalılar .... ve Tic.
A.Ş. ve ... yönünden davanın kabulü ile taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığının ve kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğünün tespitine, 70.070,00 DM (36.000,00 euro) karşılığı 64.800,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu konuda 2 numaralı hükümle beraber ... isimli davalı ile diğer davalılar ... ve .... ve Tic.
A.Ş.'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespitine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının, davalı ... hakkında daha önce verilen kısmen kabul ve ... A.Ş. hakkında daha önce verilen husumetten ret kararı kesinleştiğinden bu davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalı ...Ş. hakkında daha önce verilen davanın husumetten reddine dair karar kesinleşmiş ve Mahkemece de bu nedenle bu davalı hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu davalı hakkındaki önceki tarihli karar kesinleşmiş olmasına ve Mahkemece de yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen temyize konu kararda tekrardan bu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş olup bu husus bozmayı gerektirir.
3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun, 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararıyla mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiğine karar verilmiştir. İçtihadı birleştirme kararları konularıyla sınırlı, gerekçeleri ile açıklayıcı, aydınlatıcı, yol gösterici, sonuçlarıyla bağlayıcı soyut kararlardır. Bu itibarla off shore alacakların tahsiline ilişkin davalar bakımından verilen işbu içtihadı birleştirme kararının gerekçesi, somut uyuşmazlık bakımından da açıklayıcı ve yol gösterici mahiyette olup zamanaşımı hususunun bu bakış açısı ile değerlendirilmesi elzemdir.
Dairemizin ...
A.Ş. ve grup şirketleri ile ilgili verdiği emsal dosyalarda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere davalı şirketin eyleminin haksız fiil niteliğinde olduğu, süresi içerisinde zamanaşımı def’inde bulunulduğu, işbu davada zamanaşımı yönünden davacı lehine bir kazanılmış hak bulunmadığı, cezanın üst sınırına göre ceza zamanaşımı süresinin 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2 maddesi hükümleri uyarınca 5 yıl, uzamış zamanaşımı süresinin ise 7,5 yıl olduğu, davacının 1998 yılında davalı tarafa para yatırdığı buna karşın eldeki davanın 2007 yılında 7,5 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gözetilerek mahkemece davalılar .... ve Tic.
A.Ş. ve ... yönünden zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARŞIOY
Mahkemece 05.11.2015 tarihli kararla davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş olup davalılar tarafından davanın zamanaşımından reddinin gerektiğine ilişkin temyiz bulunmamaktadır. Bu nedenle zamanaşımı yönünden davacı yararına usuli müktesep hak oluştuğundan temyize gelmeyen davalılar lehine bozma yapılması yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2685, K. 2025/7738, 23 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama