KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2702 E., 2025/7480 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1022 Esas, 2025/365 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
723 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı firmanın, aile soyadı olan ... adını ticaret ünvanının kılavuz unsuru olarak tescil ettirerek kullandığını, ayırt edici nitelik kazandırdığını, davacı firmanın yıllardır "...", "... ..." ifadelerini ticaret unvanı ve tescilsiz marka olarak kullandığını, davalının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... nolu "... ", ... nolu "...", ... nolu "...", ... nolu "...", ... nolu “...
İNŞAAT" ve ... nolu "... ...” markalarını yasaya aykırı olarak tescil ettirdiğini, davacıların ticaret ünvanlarının kılavuz unsurunun ... olmasının davalı markaları açısından hükümsüzlük nedeni olduğunu, davalı markasında "ayırt edicilik" niteliğinin olmadığını, zira davalıdan evvel ticaret siciline "..." adı ile kayıtlı bir çok markanın olduğunu, davacılardan ...
Satış Pazarlama firmasına ait reddedilen 2011/... marka başvurusu ve 2015/... tescil başvuru nolu tescil başvurusunun da incelenmesi gerektiğini, davacılar tarafından "..." ve "...
Oto" ifadelerinin aralıksız ve yoğun olarak davalının tescilinden önce ve sonra kullanıldığını, davalının bu duruma hiç itiraz etmediğini, uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradıklarını, davalının markalarını kötüniyetli olarak tescil ettirdiğini ileri sürerek davaya konu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde. İTO kayıtlarında davacı ... Ltd. Şti. unvanlı bir şirketin bulunmadığını, davacının bahsettiği ... ...'nun bu şirkette halihazırda bir ortaklığının ve yöneticiliğinin bulunmadığını, davalıya ait 2015/... tescil nolu ...
İNŞAAT markası bakımından; zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacıların nasıl bir dava arkadaşlığı bulunduğununun açıklamadığını, bunun usuli bir hata olduğunu, davalı şirketin İTO'ya 28/04/1995 tarihinde kayıt edilmiş olduğunu, davalı firmanın daha önceki unvanlarında da ... ibaresinin yer aldığını, şirketin eski ortakları arasında yapılan protokol sonucu şu anki sahibi ... ...'nun şirketin tek sahibi olduğunu diğer kardeşler ... ve ... ...'nun bu protokolden sonra ticari unvan ve marka olarak ... ..., ...
İNŞAAT markalarını kullanmayacaklarını beyan ettiklerini, bu beyanlara rağmen kullanımlar devam edince davalı firmanın davacılar aleyhine marka hakkına tecavüzün önlenmesi davaları açması üzerine işbu davanın açıldığını, her iki davacının kuruluş tarihlerinin davalı şirketin kuruluş tarihinden en az 10 yıl sonra olduğunu, sunulan delillerin hiçbirisinin davacı şirketlerle ilgili olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 04/04/1995 tarihinde tescil edilen davacı ... ... Turizm San. Tic. Ltd.Şti'nin ticari ünvanını ... ...
A.Ş olarak değiştirdiği, davacılar tarafından sunulan eskiye dayalı kullanıma ilişkin deliller incelendiğinde, en eski tarihlisinin 01.06.2017 tarihli sözleşme olduğu, davalı tarafından sunulan kullanıma ilişkin deliller incelendiğinde ise, 2005-2010 yılları arası sunulan faturalar olduğu, faturaların davalı şirketin eski ünvanı olan ... İnşaat ve ... San. Tic. Ltd.
Şti. adına düzenlendiği, yine davalı adına tescilli .... alan adının da tescil tarihinin 15.10.2001 tarihi olduğu. davalı şirketin ... ibaresinin ticari ünvan ve marka olarak kullanımının davacı şirketlerden daha önceki bir tarihe dayandığı,
davacılar tarafından gerçek hak sahipliği iddiası ile eskiye dayalı kullanıma ilişkin başkaca delil sunulmadığından gerçek hak sahipliği iddiası ispatlanamadığından ve davalının ... markası üzerinde davacılara nazaran eskiye dayalı kullanımı ve gerçek hak sahibi olduğu gerekçesiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3. maddesine dayanılarak açılan hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerektiği, davacılar tarafından kötüniyet iddiasına ilişkin soyut iddia dışında somut bir delil sunulmadığı,
alınan bilirkişi raporlarına göre, davaya konu ... ibaresinin SMK'nın 5. maddesinde tanımlanan markalardan olmadığı gibi zayıf bir ibare de olmadığı, tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından ayırt ediciliğe sahip bir marka olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2702, K. 2025/7480, 11 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama