KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2762 E., 2025/7286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 22.Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/511 Esas, 2024/1676 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alacaklısı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili hakkında ... 6. İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, müvekkilinin işbu icra takibinden dolayı davalı bankaya herhangi bir borcu bulunmadığını, nitekim ...
7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/412 E. sayılı dosyası ile de senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin bu icra takibi nedeni ile mağdur edildiğini, davalı bankanın haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek müvekkilinin icra takibinden dolayı görmüş olduğu zarar için 50.000,00 TL manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada ise; davalı banka tarafından müvekkili aleyhine ...
6.İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı dosyası ile 3.000.000,00TL bedelli bono nedeniyle icra takibi başlatıldığını, ancak bono altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve kötü niyetli olarak takip yapıldığını ileri sürerek ... 6. İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı dosyasında 907.540,00 TL ana paradan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20 kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkil banka ... Şubesi ile ... Oto Pet.
İnş Tic Ltd Şti arasında akdedilen 26.07.2013 tarihli 3.000.000,00 TL bedelli Genel Kredi Sözleşmesinde, davacı ...’ın müteselsil borçlu sıfatı ile imzasının bulunduğunu, bu kredi borcuna istinaden, hesap kat ihtarnamesinin borçlulara tebliğ edildiğini, işbu ihtarnameye herhangi bir itiraz olmadığını, davacı ...'ın, ödenmeyen kredi borcundan sorumlu bulunduğunu, sözleşmenin bizzat şube yetkilileri önünde ... tarafından imzalandığını, takibe konu senedin lehdarının ... Ltd.
Şti. olduğunu, müvekkili bankanın, senedin tedavüle çıktığı ve kendisine temlik cirosu ile devredildiği ana kadar 3. kişi durumunda olduğunu, bu devrin tahsil veya teminat amacıyla yapıldığını gösterir hiçbir iz, ifade, ibare veya başkaca bir yazılı sözleşme vs. kanıt bulunmadığını, senetteki diğer keşidecilerden birinin, ......Ltd.
Şti. ve ...’ın da, şirketi temsile yetkili ortak olduğunu, senetteki imzanın ...’a ait olup olmadığını müvekkili bankanın bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkil bankanın kötüniyetle hareket ettiğinin iddia edilemeyeceğini, davacıların maddi ve manevi zararlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen dava yönünden ise; davacının hesap kat ihtarnamesine herhangi bir itirazı olmadığını, dolayısıyla ödenmeyen kredi borcundan sorumlu bulunduğunu, sözleşmenin bizzat şube yetkilileri önünde ... tarafından imzalandığını, kaldı ki şirket sahibinin de davacının oğlu ... olduğunu, her ne kadar senetteki imza davacıya ait çıkmamış ise de davacının genel kredi sözleşmelerindeki imzaları sebebiyle müvekkil bankaya borcu bulunduğunu, senetteki imzanın ...’a ait olup olmadığını müvekkili bankanın bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili bankanın kötüniyetle hareket ettiğinin iddia edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklı banka tarafından, davacının da aralarında bulunduğu borçlular hakkında 17.05.2018 tarihinde 26.07.2013 keşide, 08.05.2018 ödeme tarihli ve 3.000.000,00 TL bedelli bonoya dayanılarak 907.540,00 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, borçlular tarafından ... 7. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/...
E. sayılı "Takibin İptali" davası açıldığı, yapılan yargılama sırasında grafoloji uzmanı bilirkişi raporunda takibe konu bonodaki imzanın davacı borçlu ...'a ait olmadığının belirlendiği ve ... yönünden imzaya itirazın kabulü ile icra takibinin ... yönünden durdurulmasına karar verildiği, davalı banka vekilinin istinaf talebinden vazgeçmesi sonucu kararın kesinleştiği, uyuşmazlık konusu 26.07.2013 düzenleme, 08.05.2018 vade tarihli ve 3.000.000,00 TL bedelli bono incelendiğinde;
davacı borçlu ile birlikte oğlu olduğu anlaşılan ...'ın ve ortağı oldukları şirketlerin borçlu ve lehtar olarak yer aldıkları, davacı borçlu ... dışında imzaların inkar edilmediği, uyuşmazlık konusu bononun kullandırılan krediler nedeniyle davalı alacaklı bankaya temliken ciro edildiği, borçlular ve lehtar ile davacı borçlu ... arasında organik bağ bulunması nedeniyle davalı alacaklı bankanın yazı ve imza teyidi yapmamış olmasının kusurlu ve kötü niyetli bir davranış olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden ise;
bono altındaki imzanın davacı borçluya ait olmadığının grafoloji bilirkişi raporuyla tespit edilmesi nedeniyle herhangi bir işleme esas alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile ... 5. İcra Dairesinin 2018/...
E. sayılı dosyasında takibe dayanak bono nedeniyle davacı ...'ın davalı bankaya 907.540,00 TL borçlu olmadığının tespitine, davalı banka kötü niyetli olmadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu senetteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı, manevi tazminat ve davacı lehine kötüniyet tazminatı koşullarının oluşmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, hüküm, temlik alacaklısı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, icra takibine konu edilen bonodaki imzanın davacıya ait olmaması nedeniyle uğranılan zarar sonucu manevi tazminat, birleşen dava ise; takip nedeniyle borçlu olmadığının tespit istemine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2762, K. 2025/7286, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama