KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/279 E., 2025/5439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/806 Esas, 2024/1762 Karar
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/369 E., 2023/102 K.
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili ve işbu davadan tefrik edilen ... Ayakkabı San. ve Dış Ticaret Ltd. Şirketi vekili dava dilekçesinde.
İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'ne ait 2019/39563 E. sayılı dosyası kapsamında, 22.11.2019 tarihinde dosya borçlusu ... için haciz kararı alındığını, haciz işleminin haksız olarak borçlunun adresinde değil, müvekkili şirkete ait adreste yapıldığını ve müvekkili şirkete ait malların haczedildiğini, ödeme emrinin borçluları ... ve müvekkili şirket olarak gösterilmiş ise de, takip dosyasında dayanak çeklerin müvekkili şirket ve yetkilisi ... tarafından keşide edilmediğini, anılan icra takip dosyasının tek ve asıl borçlusu olan ...'ın müvekkili şirket yetkili kişisi olduğunu,
müvekkili şahsın şahsi borçları sebebiyle yetkilisi olduğu şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, haciz işlemi sırasında dosyaya sunulan vergi levhasından da adresin müvekkili şirkete ait olduğunun anlaşıldığını, bu durumun 26.12.2019 tarihli haciz tutanağında da açıkça belirtildiğini, dava konusu çeklerde bulunan imzalara açık bir şekilde itiraz ettiklerini, müvekkili şirket adına Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/68 E. sayılı dosya üzerinden 03.07.2019 tarihli kesin mühlet kararı alındığını,
konkordato mühlet kararı almış olan bir şirkete karşı hiçbir şekilde icrai işlem tesis edilemeyeceğini ileri sürerek müvekkillerinin borçlu olmadığının ve takip konusu çeklerde bulunan imzaların müvekkili şahısa ve müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının tespitini, takibin eski hale iadesini, müvekkili şirketin uğradığı zararların alacaklıdan tazminini ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi (ATK) tarafından düzenlenen raporda inceleme konusu çeklerde "Avalimdir" yazısı altındaki imzalar ve Anadolubank'ın "8271325" numaralı çekindeki keşideci imzası ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte, söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle ...'ın eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği,
söz konusu rapor dikkate alındığında takibe konu senetler üzerindeki imzaların davacıya ait olduklarının da söylenemeyeceği, davalının alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiği, dosya kapsamında davalı adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmişse de davalı tarafın davaya cevap vermediği gibi, ATK tarafından düzenlenen rapor kendisine tebliğ edilmesine rağmen rapora itiraz da etmediği, bu anlamda davalı alacaklının alacağını yeterli delillerle ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/279, K. 2025/5439, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama