KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2832 E., 2025/7787 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/131 Esas, 2025/358 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
814 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” harfinden oluşan seri markalarının bulunduğunu, davalı şirketin aynı harfin marka olarak tescili için 2020/... sayılı marka başvurusuna itirazlarının TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından nihai olarak reddedildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı kararında, müvekkiline ait 2012/... sayılı markanın kullanımının ispatlanamadığı ifade edilmişse de bu kararın hukuka ve somut gerçekliğe aykırı olduğunu, YİDK karar iptali davası bakımından, marka işlem dosyasına sunulan delillerin, markanın kullanıldığını göstermek adına yeterli olduğunu,
davalı tarafça tescili istenen “...” ibaresinin müvekkilin “...” esas unsurlu seri markalarıyla iltibasa neden olacak derecede benzerlik taşıdığını, dava konusu markaların sınıfsal benzerlik içerdiğini, davalıya ait markayı gören tüketicilerin aklına, doğrudan önceden bildiği,
tanıdığı ve güvendiği müvekkili markalarının geleceğini, dava konusu marka kapsamında, ayırt ediciliğe hizmet eden başka hiçbir unsurun bulunmadığını, müvekkili markasının tanınmış olduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in ... sayılı kararının iptaline, ...sayılı "..." ibareli markanın tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, YİDK kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, taraf markalarının benzer olmadığını, renk, tasarım ve stilize yazım şekli, tertip tarzı itibariyle görsel olarak büyük oranda farklılaştıklarını, "..." harfinin davacının tekeline bırakılamayacağını, zayıf marka seçen davacının sonuçlarına katlanmasının gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin 2020/... "..." ibareli marka başvurusunun kapsamındaki mallar/hizmetlerin, davacının markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, ancak taraf markalarında ortak yer alan "..." harfinin tek bir harf olarak ayırt ediciliği zayıf bir ibare olduğu, dava konusu markanın biçim, renk ve düzenleme tarzı itibarı ile davacı markalarından farklılık içerdiği,
marka işaretleri arasında mizanpaj, biçim, renk ve düzenleme tarzı itibarı ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak ortalama tüketiciyi iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı, yalın halde tescili mümkün olmayan harflerin bir takım renk ve şekil unsurları ile marka tescili mümkün olsa da düşük ayırt edicilikleri sebebiyle başkalarının da aynı harfi değişik unsurlarla tescil ettirebileceği, karıştırılma tehlikesinin küşük bir değişiklik ile ortadan kaldırılabileceği, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında işaret benzerliği görülmediği, davacının tanınmışlık itirazının yerinde olmadığı,
kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu uyuşmazlığın karşılaştırılan markalar arasındaki "..." harfinin ortaklığından kaynaklandığı, harflerin kimsenin tekeline bırakılamayacağı, esasen tek başına tescillerinin de mümkün olmadığı, ancak tescil öncesi yoğun kullanım ve tanıtım sonucu ayırt edici hale getirilmiş ya da bir takım renk ve şekil unsurları ile birlikte tek başına tescillerinin mümkün olduğu,
bu halde de harf markalarının ayırt edici niteliklerinin düşük olacağı ve başkalarının da aynı harfi değişik renk ve şekil unsurları ile birlikte marka olarak tescil ettirebilecekleri, somut olayda taraf markalarında ortak kullanılan "..." harfinin düzenlenme biçimlerinin, şekillendirme, kaligrafi ve yönlendirme itibariyle tamamen farklı oldukları, dava konusu markada yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, başvuru konusu ibare ile davacının itirazına mesnet markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı, işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun yer almadığı, taraf markaları benzer olmadığından,
tanınmışlığın somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının kabulüne elverişli delil sunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
.... TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. B.Değerlendirme ve Gerekçe
Mahkemelerce, tek başına harften oluşan markaların ayırt ediciliklerinin olmadığı, kimsenin tekeline bırakılamayacağı, biçim, renk kaligrafi ve tertip tarzı gibi unsurlarla ayırt edicilik kazandırılabileceği, davaya konu "..." harfinin de davacı markalarından farklı olduğu gerekçelerine yer verilmiştir.
Dava konusu ve itiraza mesnet markalarda ortak unsur "..." ibaresi olup, tek başına harfler kimsenin tekeline bırakılamayacaksa da, somut olayda taraf markalarının benzer olduğu, başvuru markası kapsamındaki mal/hizmetlerin davacı markaları kapsamındakilerle aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, ilgili emtia sınıfında da "..." ibaresinin davacı ... ile özdeşleştiği, dolayısıyla harflerin kimsenin tekeline bırakılmayacağına dair tespitin somut olay açısından geçerli olmadığı,
başvuru konusu marka ile davacının itiraza mesnet markaları arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcı nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktığı genel izlenim itibarı taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesi bulunduğu anlaşıldığından, davanın kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi ve bu karara yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2832, K. 2025/7787, 24 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama