KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2835 E., 2025/7631 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2025
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/151 Esas, 2025/462 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2020/... sayılı "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin "..." esas unsurlu markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, fakat taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, "..." markasının zayıf kabul edilemeyeceğini, tüketicinin markaları ilişkilendireceğini ileri sürerek ... sayılı YİDK kararının 29... . sınıftaki mallar yönünden iptaline ve davalı şirket markasının bu mallar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunda yer alan "..." ibaresinin markanın bütünlüğü kapsamında bakıldığında baskın bir ibare olarak yer almadığı,
ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinin birinci fıkrası açısından iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden aynı Kanun'un 6/5 hükmündeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı,
dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinin birinci fıkrası uyarınca taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığı, başvuru markasında yeterli ayırt edicilik sağlandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6. maddesinin birinci fıkrası "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü amirdir.
Davacının itirazına mesnet markaları "..." esas unsurlu olup, davalı başvuru markası ise "..." tir. Davacı markalarının bir kısmı sadece ... ibaresinden oluşan kelime markası, bir kısmı ise şekil unsuru, ekler, özel yazım şekli ve renkler barındıran markalardır.
Her ne kadar "..." ibaresinin "sağlıklı, zinde, formda, uygun" anlamlarına geldiği ve ayırt ediciliğinin düşük olduğu gözetilse dahi, dava konusu başvuru markasının standart bir yazı karakteri ile yazılmış “..." kelimesinden oluştuğu, herhangi bir şekil ibaresi içermediği, ... ibaresinin kesme işareti ile "..." kelimesinden ayrılarak ön plana çıkartıldığı değerlendirildiğinde; taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verecek şekilde görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, davalının başvuru markasında yeterli ayırt edicilik sağlanmadığı kabul edilerek,
markaların tescilli olduğu mal ve hizmet sınıflarının incelenmesi ile varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2835, K. 2025/7631, 17 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama