KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/2939 E., 2026/917 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2026
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2063 Esas, 2025/349 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/340 E., 2021/531 K.
Karar Metni
1.583 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/989 E. sayılı ve İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/600 E. sayılı dosyalarında davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin satarak teslim ettiği emtia bedelinin uyarılara rağmen ödenmediğini, 496.291,49 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
2.Birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/600 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Gıda Deterjan ve Kozmetik San.
Tic.-... unvanı altında ürettiği şarapları, 2014 yılı Eylül ayına kadar davalıya da sattığını, davalı şirketin müvekkilinin de ortağı olduğu aile şirketi olduğunu, müvekkilinin hisselerini zamanla oğluna devrettiğini, iki kardeş arasındaki işlerin ayrılmak istenmesine bağlı olarak ticari uyuşmazlıkların baş gösterdiğini, uyuşmazlıklardan davalı şirketin de etkilendiğini, tarafların aynı muhasebeci ile çalıştığını ve müvekkilinin bir süre sonra muhasebecisiyle da yollarını ayırdığını, bundan sonra yapılan incelemede 2013 yılı ticari defter ve kayıtlardaki,
davalıdaki alacakların sürekli 8.000,00 TL'yi aşmayan nakit tahsilat makbuzları ile kapatıldığının belirlendiğini, bu makbuzlardaki imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, davalı ile muhasebecinin el birliği ile sahte kayıtlar oluşturduklarını, ödenmemiş alacakları ödenmiş gibi gösterdiklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 33.790,43 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
3.Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/989 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2014 yılı Eylül ayında kadar davalıya ürün sattığını, davalı şirketin başlangıçta müvekkilinin de hissedarı olduğu aile şirketi olarak kurulduğunu, müvekkilinin hisselerini zamanla oğlu ...'a devrettiğini, kardeşler arasındaki uyuşmazlıklar nedeniyle sorunlar yaşandığını, davalı ...'un tarafların ortak muhasebesi olduğunu, çıkan uyuşmazlıklar, bir kısım ticari defter ve kayıtların zayi edilmesi sebebiyle müvekkilinin muhasebe işlemlerini ayırdığını,
bundan sonra yapılan incelemede 2013 yılı ticari defter ve kayıtlardaki davalı nezdindeki hak ve alacakların sürekli 8.000,00 TL'yi aşmayan nakit tahsilat makbuzları ile kapatıldığının belirlendiğini, müvekkilinin davalı nezdindeki 2013 yılındaki hak ve alacaklarının kapatılmasına yönelik davalı kayıtlarında yer alan imza ve yazıların müvekkiline ait olmadığını, davalı şirket yetkilisinin,
ortak muhasebecisi ... ile birlikte el ve iş birliği içinde gerçekleştirdikleri sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçları nedeniyle Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu ileri sürerek müvekkilinin 2013 yılı defter ve kayıtlarında davalıların el ve iş birliği ile ödenmiş gibi gösterdikleri hak ve alacaklarından belirlenip şimdilik 100.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
4.Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1133 E. sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, aile şirketi niteliğindeki müvekkili şirketin ortağı ve 2013 yılı itibariyle yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalının 2013 yılında başkanlıktan ayrılırken şirkete ait 34... plakalı Hyundai marka kapalı kasa kamyonete el koyarak şahsına ait şahıs işletmesinin işlerinde kullanmaya başladığını, müvekkili şirketin ortakları yakın akraba oldukları için davalının bu tutumuna önce itiraz edilmediğini, davalının, müvekkilinin diğer ortağına ait iki adet traktörü de aynı şekilde kullandığını, davalı hakkında Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına mala zarar verme ve güveni kötüye kullanma
suçlarından şikayette bulunduklarını, 2016/12280 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın henüz kesinleşmediğini, davalının, davaya konu aracın kendi otoparkında olduğunu kabul ettiğini, aracın davalının uhdesinde iken çıkan yangın neticesinde yandığını ileri sürerek aracın hurdaya çıkması nedeniyle 10.000,00 TL maddi tazminatın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/600 E. sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; bu dava ile İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin derdest 2015/340 E. sayılı dosyasının konusunun aynı olduğunu, davacının müvekkiline konsinye mal teslim ettiğine yönelik iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iddianın hiçbir belgeye dayanmadığını, müvekkili şirketin defterlerinde buna ilişkin kayıt bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/989 E. sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde; bu dava ile Gaziosmanpaşa 5. İcra Müdürlüğünün 2014/16286 E. sayılı dosyasındaki takibe yönelik itirazın iptali davasının konusunun aynı olması nedeniyle davaların derdest olduğunu, davacının, müvekkiline konsinye mal teslim ettiğine yönelik iddialarının gerçeği yansıtmadığını, belgeye dayanmadığını, müvekkili şirketin ilgili defterlerinde hiçbir kayıt bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
4.Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/989 E. sayılı dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı ile dava dışı ...
Gıda İnşaat Turizm ve Soğutma Sistemleri Sanayi A.Ş.'nin muhasebe kayıtlarını tuttuğunu, davacının, davalı şirketin ortağı olan kardeşi ile anlaşmazlıklar yaşamaya başladığını ve kardeşlerin yollarını ayırdıklarını, davacının bu süreçte gösterdiği tutum nedeni ile müvekkilinin davacı ile çalışmayı bıraktığını, bu tarihe kadar ise görevini gereği gibi yerine getirdiğini, davacının,
davalı şirketten cari hesap alacağı olduğu iddiası ile başlattığı takibe yönelik itirazın iptali için İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/340 E. sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasının konusu ile bu davanın konusunun aynı cari hesap alacağına ilişkin olduğunu, takipte alacağın 496.291,94 TL olduğunun ikrar edildiğini, müvekkili hakkındaki iddiaların yersiz olduğunu, ticari defterlerin müvekkilince zayi edildiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
5.Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1133 E. sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/989 E. sayılı dosyası ile İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/600 E. sayılı dosyasında davacı ... ile davalı ... Gıda İnşaat Turizm ve Soğutma Sistemleri San. ve Tic. Ltd.
Şti. arasında mal alım satımına ilişkin 2014 yılı öncesinde başlamış bir ticari ilişkinin bulunduğu, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından kayıtlarına alındığı, alınan bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere her iki tarafca incelemeye sunulan ticari defterler ve kayıtlara göre davacının, davalı şirketten asıl davaya konu takip tarihi itibariyle 492.044,93 TL alacaklı olduğu,
birleşen 2017/989 E. sayılı dosyasında davacı ... tarafından, davalı şirketin sahtecilik yapmak suretiyle cari hesaptan ödenmeyen alacakları mahsup ettiğini, bu nedenle 2013 yılı cari hesap alacağının kayıtlarda görüldüğünden fazla olduğunu iddia ederek birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/600 E. sayılı dosyasında ise aynı iddia ile davalı şirket ile birlikte şirketin muhasebecisi olan davalı ...'dan alacak talebinde bulunduğu, davalı şirket yönünden yapılan değerlendirmede, tarafların sunulan kayıtlarında ticari ilişkinin tek bir hesapta tutulduğu ve her iki taraf
kayıtlarında da, bu hesapta davacının düzenlediği faturaların yer aldığı, asıl davada davacının, davalı adına tanzim ettiği faturalar ve davalının yaptığı ödemeler nazara alınmak suretiyle icra takip tarihindeki alacağının 492.044,93 TL olarak belirlendiği, davacının bu ödemelerden hangisinin sahte olduğu yönünde dosyaya somut bir beyan ve delil ibraz etmediği, şikayeti üzerine başlatılan soruşturma dosyalarında da kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının davalı şirket yönünden daha fazla cari hesap alacağı olduğu iddiasını ispat edemediği, ayrıca davacının ticari ilişkisinin davalı şirket ile olduğu,
birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında davalı ...'tan cari hesap alacağının tahsili yönünde talepte bulunamayacağı, bu anlamda iddiasının haksız fiile dayalı tazminat olabileceği, davalı yönünden açılan soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve başkaca bir delil ile de haksız fiilin ispat edilemediği, birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyasında davacı tarafından davalı ...'ın şirket aracına el koyduğu ve kendi işleri için kullandığı,
nihayetinde de yanarak zayi olmasına sebep olduğunu iddia ederek tazminat talep edilmiş ise de, araca davalının el koyduğuna dair bir delil sunulmadığı gibi, davalı hakkında mala zarar verme şikayetiyle açılan soruşturma dosyasında da takipsizlik kararı verildiği, bu nedenle davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle asıl davanın bilirkişi raporunda tespit edilen miktar üzerinden kısmen kabulü ile takibin kabul edilen asıl alacak üzerinden işleyecek avans faizi ile devamına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemesine,
birleşen davaların ise reddine karar verilmiş, hüküm, birleşen davalar davacıları vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle birleşen davalarda davacılar vekillerinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/989 E. sayılı ve İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/600 E. sayılı dosyalarında davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava itirazın iptali, birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/989 E. sayılı ve İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/600 E. sayılı davalar alacak, birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1133 E. sayılı dava aracın iadesi veya bedelinin tahsili taleplerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle birleşen İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/600 E. sayılı dosyaya ait dava dilekçesinin talep sonucunun fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 33.790,43 TL'nin tahsili talebine ilişkin olması karşısında Bölge Adliye Mahkemesinin kararın kesin olduğu gerekçesinin aksine kararın kesin olmadığı kabul edilmekle birlikte bu husus sonuca etkili olmadığından her iki dosyanın da esastan incelenmek suretiyle yapılan istinaf
başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2939, K. 2026/917, 11 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama