KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2025/3134 E., 2025/4853 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1298 Esas, 2025/280 Karar
- Hüküm
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/267 E., 2022/111 K.
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki ihale yolu ile satın alınan taşınmazın ayıplı olduğundan bahisle uğranıldığı iddia olunan zararın tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-b hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre davacı, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazda hukuki ayıp mevcut olduğunu, davalının işbu ayıpları bilmese dahi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 219. maddesi gereği ayıptan sorumlu olduğunu, üzerine düşen özeni göstermeyerek ihaleye hazırlık aşamasında eksik satış şartnamesi ve eksik açık artırma ilanı ile taşınmazı satış çıkartan davalının ağır kusurlu olup, sorumluluktan kurtulamayacağını, sit alanına ayırma işleminin 1980 tarihli nazım imar planına dayandığını, şartnamede bu plandan söz edilmeyerek sadece uygulama imar planının bulunmadığının vurgulandığını ve taşınmazın arsa vasfıyla satıldığını,
değinilen düzenlemeler nedeniyle taşınmaza bina yapılamadığını ileri sürerek 10.000,00 TL uğranılan zarar ve 10.000,00 TL mahrum kalınan kârın tahsilini istemiştir. Davacı islah dilekçesiyle bu istemini her iki kalem için ayrı ayrı 100.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL'ye yükseltilmiştir.
Bu durumda reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 200.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3134, K. 2025/4853, 7 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama