İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3265 K.2026/371

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…

Esas2025/3265Karar2026/371Tarih22 Ocak 2026Okuma6 dk · 1.161 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2025/3265 E., 2026/371 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Ocak 2026
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1690 Esas, 2025/527 Karar
Hüküm
Davanın kısmen kabulü (Yeniden hüküm kurmak suretiyle
İlk derece mahkemesi
İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/116 E., 2022/75 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.161 kelime·6 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 1997 yılından bu yana ... Mekanik Bilgisayar Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... unvanları altında ticari faaliyetlerini sürdüren müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde “...

MÜHENDİSLİK” ve “... ...” ibareli markaların tescili için yatığı başvuruya davalı şirketin itirazının reddedildiğini, davalının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) nezdindeki itirazlarının ise kısmen kabul edildiğini, bu karara karşı müvekkili tarafından açılan Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/25 E. sayılı dosyasının derdest olduğunu, müvekkilinin başvurusunun davalının markaları gerekçe gösterilerek reddedildiğini, yapılan araştırmada davalının “...” ve “...” markalarını 09. ve 42. sınıflar başta olmak üzere tüm hizmetler bakımından kullanmadığını, müvekkilinin ticaret unvanından doğan haklarını,

davalının sicil markaları ve bu markalara dayalı itirazları nedeniyle kullanamadığını ileri sürerek davalı adına tescilli ... numaralı “...” ve ... numaralı “...” markalarının kullanmama nedeniyle iptaline ve sicilden terkinine, müvekkili şirketin tescili markalarının, davalı şirketin sınai haklarına tecavüz etmediğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin “...” ve “...” markaları üzerinde mutlak hak sahibi olduğunu, davanın kötüniyetli açıldığını, müvekkili markalarının müvekkilinin ticaret unvanının kısaltması olduğunu, ticaret unvanının yurt içinde “...” olarak kullanılacağının 2013 yılından duyurulduğunu, söz konusu markaların üçüncü kişiler nezdinde Borsa İstanbul ile özdeşleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptal talebi yönünden yapılan incelemede; davalı şirketin “...” ve “...” markalarını 16., 35., 36., 38., 41. sınıflardaki dava tarihinden beş yıl öncesinde ciddi bir biçimde markasal kullanıma konu ettiği, ancak 09... . sınıflarda doğrudan ciddi kullanıma konu ettiğini ispatlayamadığı, bu durumda “...” ve “...” markalarına yönelik 09... . sınıflardaki kullanımlar bakımından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 9 ve 26. maddeleri uyarınca iptal koşullarının oluştuğu, hükümsüzlük talebi yönünden yapılan incelemede ise;

davacı markasındaki “...” ibaresinin mavi renkte, büyük harflerle “B” ve “A” harfleri stilize olacak biçimde oluşturulmuşken, davalı markasındaki “...” ve “...” ibarelerinin siyah renkte büyük harflerden oluştuğu, markaların son harflerinin “S” ve “Ş” olarak değişmesinin ayırt edicilik sağlamadığı, taraf markalarının görsel, işitsel anlamsal ve bütünsel benzerlik taşıdıkları, davacıya ait 2013/66687 sayılı “... ...” ibareli markanın 7. sınıfta yer alan motor ve makine aksamı emtiasında kullanıldığı,

“...” asli unsurlu ticaret unvanından da bu faaliyetleri çerçevesinde istifade ettiği, buna karşılık davalının markasını tescil ettirdiği 09... . sınıflardaki “Veri işleyen ve/veya ileten cihaz ve bilgisayar donanımları. Bilgisayar yazılımları.” ve “Bilgisayar hizmetleri.

Bilgisayar programcılığı hizmetleri, bilgisayar yazılımlarının tasarımı hizmetleri” ürünlerinde kullanmadığı ve bu ürünlerde tescilinin bulunmadığı, dolayısıyla tarafların işaretleri arasındaki benzerliğe rağmen tescilli oldukları sınıfların ayrı olduğu, taraf markalarının kullanımlarının farklı ürünlere yöneldiği, bilinçli tüketici kitlesinin hedeflendiği, davalı markalarının toplumda belli bir tanınmışlık seviyesine ulaştığı da dikkate alındığında tarafların ticari işaretleri arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, iltibas koşullarının gerçekleşmediği, SMK’nın 6/1, 6/3 ve 6/6 maddeleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,

davacının tescilli ticaret ünvanı ve işletme adı kullanımının, davalının markasından kaynaklanan haklarına tecavüz oluşturup oluşturmadığına ilişkin menfi tespit talebinin değerlendirilmesine gelince; davacının “...” esas unsurlu markasını ticaret ünvanında 1997 yılından beri kullandığı, her ne kadar davalı tarafça marka başvurusu davacıdan önce yapılmış ise de, davacının işbu markayı Türk Patent ve Marka Kurumu'na (TÜRKPATENT) ilk tescil ettirdiği 2013 tarihine kadar aralıksız kullandığı, kazanılmış hak teşkil ettiği ileri sürülen davacı markasının, ticaret ünvanındaki çekirdek unsuru muhafaza etmesi,

bu ibareden uzaklaşmadan faaliyetlerine devam etmesi ve marka başvurusunun şirketin faaliyet konularını kapsayan aynı mal ve hizmetler üzerinden devam ettiği gözetildiğinde, davacı kullanımlarının dürüst kullanım niteliği taşıdığı, ticari hayatın devamlılığı açısından bu durumun kendisine kazanılmış bir hak sağladığı, davacının tescilli “...” ve “...

Mühendislik” ibareli markalarının davalı markalarına tecavüz teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına TÜRKPATENT nezdinde tescilli 2013/20274 tescil numaralı “...” ve 2013/20275 tescil numaralı “...” ibareli markaların 09. ve 42. sınıflar bakımından SMK’nın 9 ve 26. maddeleri uyarınca kullanmama nedeniyle tescil tarihinden itibaren iptali ile sicilden terkinine, diğer hizmet sınıfları bakımından iptal taleplerinin reddine, hükümsüzlük koşulları oluşmadığından buna ilişkin talebin reddine, davacının tescilli “...” ve “...

Mühendislik” ibareli markalarının davalı markalarına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanamadığından, mahkemece iptal davası yönünden verilen kısmen kabul kararının yerinde görüldüğü, davacının “... Mühendislik” ticaret unvanı ile davalının “...” ve “...” markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunuyorsa da, davacının 1997 yılından beri “...

Mühendislik” ibaresini hem markasal hem de unvansal olarak mühendislik hizmetlerinde kullandığı, ticari dürüstlüğe aykırı kullanım bulunmadığı, davalının “...” ve “...” markalarının 2013 yılında tescil başvurusunun yapıldığı, dolayısıyla davacının tescilli ticaret ünvanı ve işletme adı kullanımının, davalının markasından kaynaklanan haklara tecavüz oluşturmadığının tespitine yönelik kabulün isabetli olduğu, diğer yandan davacının marka tescil başvurularına davalı tarafça tescilli markalarına dayanılarak itiraz edildiği,

davacının davalının tescilli markalarını bildiği/ bilmesi gerektiği, buna rağmen hükümsüzlük davası açmakta 5 yıldan fazla bir süre sessiz kaldığı, dolayısıyla davacı tarafın hükümsüzlük davasının sessiz kalma nedeniyle reddi gerekirken mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf isteminin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına,

davanın kısmen kabulü ile davalı adına TÜRKPATENT nezdinde 2013/20274 tescil numaralı “...” ve 2013/20275 tescil numaralı “...” ibareli markaların 09. ve 42. sınıflar bakımından SMK’nın 9 ve 26. maddeleri uyarınca kullanmama nedeniyle tescil tarihleri olan 30.05.2014 tarihinden itibaren iptali ile sicilden terkinine, diğer hizmet sınıfları bakımından iptal taleplerinin reddine, hükümsüzlük talebinin reddine, davacının tescilli ... ve ...

Mühendislik ibareli markalarının davalı markalarına tecavüz teşkil etmediğinin tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Dava ve Hukuki Nitelendirme

Dava, davalının 2013/20274 sayılı “...” ve 2013/20275 sayılı “...” markalarının tüm sınıflar yönünden kullanılmaması nedeniyle iptali, anılan markaların hükümsüzlüğü, davacının faaliyetlerinin ve davacı tarafından davalıdan çok daha önce sektörün her alanında kullanılmaya başlanan “...” ve “... MÜHENDİSLİK” markalarının davalı şirketin sınai haklarına tecavüz teşkil etmediğinin tespiti istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

VI.SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 22.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3265, K. 2026/371, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Karar
  4. I. Dava
  5. II. Cevap
  6. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. IV. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
  8. V. Temyiz
  9. A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3265
Karar No
2026/371
Tarih
22 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3266 K.2026/355
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/3267 K.2026/498
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3267 K.2026/327
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3268 K.2026/391
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2025/3270 K.2026/298
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2025/3271 K.2026/186

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.